Mecit Zapsu: Bir Dilin Sessizliği…

Genel

Bir insan dünyaya hangi kelimeyle başlar? “Anne.” Her dilde farklı söylenir ama her yerde aynı sıcaklığı taşır. Anadili, insanın dünyaya ilk dokunuşudur. Bugün dünyada yaklaşık 7.000 dil konuşuluyor. UNESCO verilerine göre bu dillerin en az %40’ı tehlike altında. Her iki haftada bir dil sessizce yok oluyor. Küresel nüfusun yaklaşık %40’ı ise kendi anadilinde eğitim alamıyor. Bir dil kaybolduğunda yalnızca kelimeler değil; o halkın doğayı betimleme biçimi, acıyı adlandırma şekli, zamanı kavrama tarzı da eksiliyor.

Dil yalnızca iletişim aracı değildir. Dil, hafızadır. Bir halkın acıyı nasıl adlandırdığı, sevinci nasıl paylaştığı, doğayla nasıl konuştuğudur. Bir dil sustuğunda, o halkın dünyayı algılama biçimi de sessizleşir. 21 Şubat – Dünya Anadili Günü, bu yüzden yalnızca takvimde bir tarih değildir. UNESCO bu günü, çok dilliliği ve kültürel çeşitliliği korumak için ilan etti. Bu yılın teması gençlerin sesine odaklanıyor: Çok dilli eğitim ve gençlerin çözümlerin merkezine konulması. Çünkü yarının dünyasını kuracak olanlar gençlerdir. Bir çocuğun kendi sesini öğrenmesi neden hâlâ mücadele gerektirsin? Anadil, insanın en doğal hakkıdır.

Araştırmalar açıkça gösteriyor: Anadilde eğitim alan çocuklar daha güçlü bilişsel beceriler geliştiriyor, eleştirel düşünme yetenekleri artıyor ve akademik başarıları yükseliyor. UNICEF ve UNESCO çalışmalarına göre, anadilinde sağlam temele sahip çocuklar ikinci dili de daha derin ve kalıcı biçimde öğreniyor. Duygular tercümeye mahkûm kalmıyor; tam ifade buluyor. Bu yalnızca bireysel bir kazanım değil, daha kapsayıcı ve yaratıcı toplumların anahtarıdır. Dünyanın birçok yerinde diller baskı gördü. Tek dillilik, birliğin şartı sanıldı. Oysa tarih gösterdi ki zorla susturulan diller kaybolmaz; yaralanır. Ve yaralı hafıza, kuşaklar boyunca taşınır. Kürdistan’ın dört parçaya bölünmüş olması, Kürtçeyi dört farklı siyasal alanın içine dağıttı.

Yaklaşık 50-60 milyon konuşanıyla Kürtçe, dünyanın en büyük dillerinden biridir. Kurmanci, Sorani, Zazaki gibi lehçeleriyle zengin bir sözlü ve yazılı geleneğe sahiptir. Ahmedê Xanî’nin Mem û Zîn eseri yüzyıllardır bu hafızayı taşır. Her parçada egemen ulus kendi dilini kamusal alanın tek meşru dili yaparken, Kürtçe kimi zaman yasaklandı, kimi zaman görmezden gelindi, kimi zaman evin içine sıkıştırıldı. Oysa bir dili yalnız eve hapsetmek bile bir daraltmadır. Dil kamusal alanda nefes alır; okulda, mahkemede, üniversitede, sanatta var oldukça güçlenir. Ama tarih bize başka bir şey daha gösterir: Diller dirençlidir. İbranice yüzyıllar sonra yeniden kamusal hayata döndü.

Galler’de Welsh dili yeniden canlandırıldı. Katalonya’da Katalanca güçlü bir eğitim dili haline geldi. Dil, yeter ki konuşulsun, yazılsın, öğretilsin; yeniden filiz verir. Kürtçe de annelerin ninnileriyle, büyükbabaların masallarıyla, gençlerin şiirleriyle yaşıyor. Sosyal medyada paylaşılan bir dize, üniversitede yazılan bir tez, köyde söylenen bir ağıt… Hepsi bir direniş biçimi değil; bir var olma biçimidir. Bu mesele bir karşıtlık meselesi değildir. Bir dili savunmak, başka bir dile karşı olmak değildir. Bir dilin varlığı, diğerinin eksilmesi anlamına gelmez. Asıl tehdit, tek sesliliktir. Çok dillilik bir zenginliktir. Aynı şehirde birden fazla dilin yankılanması, insanlığın çoğulluğunun kanıtıdır. Bir çocuk iki ya da üç dil bildiğinde kimliği bölünmez; ufku genişler. Anadilini konuşamayan insan, kendini eksik anlatır. Kelimeler yerini bulmaz.

Bazı duygular yalnız kendi dilinde tamdır. Bugün Dünya Anadili Günü. Bu gün, bir dili diğerine üstün kılmak için değil; her dilin eşitçe var olabileceği bir dünyayı hatırlamak içindir. Gençlerin kendi sesleriyle düşüncelerini kurabildiği, hiçbir çocuğun kimliğini tercümeye mahkûm bırakılmadığı bir dünya mümkündür. Çünkü hiçbir çocuk, kendi dilini öğrenmek için izin almak zorunda bırakılmamalıdır. Ve hiçbir dil, var olabilmek için özür dilememelidir. Dil sessizleşmesin. Çoğalsın…

İlginizi Çekebilir

Tuncer Bakırhan Siirt’te konuştu: Ankara Kürtlere parmak sallamaktan vazgeçsin
Analiz: Milliyetçi öğrencinin öldürülmesi, Fransız solunu ciddi bir sıkıntıya soktu

Öne Çıkanlar