Ferhat Merdê, Gulfiroş’da şöyle diyor: Ji ber ku îro ez penaber im, Qeflên gulan ji pêşiya çavê min reben neke, Ez dikarim tovên gulan li gulistana xurbetê biçînim, Lê îro ez li vir im, sibe kî zane ez li kur im! (Çünkü bugün ben bir sığınmacıyım, güllerin kilidini gözlerimin önünde açma, gurbetin bahçesine güllerin tohumlarını ekebilirim, ama bugün buradayım, yarın kim bilir nerede!)
Savaşın Ortasında Bir Umut
Suriye’nin 14 yıllık kanlı savaşında Rojava, bir halkın özgürlük düşü olarak doğdu. Kadınların öncülüğünde, Kürtler, Araplar, Süryaniler ve Türkmenlerin dayanışmasıyla inşa edilen demokratik konfederalizm, Ortadoğu’nun otoriter zincirlerini kırmaya yeminli. Ancak bu umut ateşi, tankların, cihatçıların ve sömürgeci korkuların hedefinde. Türkiye, Lozan’da parçalanan bir halkın yeniden özneleşmesini tehdit görüyor; IŞİD, ÖSO ve HTŞ, bu korkunun silahlı maskeleri. 2024 sonunda Esad rejiminin çöküşü, bu hesaplaşmayı yeni bir kaosa sürükledi.
Türkiye’nin Vekâlet Savaşı
Türkiye, Suriye’yi çıkarlarının laboratuvarına çevirdi. ÖSO’yu Ankara’da şekillendirdi, IŞİD’e sınır geçişlerinde göz yumdu, Suriye Milli Ordusu’nu (SMO) vekil güç olarak sahaya sürdü. Afrin (2018) ve Serekaniye (2019) işgalleri, Kürtlerin evlerini, zeytinliklerini ve hatıralarını yok etti. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), bu bölgelerde etnik temizlik ve demografik mühendislik yapıldığını belgeledi. Esad’ın 2024’te devrilmesiyle Türkiye, HTŞ liderliğindeki yeni yönetimi fırsat bildi. Aralık 2024’te SMO ile Tel Rıfat ve Menbic’e saldırılar düzenledi, ancak 11 Aralık’ta ateşkes sağlandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 15 Ocak 2025’te Şam’daki yeni yönetimle görüşerek SDG’nin tasfiyesini talep etti. Türkiye’nin “güvenlik” söylemi, yüz yıllık inkâr politikalarının kılıfı.
Cihatçıların Maskesi: HTŞ’nin Yükselişi
HTŞ, El Kaide kökenli bir cihatçı örgüttür ve halk nezdinde meşruiyeti yoktur. Kadınları köleleştiren, çocukları silah altına alan, Alevilere ve Dürzilere katliamlar yapan bu grup, korkudan besleniyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Mart 2025’te HTŞ’nin 1500’den fazla Alevi sivili katlettiğini raporladı. Buna rağmen, HTŞ lideri Ahmed el-Şara, 29 Ocak 2025’te geçici cumhurbaşkanı oldu ve 13 Mart’ta otoriter bir anayasa dayattı. Uluslararası toplum, katliamların üstünü örtüyor.
ABD, 14 Mayıs 2025’te Şara ile yaptırımları kaldırma pazarlığı yaptı. Avrupa Birliği, 20 Mayıs’ta ekonomik yaptırımları kaldırdı, ancak Rojava’nın özerkliği tanınmadı.
ABD, IŞİD’e karşı SDG’yi destekledi, ancak HTŞ’yi meşrulaştırarak Rojava’yı satıyor. İsrail, zayıf bir Suriye’yi tercih ediyor; Şubat 2025’te Golan Tepeleri’nde tampon bölgeyi işgal etti. Rojava’nın halkçı modeli, İsrail’in hegemonyasını tehdit ediyor. Avrupa, Rojava’yı tanımıyor; Almanya Dışişleri Bakanı’nın “özgür Suriye” söylemi boş bir vaat. Hamit Bozarslan, bu tablonun halkların özgürlüğünü değil, güç dengelerini koruduğunu söylüyor.
Rojava’nın Direnişi ve Kadınların Öncülüğü
Rojava’nın demokratik konfederalizm modeli, halkların doğrudan demokrasiyle yönetildiği bir sistem. 2024’teki yerel seçimler, bu modelin gücünü kanıtladı, ancak uluslararası tanınma eksikliği izolasyonu derinleştirdi. YPJ’nin Kobanê zaferindeki rolü, kadınların özgürlük mücadelesini Ortadoğu’ya taşıdı. Her Newroz, Rojava’da kadınların başkaldırı günü oldu. 10 Mart 2025’te SDG lideri Mazlum Abdi, Şara ile entegrasyon anlaşması imzaladı, ancak YPG’nin silah bırakması talebi Türkiye’nin baskısıyla tıkandı. Rojava Özerk Yönetimi’nden İlham Ahmed, 27 Temmuz 2025’te Türkiye ile görüşmeler yaptıklarını açıkladı, bu da diplomatik bir çıkış arayışını gösteriyor. Türkiye için Rojava, yüz yıllık inkâr düzenini tehdit eden bir özgürlük çağrısı.
2025’te Suriye:
Yeni Bir Kaos Esad’ın çöküşüyle HTŞ Şam’ı ele geçirdi, ancak kuzeydoğu SDG’nin kontrolünde. HTŞ’nin mezhepçi katliamları, kapsayıcı bir yönetim umudunu gölgeliyor. Nisan 2025’te Ceremana’daki çatışmalar, mezhep gerginliklerini artırdı. Türkiye’nin SMO operasyonları ve Rusya’nın HTŞ ile gizli görüşmeleri, Suriye’yi yeni bir vekâlet savaşına sürüklüyor.
Sonuç: Özgürlüğün Ateşi
Rojava, Kobanê’den Afrin’e, her Newroz’da harlanan bir umut ateşi. Türkiye’nin tankları, HTŞ’nin katliamları, Batı’nın kirli oyunları bu ateşi söndüremiyor. Kürtler artık eski Kürtler değil; özgürlük düşüncesi tanklardan ve tel örgülerden güçlü. Rojava’nın direnişi, tüm ezilen halkların özgürlük yürüyüşüdür.
Kaynakça • HRW, 2024, Syria: Abuses in Turkish-Occupied Territories • Reuters, Syria Economy Report, 2025 • BBC Türkçe, Suriye’de Yeni Dönem, 2024 • SOHR, March 2025 Alawite Massacres Report • Hamit Bozarslan, Suriye ve Kürtler, 2025 • Euronews, Suriye Haritası 2024 • Ferhat Merdê, Gulfiroş, kurtcesarkisozu.com











