CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, cezaevinde ziyaret ettiği Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in sağlık sorunlarına dikkat çekerek “Bir hekim olarak günde 16 ilaç kullanmak zorunda olan o yaştaki bir kişinin cezaevi koşullarında kalmasının hiçbir şekilde uygun olmadığını takdir edersiniz” dedi. Emir, Böcek için en azından ev hapsi koşulunun uygulanmasını istedi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve Antalya milletvekilleri tutuklu bulunduğu Döşemealtı Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu’nda Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaret etti.
BirGün’de yer alan habere göre ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Emir, şunları söyledi:
“Muhittin Böcek’in daha önceden geçirmiş olduğu Covid hastalığının da vücudunda bıraktığı bir eksiklik olarak ciddi akciğer hasarı olduğunu gördüm. Bir hekim olarak günde 16 ilaç kullanmak zorunda olan o yaştaki bir kişinin cezaevi koşullarında kalmasının hiçbir şekilde uygun olmadığını takdir edersiniz. Bir hekim olarak da Sayın Muhittin Böcek’in böylesine bir tutukluluğa maruz bırakılmaması gerekir. En azından ev hapsi olması şarttır. Her ne kadar hastanelere gidip, kan değerlerine bakılsa da son toplamda daha iki yıl önce Covid hastalığından akciğer enfeksiyonu geçirmiş, akciğer kapasitesi son derece düşük, buna bağlı karaciğer, akciğer, kalp sorunları olan ve en son yapılan anjiyoda da kalbinde sorunlar çıktığını biliyoruz. Ben buradan Türkiye’nin vicdanlarına sesleniyorum; Sayın Muhittin Böcek iki defa seçilmiş belediye başkanı, Antalyalıların gönlünde taht kurmuş ve her defasında oylarını arttırarak güven tazelemiş bir belediye başkanıdır. Veremeyeceği hiçbir hesap yoktur. Kendisiyle konuştuğumuzda da yargılanmaktan çekinmediğini, her bir kuruşun hesabını verebileceğini ama bu tutukluluğun kendisine çok zor geldiğini söylemiştir.
Ayrıca 10 aylık bir torunu var. Gelini ve oğlu da cezaevinde. 10 aylık bir yavruyu dosyanın içine delil koyacağız diye, iftiracı bulacağız diye cezaevinde tutmak doğru değildir. Yapılması gereken bu tutuklulukların bir an önce son bulması, gerekli adli tedbirlerin alınması ve sonrasında da adil bir yargılamanın gerçekleşmesidir. Biz tüm Türkiye’de özellikle seçilmiş belediye başkanlarımız ve bürokratlarımızla ilgili bunu talep ediyoruz.”










