Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, Ulusal televizyona verdiği demeçte ABD’li cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile hiç tanışmamış olmayı dilediğini söyledi.
Mette-Marityedi sessizliğini bozdu. Sık sık gözleri dolan ve 20 dakika süren röportajında, “Kendimi çok manipüle edilmiş hissediyorum ve manipüle edildiğinizi baştan fark etmiyorsunuz,” dedi.
Yedi hafta önce Norveçliler, veliaht prensesin 2011 ile 2014 yılları arasında adı skandala karışmış Epstein ile yüzlerce e-posta alışverişinde bulunduğunu ve Epstein orada olmadığı zamanlarda Florida’daki evinde kaldığını öğrenmişti.
“Onun geçmişini daha dikkatli araştırmadığım için sorumluluk almam son derece önemli,” dedi: “Ve bu kadar manipüle edilip aldatılmış olmamın sorumluluğunu üstlenmek zorundayım.” diye de ekledi.
ABD Adalet Bakanlığı’nın Ocak ayı sonunda milyonlarca Epstein dosyasını yayınlamasıyla Epstein ile olan yakın bağlarının ortaya çıkmasının ardından, kendisi zaten özür dilemiş ve “kötü karar verdiğini” kabul etmişti.
Prenses, “Elbette keşke onunla hiç tanışmasaydım,” diyerek, Epstein’ın kurbanlarının yaşadıkları büyük istismar nedeniyle adaleti hak ettiklerini vurguladı. Henüz bu adaleti almamış olmalarından dolayı da büyük bir öfke duyduğunu söyledi.
Kendisinin kamuoyuna açıklama kararı, Başbakan Jonas Gahr Støre de dahil olmak üzere yoğun inceleme ve baskıdan sonra geldi.
Prenses görüşme sırasında fazla bilgi vermedi ve bazı yanıtları savunmacı bir tonda geçiştirdi.
Epstein’ın reşit olmayanlarla cinsel ilişkiye girmekten hapse girmesinden üç yıl sonra, 2011’de şöyle yazmıştı: “Son e-postadan sonra seni Google’da aradım. Pek iyi görünmediğine katılıyorum.”
Röportaj sırasında eşi Veliaht Prens Haakon’un yanında oturan Mette-Marit, muhabirin o dönemde Epstein hakkında Wikipedia’da yer alan bir makalede onun hüküm giymiş bir tacizci olduğunun açıkça belirtildiğini hatırlatmasına rağmen, “onun bir cinsel suçlu veya sapık olduğunu bilmiyordum” diye ısrar etti.
“Bunu hatırlamıyorum; dürüst olmak gerekirse 15 yıl önceydi.”
Epstein’e fazla güvendiğini kabul etti, ancak sarayın veya dışişleri bakanlığının onunla olan bağlantılarından neden haberdar olmadığı sorulduğunda, onun “özel bir tanıdığı” olduğunu ve özel bağlantılarını herkese anlatmadığını söyledi.
2013 yılında Palm Beach’teki Epstein’in evinde neden birkaç gün geçirdiği sorulduğunda, bunun isimsiz bir ortak tanıdık yüzünden olduğunu açıkladı. “Epstein, iyi bir arkadaşımın yakın arkadaşıydı,” dedi.
Evde kaldığı son gün kendisini rahatsız eden bir “durumdan” bahsetti, ancak daha fazla ayrıntı vermeyi reddederek, sadece bu konuda kocasını aradığını söyledi.
Veliaht Prens Haakon, röportajcıya Mette-Marit’in aramasını ve bunun eşinin kendini “güvensiz” hissetmesine nasıl yol açtığını iyi hatırladığını söylüyor. Olayın ardından bile veliaht prenses bir süre daha Epstein ile iletişimini sürdürdü.
“Aşırı güvenen biriyim, insanlara karşı her zaman en iyi niyetle yaklaşırım,” dedi:
“Ama aynı zamanda onunla tüm doğrudan iletişimi kesmeyi de seçtim. Ve bunun nedeni de bu gibi olaylardı.”
Röportaj, Mette-Marit’in Epstein dosyalarıyla ilgili belgelerin yayınlanmasından günler sonra, Şubat başında başlayan oğlu Marius Borg Høiby’nin tecavüz davasının son günü olan Perşembe günü kaydedildi. Kararın Haziran ayına kadar verilmesi beklenmiyor, ancak Mette-Marit’in kamuoyuna açıklama yapmadan önce davanın bitmesini beklediği açıkça görülüyor.
Kendisine ayrıca kraliyet görevinde kalma motivasyonunun olup olmadığı da soruldu. Sağlık durumu kötü olan ve son Epstein ifşaatları birçok Norveçli arasında, Veliaht Prens Haakon tahta çıktığında kraliçe olma kapasitesine sahip olup olmadığı konusunda şüpheler uyandırdı.
Akciğer fibrozisi adı verilen bir akciğer hastalığından muzdarip olan 52 yaşındaki veliaht prenses, her şeyin kendi sağlık durumuna bağlı olduğunu açıkça belirtti:
“Ciddi bir hastalıkla yaşıyorum. Bu, açıkçası, üstlendiğim rolde herhangi bir şekilde görevime devam edip edemeyeceğimi belirleyen en önemli şey. Sağlığım elverirse, bu gerçekten önemli ve zorlu projede onun yanında yer almak isterim.”
Eşi röportajcıya, 25 yılı aşkın evliliklerinin ardından hâlâ birlikte olduklarını söyledi. “Sonuçta bu, birlikte yaptığımız bir proje.”
/BBC News/













