Mahkeme: ‘Casusluk’ iddianamesi henüz kabul edilmedi

Uncategorized

🔴Adalet Bakanı Akın Gürlek’in canlı yayında “kabul edildi” dediği iddianamenin, mahkeme kayıtlarına göre henüz onaylanmadığı ortaya çıktı.

 

Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek, A Haber’de katıldığı canlı yayında “Casusluk iddianamesi kabul edildi” dedi ancak, bugünkü aylık tutukluluk incelemesini İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi değil, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin yaptığı öğrenildi. Hakimlik, Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün “tutukluluk hallerinin sonlandırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı” gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “casusluk” soruşturması kapsamında, Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün tutuklanmıştı. Hazırlanan iddianamede, İmamoğlu, Özkan, Gün ve Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçundan cezalandırılması talep edilmişti. İddianame, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

İDDİANAME HENÜZ KABUL EDİLMEDİ

Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ise bu akşam A Haber’de katıldığı canlı yayında “casusluk” iddianamesinin kabul edildiğini söyledi. Ancak, iddianamenin henüz kabul edilmediği, bu nedenle aylık tutukluluk incelemesinin Sulh Ceza Hakimliği tarafından yapıldığı öğrenildi.
İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin bugün yaptığı tutukluluk incelemesine Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ katılmazken, avukatları hazır bulundu. İncelemede açıklamalarda bulunan Hüseyin Gün ise üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, tahliyesini talep etti.
Hakimlik, İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün’ün tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

“TUTUKLULUK HALLERİNİN SONLANDIRILMASINI GEREKTİREN BİR NEDEN BULUNMADI”

Kararda, şu ifadeler yer aldı:
“Şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, olaya ilişkin olarak kolluk görevlilerince düzenlenmiş olan tutanak içerikleri ile hazırlık evrakı kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde şüphelilerin atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması, mevcut delil durumu, atılı suçun kanun maddesinde belirtilen hürriyeti bağlayıcı cezanın alt ve üst hadleri ile şüphelilerin suçunun sabit olması halinde verilebilecek ceza miktarı, şüphelilerin kaçma ve saklanması hususunda kuvvetli şüphe bulunması ile şüphelilerin tutuklulukta geçirdiği süre nazara alındığında tutukluluk hallerinin sonlandırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, tutuklama gerekçeleri belirtilen nedenlerin ortadan kalkmaması ve adli kontrol tedbirinin uygulanmasının yeterli olmayacağına kanaat verildi.”

BAKAN GÜRLEK’TEN ADALETSİZLİK VAADİ

Erdoğan tarafından atanmanın kendisine 86 milyona adalet götürme sorumluluğu yüklediğine vehmeden Akın Gürlek, ilk iş olarak tutuklu sanıkların “savunma hakkı”nı kısıtlamayı vaat etti. Bakan AKP’li gazetecilerle Ekrem İmamoğlu’nun dedikodusunu yaptı.
Akın Gürlek, çıktığı ilk söyleşide daha önce Cumhuriyet savcısı ve hâkim sıfatlarıyla yaptığı temel norm ihlallerini bakan sıfatıyla tüm yargıç ve savcılar için yeni normal kılma, yapamadıklarını ise TBMM’ye AKP üzerinden dayatarak mevzuatı rejimin ihtiyaçlarına uydurma kararlılığını ilan etti.
Meşruiyetini Erdoğan tarafından atanmakta bulan Gürlek, misyonunu da Türkiye’nin Anayasa’nın 90. Maddesi itibariyle cari mevzuata üstün kıldığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin rejimin otoriter yönelişleri önüne koyduğu engelleri aşmak olacağını müjdeledi.
Gürlek’in atv söyleşisinde ortaya dökülenler arasından en çok meşruiyetinin kaynağı olarak Erdoğan’ı işaret eden sözleri ve Adalet Bakanı olarak rejimin savunma hakkını kısıtlamaya yönelik siparişlerini  yerine getirme aceleciliği dikkati çekti.

“SAVUNMA HAKKINI DARALTACAĞIM”

Gürlek söyleşide, ”Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Tutuklularda cezaevinde avukatla istediği zaman yirmi dört saat görüşebilir. Yani gece üçte de avukata gitse tutukluyla görüşebilir. Ama hükümlülerde böyle bir şey yok. Yani özellikle tutuklularda böyle bir boşluk var. Avukatlar rahat bir şekilde görüşebiliyor, ona şahsi notlarını verebiliyor, mektubunu verebiliyor. Yani burada kanunda, yani bu düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle tutuklularla avukatların görüşmesi, birbirlerine not vermesi, bunların rahat bir şekilde dışarı gitmesi konusunda bir eksiklik var. Ama tutuklularda yasal mevzuat boşluğu olduğu için notlar rahat bir şekilde avukatlara verilebiliyor, avukatlar aracılığıyla diğer şahıslara verilebiliyor. Bu konuda bir yasal düzenleme yapılması lazım” ifadelerini kullandı.

 

/Kaynak: Birgün/

İlginizi Çekebilir

Macron’dan Rusya’ya sert yanıt: Avrupalılar olmadan barış olmaz
Erdoğan’ın imzasıyla atama ve görevden almalar Resmi Gazete’de

Öne Çıkanlar