HPG Komutanı Murat Karayılan, Meclis komisyonun İmralı’ya gidip gitmesinin gerekli ve doğru olduğunu söyledi. CHP’nin gitmemesini ise eleştirdi ve ‘CHP yanlış yaptı” dedi.
Karayılan ayrıca, ”tarihsel dönemeçlerdeki Kürt–Türk ittifaklarının belirleyici olduğu ve kazandırdığını” belirtti. vurgu yaptı.
Karayılan’ın Stêrk TV’ye verdiği röportajdan öne çıkan başlıklar şöyle:
*Esasen tarihsel sosyolojiyi iyi bilmeyen ve okumayan biri, bölgedeki tehlikeleri de göz önüne almadan Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısına ve Önder Apo’nun ona verdiği cevaba anlam veremez. Mesele şudur: Bölge açısından tehlike arz eden durumlar var. Bir dizayn süreci yaşanıyor. Bu önemli tarihsel süreçte Kürt ve Türk halkı birlikte hareket edecek mi, etmeyecek mi? Kürt halkının günümüzde Ortadoğu’da bir irade ve güç olduğu kimsenin göz ardı edemeyeceği bir gerçektir. Mevcut durumda devam eden ve daha da yoğunlaşacak gibi duran bu süreçte Kürtlerle Türkler birlikte olacak mı olmayacak mı?
*Biz tarihin çok önemli kavşaklarında Kürt-Türk ittifakıyla gelişmelerin yaşandığını biliyoruz. 1071 Malazgirt ittifakında başarı sağlandı; Türkler o dönemde Anadolu’ya geçti. Nureddin Zengi ve Selahaddin Eyyubi ittifakıyla da ilerleme yaşandı ve Kudüs özgürleştirildi. Hakeza 1919-1924 yıllarında gerçekleşen ittifakla da Kemal Atatürk öncülüğünde Türkiye’nin kurtuluşu başarıldı. Yani tarihin her önemli dönemde bu iki halk arasındaki ittifak, kendisiyle birlikte başarıyı ve ilerlemeyi getirmiştir. İşte önümüzdeki önemli dönemde de böyle bir ittifak yapılacak mı yapılmayacak mı?
‘Komisyon gitmesi gerekli ve doğru’
*Sorun sadece Kuzey Kürtleri değil, genel olarak böyledir. İşte soruna bu şekilde yaklaşmak daha doğrudur. Sadece hukuki ve siyasi değil tarihsel olarak da ele alınması ve soruna bu şekilde yaklaşılması gerekiyor. Bu anlamda sonunda komisyon İmralı’ya, Önder Apo’nun yanına gitme kararını aldı. Bu yerinde, gerekli ve doğru bir karardır.
*Aynı şekilde, Sayın Devlet Bahçeli’nin de belirttiği gibi esas muhatapla tartışılmazsa, bu süreçte gelişme yaşanmaz. Bu göz önündeki bir gerçektir. Bu açıdan gitmeleri iyidir ve sürecin ilerlemesinde bir rol oynayacaktır. Komisyonun yüzeysel değil köklü yaklaşmasını umuyoruz. Komisyon sorunun köklü çözümü noktasında rol oynamalıdır.
*Her şeyden önce bu süreci sağlıklı bir şekilde yürütmek için Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün gerçekleşmesi gerekir. Bu çerçevede, Umut Hakkı çok önemlidir. Aynı şekilde Kürt halkı da artık Türkiye Cumhuriyeti yasalarında yerini almalıdır. Kürt halkının varlığı yasal olmalı, bu kapsamda demokratik entegrasyon yasaları geliştirilmeli. Bu şekilde her iki halk tüm koşullar altında ittifak gerçekleştirerek birleşebilir. Biz bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Önder Apo bunun için uğraşıyor ve bizler Önderliğimizin arkasındayız.
‘CHP’nin tutumu yanlış’
*Bana göre CHP yanlış yaptı. CHP’nin bu tutumu kendisine dönecektir. Çünkü CHP son yıllarda Kürt dostu, çözüm, demokrasi ve barış yanlısı bir görüntü sergiledi. Şimdi komisyonda sergilediği bu yaklaşım ise bu imajına ters düşmektedir. Bu tutumuyla bir süredir yansıttığı görüntüyü boşa çıkardı. Evet, “komisyonda varlık göstereceğiz, Kürt sorununda çözüm taraftarıyız” vb. söylemleri var fakat bu önemli süreçte çözüm için İmralı’ya gitmek çok önemli bir konudur.
*Şimdi CHP’nin sorumlularından biri toplum adına da konuştuğunu iddia ederek meselenin İmralı’ya gitmek noktasında kilitlenmesinin doğru olmadığını söylemektedir. Onların bu tutumu çok yanlıştır. Düzeltmezlerse, kendileri zarar görecek bu durumdan. Çünkü onların kendilerini Kürtler dahil tüm Türkiyenin partisi yapma iddiaları vardı; ancak bu yaklaşım onun tam tersidir.
‘Süreç karşıtları savaşta rant sağlayan kesimlerdir’
*Bu süreçte daha iyi görüldü ki, ülke içinde ve dışında, Türkiye’de Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesini istemeyen taraflar bulunmaktadır. Hatta provoke etmeye ve engellemeye çalışanlar da çok. Zaten bu siyaseti yürütürken insanın öncelikle provokasyon ve tuzaklara karşı duyarlı olması gerekir. Çünkü bir çok güç, çevre ve kişi mevcut savaştan faydalanıyor, rant sağlıyor. Rantçılar vardır. Hem yurt dışında, özellikle büyük devletler boyutunda hem de Türkiye içinde savaştan yararlanan ve kan dökülmesinden rant sağlayan birçok kesim var.
‘Kürt sorunu çözülmeden diğer sorunlar da çözülmez’
*Türkiye’de Kürt sorunu oldukça, ne demokrasi gelişir ne de ekonomi düzelir. Çünkü bu sorun, tüm Türkiye’nin sorunudur. Şimdi Türkiye’nin nüfusunun 86 milyon olduğu söyleniyor. İşte bu milyonların çıkarını düşünenlerin doğru yaklaşması gerekir. Hem ‘demokrasi taraftarıyım’ deyip hem de inkar ve imha siyasetini savunmak olmaz. Bu nedenle Türkiye’de ilerleme sağlanmasını, ekonominin düzelmesini, demokrasinin gerçekleşmesini isteyen herkesin öncelikle siyasi çözüme doğru yaklaşması gerekir. Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum süreci çok önemlidir. Bunu desteklemeliler ve Türkiye’nin çıkarlarını ancak bu şekilde koruyabilirler.
‘Süreç tıkanmasın diye geri çekilme oldu’
Tüm halkımızın bilmesi için şunu da belirtebilirim: 26 Ekim’de Kandil’de arkadaşlar bir basın toplantısı düzenleyerek Kuzey Kürdistan’da provokasyon tehlikesi olan yerlerden çekildiğimizi belirttiler. Tabii bu her yerden bir çekilme değil, provokasyon ihtimalinin olduğu, riskli olan alanlardan bir çekilmeydi. Aynı şekilde Zap’tan, Bahar Tepesi gibi yerlerden de bir plan çerçevesinde geri çekildiğimiz duyuruldu.
Bunlar, çok iyi ilerleyen bir süreç var diye attığımız adımlar değildir. Bunlar, ‘süreç tıkanmasın, sürecin önü açılsın ve ilerlesin’ diye attığımız adımlardır. Önder Apo’nun gerekli ve uygun gördüğü ve bizim gerçekleştirdiğimiz bu önemli adımların amacı siyasi çözüm yani barış ve demokratik siyaset sürecinin geliştirilmesidir. Fakat şunu da belirtelim ki artık sonuna ulaştık. Yapacağımız başka bir şey yok. Bundan sonra bu sürecin ikinci aşamaya yani yasal adımların atılmasına geçmesi gerekir. Bu adımlar atılmazsa süreç de tıkanmaya doğru gider…
/Kaynak: ANF/








