Mordem Zel: ​Kalbin ve Newroz’un Yolculuğu; Semsûr’dan Çewlîg’e

Genel

​2026 yılı Newroz’u benim için sadece bir kutlama değil, her adımı anı ve dostlukla dolu, ülke şehirleri arasında bir yolculuk gibiydi. Başlangıçta üç şehir için; Semsûr, Dersim ve Sêrt için sunuculuk planlaması yapılmıştı. Dersim programı yerel arkadaşların talebi üzerine iptal edilince, rotamı Semsûr’a kırdım. Orada tertip komitesindeki arkadaşlarla başarılı bir Newroz kutladık ve mutlu bir kalple geri döndüm.

​Sêrt programı için hazırlık yaparken telefonum çaldı. Arkadaşlar şöyle diyordu: “Çewlîg’de Kirmanckî (Zazaca) bilen bir sunucuya ihtiyaç var, acaba oraya geçebilir misin?” Hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Benim için fark etmiyordu; Sêrt de Çewlîg de toprağım ve memleketimdi. Fakat dürüst olmak gerekirse, kalbimin derinliklerinde Çewlîg’in yeri bambaşkaydı. Köyümüz Amed’e ne kadar uzaksa, Çewlîg’e de o kadar yakındır. Çewlîg benim için “evim” gibidir. Oraya dair bir isim geçtiğinde; Yadoyê Dimilî, Emerê Faro, Mazlum, Karasungur ve Hayri gibi kahramanlar hayalimde canlanır.

Hazırlık ve Dostluk

​Yola çıkmadan önce sunum metnimi hazırlayıp Tertip Komitesine gönderdim. Orada DEM Parti Bingöl İl Eşbaşkanı Zeki Tanık ile sahne detayları üzerine istişarelerde bulunduk. Başlangıçta Tuba Geleyan arkadaşla birlikte sunum yapmaya karar vermiştik, sunumun önemli noktaları üzerine konuştuk. Artık her şey hazırdı. Ancak daha sonra tertip komitesinden Savaş Erdoğan arkadaş beni aradı ve Tuba’nın rahatsızlığı nedeniyle programa katılamayacağını söyledi. Doğrusu üzüldüm; sunumun bir kadın bir erkek tarafından yapılması gerekiyordu. Sonuç olarak kadın arkadaşımız katılamadı ve bana da yoldaşlık görevini yerine getirmek düştü; ona “sorun değil” dedim, arkadaşımızın yükünü de tek başıma omuzlayacaktım.

​Newroz’dan bir gün önce müzik ekibiyle yola çıktım. Semsûr’da da birlikte olduğumuz Egîd, Batmanlı Wedat, şoförümüz Harun ve birçok müzisyen yanımdaydı. Çewlîg’e vardığımızda vakit epey geçti, hemen Kültür ve Sanat Merkezi’ne gittik.

Newroz’dan Önceki Gece

​Kültür merkezinde Halil Bayındır bizi büyük bir sıcaklıkla karşıladı. Halil ile hukukumuz ve dostluğumuz eskidir, kendisini çok severim. Sanatçı Ulaş Kelaşîn ve İdris Beritan da oradaydı. Selamlaşma ve kucaklaşmanın ardından sahne provalarımızı yaptık. O sırada Işık Berfin ve ekibi de geldi, onlar da başka bir salonda hazırlıklarını tamamladılar.

​Çalışmanın ardından müzisyen ve sanatçılardan oluşan 20 kişilik bir grup olarak Beritan Otel’e geçtik. Orada sanatçı Ulaş Kelaşîn ile haber amaçlı bir röportaj yaptım. Halil arkadaş da sağ olsun bizi yalnız bırakmadı ve yanımıza geldi. Geç saatlere kadar sanat dolu bir sohbet ettik ve ardından herkes odasına çekildi. Sabah yayınlamak üzere Ulaş arkadaşla yaptığım röportajın kurgusunu tamamladım. Sabah erkenden kalkıp önce haberi hazırlayıp “Nûpel” web sitesinde yayınladım, sonra aşağı indim. İndiğimde sadece iki arkadaşımız gelmişti. Çewlîg sokakları sessizdi, sadece çatılardaki kargaların sesi duyuluyordu. Sonra Ulaş geldi ve Çewlîg’in o sessizliğinde, karga seslerinin ahenginde biraz yürüdük. Daha sonra bir çay ocağına gittik ve yarı kaçak bir çay tadında kısa bir sohbet ettik.

Newroz Günü: Yağmur ve Coşku

​Artık Newroz alanına geçme vakti gelmişti. Otele döndüğümüzde arkadaşlar aşağı inmişti. Kendi aramızda istişare edip alana geçtik. Teknik malzemeler yanımızda olduğu için sahne arkasından girmemiz gerekiyordu ama polisler izin vermedi; görüşmelerin ardından polis amiri geldi ve izin verince içeri girdik. Malzemeleri sahneye bıraktık ve kahvaltı için Çewlîg’in meşhur mekanı Soğukçeşme Kavurmacısı’na geçtik. Kahvaltının ardından asıl durağımız olan Newroz alanına gittik.

​2026 yılının tüm kutlamalarında olduğu gibi Çewlîg’de de şiddetli bir yağmur yağıyordu; fakat ne yağmur ne de soğuk halkın önüne geçebildi. Alan her şeye rağmen hınca hınç doluydu.

​Program benim sunumumla başladı. İlk olarak tertip komitesi üyelerini tek tek sahneye davet ettim ve komite adına Zeki Tanık bir konuşma yaptı. Ardından Gülistan Atasoy ve DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü konuşmalarını yaparak mesajlarını halka ilettiler.

Konuşmalardan sonra sırasıyla sanatçılar sahne aldı:

Halil Bayındır, Ferdi Yalçın ve İdris Beritan şarkılarıyla alana büyük bir coşku kattı. Ulaş Kelaşîn’i sahneye davet ettiğimde, Avrupa’da memleket hasretiyle yaşayan ve selamlarını onunla gönderen sanatçılardan bahsettim. Son olarak Işık Berfin sahneye çıktı; Çewlîg gençliği özellikle Berfînî büyük bir coşkuyla karşıladı.

​Birlikte sunum yapacağımız Tuba arkadaşımız da gelmişti. Kısa bir süre yanımızda kalabilse de beni yalnız bıraktığı için özür diledi; bu yoldaşlık adına takdire şayan bir tutumdur. Teşekkürler Tuba yoldaş.

​Savaş arkadaş, başından sonuna kadar her anlamda çok hareketliydi ve tüm enerjisini harcadı. Teşekkürler Savaş arkadaş.

​Zeki arkadaş, büyük bir inançla ve değerli bir siyasetçi edasıyla konuşmasını yaptı; ona da teşekkürler.

Halil Bayındır, doğal bir sanatçı ve aziz dostum, şarkılarıyla sahne ile alanı birleştirdi, katılımcıların gönlünü şenlendirdi.

Ferdi Yalçın, sadık bir sanatçı, Zazaca şarkıları dinlemeye değerdi. Şarik Apo’nun şarkısını okuduğunda çok duygulandım ve içimden “Şarik Apo ölümsüzdür, o da bu alandadır” dedim. Teşekkürler Ferdi.

İdris Beritan, Çewlîg dağlarının ve yaylalarının güler yüzlüsü, hayvanlarını bırakıp sahneye gelmişti. Çok coşkuluydu; korkusuzca ve çekinmeden devrimci şarkılar seslendirdi. Sesine sağlık İdris arkadaş!

Işık Berfin, Munzur Dağı’nın kuşu, Dersim’in ceylanı, çok sevildi. Çewlîg gençliği ile Berfin bir oldu ve şarkılarını hep bir ağızdan söylediler. Yaşa Berfo!

Ulaş Kelaşin, vefalı sanatçı… Alçakgönüllülüğü için ne desek azdır. “Solîn” şarkısını okuduğunda gözlerimden yaşlar boşaldı. Onu anons ettiğimde, sanki gurbetteki tüm sanatçıları; Xelîl Xemgîn, Comerd, Şemdîn, Zozan, Diyar ve diğerlerini sahneye davet etmiş gibi hissettim. Ulaş’ın gelişiyle hepsi aramızdaydı. Teşekkürler Ulaş arkadaş.

​Teşekkürler ayrıca Gülistan arkadaşa, vekilimiz Ömer Faruk’a, Sedat Başkan’a, Kürt siyasetçi İdris Baluken’in annesine ve ismini hatırlayamadığım tüm arkadaşlara.

​Program sona erdiğinde, kalbimizde Newroz ateşinin sıcaklığı, hafızamızda ise o parlak kareler kalmıştı. Son bir yemek ve hatıra fotoğrafının ardından, seneye yine özgürlük tacı altında buluşmak ümidiyle Çewlîg’e veda edip Amed’in yolunu tuttuk.

​Programın hazırlanmasında emeği geçen tüm emekçilere yürekten teşekkürler.

 

 

İlginizi Çekebilir

Weysî Varlı: Kürt Müziğinde Kadın Sesi; Serbest Ölçü Geleneği ve Mordern Dönemde Yaşanan Yapısal Dönüşüm
Mecit Zapsu: Geç Anlayanların Dünyası

Öne Çıkanlar