Dersimli sanatçı Mikaîl Aslan, Dersim’de bu yıl 23’üncüsü düzenlenecek olan Munzur Festivali üzerine yoğun eleştiriler aldığını açıkladı.
Aslan festivalin monotonluğuna, kendini tekrar eden yapısına ve dil, kültür ile çevreye katkılarının sınırlı kalmasına dikkat çektiği paylaşımda, bazı kesimlerin festivalin tamamen iptal edilmesi gerektiğini savunduğunu belirtti.
Sanatçı sosyal medya platformu X’ten yaptığı açıklamada, bu durumu aşmak için sanatçılardan çevrecilere, siyasetçilerden iş insanlarına kadar toplumun farklı kesimlerinin fikirlerine başvurulması gerektiğini ifade etti.
Aslan programlarında yerel dil, kültür ve sanat yeterince yer almıyor eleştiri yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Munzur Festivali’ne Dair : Bu yıl 23’üncüsü düzenlenecek olan Munzur Festivali’ne yönelik olarak son zamanlarda yoğun eleştiriler yapılıyor. Bu eleştiriler festivalin monotonluğu ve kendini tekrar eden hali gibi dil ve kültürümüze katkısının sınırlı kalması ve çevreye verilen zarara da yoğunlaşıyor.
Bazı insanlar ise festival hiç yapılmasın diyorlar. Bu durumu aşmak için sanatçılardan çevrecilere, siyasetçilerden iş insanlarına kadar toplumun çeşitli kesimlerinin fikirlerine başvurmak gerekiyor. Yeni fikirler ile mevcut eleştirilerin toplamından yeni bir çıkış yolu bulmak gerekiyor. Yapacağımız her dostane eleştirinin katkı olarak anlaşılması gerekiyor. Bu noktada düşüncelerimi festival komisyonları ve kamuoyumuza sunmak istiyorum.
Bana göre festival programlarında dilimiz, kültürümüz ve sanatımıza çok az yer veriliyor. Sahne üzerinde siyasetçilerin konuşmalarından, program sunumlarına kadar hakim dil Türkçe. Sanatsal etkinlik ve gösterilerin %80’i yine öyle. Festivaller yapıldıkları şehirlerin ruhunu ve rengini yansıtmalıyken Munzur Festivali’nde bölgemizin dilleri azınlıkta kalıyor.
Toplumumuzu her yönüyle kuşatmış baskıcı, yok sayıcı sisteme karşı festivalin tavrı dil, kültür, sanat, doğa ve inancımızı sahiplenmek, onu canlandırmak ve yeni kuşaklara aktarmak olmalıdır. Aynı şekilde festivalde kadın ve çocuklarla ilgili program ve etkinliklere rastlamak güçtür. Dil, kültür ve inancın yaratıcı ve taşıyıcısı kadınlar gibi bizi varlık olarak geleceğe taşıyacak çocukların da festivalin en önemli bileşenleri sayılması gerekir. Festival tüketimi değil üretimi esas almalı ve bölgenin ekonomik gelişmesini ilgi dairesine almalıdır.
Festivale katılan misafirlere yönelik olarak bölgemizin tanıtımı yapılmalı, çevre bilinci aşılanlmalı, kültürümüzün temeli olan barışçı ve eşitlikçi mesajlar güçlü şekilde iletilmelidir. Munzur Festivali turistik bölgelerdeki “eğlence” festivalleri gibi ele alınamaz. Onu adıyla özdeşleştiren içeriği kültür, dil, inanç, doğa, cinsiyet eşitliği ve barışçı felsefesidir.”










