Makam odası haberi için gözaltına alınan iki gazeteci serbest bırakıldı

GündemMedya

Rize Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe’nin makam odasıyla ilgili haberleri nedeniyle gözaltına alınan Gençağa Karafazlı ve Şenol Öksüz savcılık ifadeleri sonrası serbest bırakıldı.

Akmeşe’nin suç duyurusu üzerine gözaltına alınan iki gazeteci serbest bırakılınca adliye çıkışında açıklama yapmak istedi. ANKA‘nın haberine göre polis gazetecileri uyardı, bir süre tartışma yaşandı

Ardından açıklama yapan Karafazlı şunları söyledi:

* Geçen aylarda Rize’de milli eğitim müdürü olarak atanan Halil İbrahim Akmeşe’nin daha koltuğa oturmadan AKP Rize İl Başkanlığı’nda soluğu aldığını öğrendik. Kendisini aradık, il milli eğitim müdürünün neden AK Parti İl Başkanlığı’na gittiğini sorduk. Bununla ilgili açıklamalarını haber yaptık.

* Ardından milli eğitim müdürü Akmeşe daha koltuğuna oturmadan makamında birtakım değişiklikler yapmaya çalıştı. Milli Eğitim Müdürlüğü’nde özel kalem müdürlüğünü yıktığını, odasını genişlettiğini, yeni bir oda kattığını, dinlenme odası, özel tuvalet yaptığını, duvar kağıtlarını ve tavanı yenilediğini, özel çay ocağı kurduğunu ve ihaleleri de AKP Merkez İlçe Başkanı Burak Akın ve Mahmut Aka’ya doğrudan teminle verdiğini öğrendik ve kendisine bu iddiaları sorduk.

* Özellikle soruları soran Haberrize’nin imtiyaz sahibi Şenol Öksüz arkadaşımız kendisini tanıtarak bu iddiaları sormak istediğini ifade etti. Müdür bu iddialarla ilgili açıklama yapacağını, biz de kendisine yapacağı açıklamaları aynen yayınlayacağımızı belirttik. Sorularımıza cevaplarını aldık.

‘Bizi itibarsızlaştırmak istedi’

* Bu haberi yaptıktan bir ay sonra Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği bir törende milli eğitim müdürü bizi itibarsızlaştırmak istedi, törende görüntü almamızı engellemeye çalıştı. Biz bu konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Savcılık müdürün korumalığını yapan iki müdür yardımcısı hakkında soruşturma başlattı.

* Bu soruşturmalar devam ederken, şimdi bizi Rize Emniyet Müdürlüğü’nden arayan polis yetkilileri ifademizin olduğunu söylediler. Biz de ifade vermeye gittiğimizde gözaltına alındığımızı öğrendik.

* Telefonlarımıza savcılık tarafından el konulduğu ve mevcutlu olarak savcıya götürüleceğimiz söylendi. Telefonları vermemekte diretmemize rağmen savcı bey “Vermezlerse zorla alın” deyince biz de “Telefonlarımızı verelim, ifade vermiyoruz sayın savcıya ifade vereceğiz” dedik. Az önce sayın savcıya ifademizi verdik ve serbest bırakıldık.

‘Halkın haber alma ve yayma hakkını korumak adına yaptık’

* Şu anda Türkiye’de bir hukuk düzeninden söz edilemez. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatlarına ve tasarruf genelgesine rağmen, bir kuruş para harcamaması gereken bir milli eğitim müdürü kendisine özel tuvalet, özel dinlenme odası yapıyor. Diğer yandan velilerden kağıt, toner parası topluyor.

* Biz halkın haber alma ve yayma hakkını korumak adına bu haberleri yaptık. Ancak gördüğünüz gibi yaptığımız haberlerden dolayı milli eğitim müdürü hakkımızda suç duyurusunda bulunuyor. Suç duyurusunun içeriği, yaptığımız görüşmenin gizli olduğu iddiası. Halbuki biz “Şu gazeteden arıyoruz” dememize rağmen bizimle konuştu. Konuşmak zorunda değildi.

* Kısacası şunu istiyorlar; hiçbir sorunu yazmayın, halkın taleplerine ses vermeyin, hiçbir şeyi yayınlamayın. Açıkça halkın haber alma hakkı engelleniyor. Yolsuzluklar, hırsızlıklar yazılmasın; kamu ihaleleri yandaşlara verilsin isteniyor. Ama biz bugüne kadar olduğu gibi her ay bu adliyenin kapısına geliyoruz, yazmaya devam edeceğiz. Geri adım atmayacağız.

‘Muhtemelen talimatlı bir soruşturmaydı’

Haberrize imtiyaz sahibi Öksüz’se hakkında soruşturmalar açıldığını ancak ilk defa böyle bir uygulamayla karşılaştığını anlattı:

* Muhtemelen talimatlı bir soruşturmaydı, bundan adım gibi eminim. Çünkü iddia edilen suç ile yapılan uygulama örtüşmüyor. Diyeceğim ki teröristiz ama terörist de olsak şu anda bir pazarlık aşamasındalar. O zaman bu uygulama oraya da uymuyor.

* Bu uygulama kesinlikle işlendiği iddia edilen suçla uzaktan yakından alakalı değil. Müdür beyle görüşen benim. Müdür beyin ses kaydı başında, ben Şenol Öksüz, Haberrize. Üstüne basa basa söylüyorum. Konuşmanın sonunda da “Sizin iddialarınızı haberde aynen vereceğim” diyorum. Fakat buradaki amaç, gazetecileri baskı altına almak. Neden? Çünkü öyle bir dönemdeyiz ki meslektaşlarımız bile geri duruyor.

* Susma moduna geçmiş bir gazeteci topluluğu hâkim. Ama zekice düşünen, kamu yararını gözeten birkaç kişiyi de böylece susturmaya çalışıyorlar. Kamuoyunun bu konuda duyarlı olmasını istiyorum. Çünkü buna sahip çıkacak olan yine milletimizdir. Biz bu haberleri millet için yapıyoruz.

* Diğer tarafta asgari ücretle geçinmeye çalışan bir halk varken, bir kurum müdürünün yaptığı masraf sorgulanamıyorsa, takdir kamuoyunundur.

İlginizi Çekebilir

Der Spiegel duyurmuştu: Türkiye savaş uçağı için Britanya ile mutabakat zaptını imzaladı
Avustralya’dan Birleşmiş Milletler’e güvenin yeniden inşa edilmesi çağrısı

Öne Çıkanlar