Numan Kurtulmuş: Örgütün silah bırakma sürecinin hızlanması gerekiyor

GündemPolitika

🔴 Komisyon çalışmalarının 31 Aralık 2025’te sona ereceği bilgisini veren Meclis Başkanı Kurtulmuş, ‘Özerklik ya da resmi dil’ taleplerinin gündeme gelmediğini belirterek örgütün silah bırakma sürecinin hızlanması gerektiğini söyledi…

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis Tören Salonu’nda AA Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun, Türkiye’nin yakaladığı tarihi fırsatı milletin beklentileri doğrultusunda sonuçlandırmak için sürece siyasi bir göz ve milletin temsilcileri olarak vaziyet etmek üzere kurulduğunu anımsatan Kurtulmuş, “Bu komisyon, tabii ki Türkiye’nin bütün birikmiş sorunlarını çözebilecek bir komisyon değil. Bu komisyon, olağanüstü yetkilerle donatılmış bir komisyon değil. Esasında İmralı’dan gelen açıklama ve arkasından örgütün kendisini feshetme kararını ilan etmesi, sembolik olarak da silahları bırakmaya başlamasıyla birlikte sürecin gerektirdiği birtakım düzenlemelerin yapılabilmesi için TBMM’de komisyona ihtiyaç vardı. Bu komisyon kuruldu.” ifadelerini kullandı.

“Burası anayasa hazırlayacak bir komisyon değil”

Bu komisyonun çok büyük bir temsil gücünün bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, komisyona bir parti hariç bütün partilerin katıldığını ve şimdiye kadar kararların ittifakla alındığını vurguladı.

Bu komisyonun görevlerinden birisinin sürecin gereklerinin yerine getirilmesi için tekliflerde bulunmak olduğunu anlatan Kurtulmuş, “Burası anayasa hazırlayacak bir komisyon değil. Burası normal bir rutin meclis komisyonu değil yani anayasa komisyonu gibi, hukuk komisyonları gibi, diğer ihtisas komisyonları gibi komisyon değil yani burada yasa hazırlanmayacak, anayasa hazırlanmayacak. Neler yapılabileceğine ilişkin teklifler, Türkiye Büyük Millet Meclisine hazırlanıp gönderilecek.” bilgisini verdi.

Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Gönlümüz arzu eder ki Türkiye’nin bütün sözü olan herkesi dinleyelim. Böyle bir vaktin olacağını zannetmiyorum. Süreci de çok uzatmadan, birtakım yanlış anlaşılmalara, zehirlemelere, provokasyonlara asla mahal bırakmadan etkin bir şekilde yönetmemiz gerekiyor. Şimdiye kadar komisyondan teklif eden arkadaşlarımızın hemen hemen yine büyük çoğunluğunun teklif ettiği isimler gündeme geldi. Mesela herkes şehit aileleriyle bu işin başlamasını istedi. Şehit aileleri, aynı gün yaptığımız oturumda Diyarbakır Anneleri, Galatasaray’da toplanan Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri gibi bu süreçte bir şekilde mağdur olmuş olan isimleri burada dinledik. Şimdiye kadar olan süreçlerde de ana akım Türkiye’nin bu konuyla ilgili temel aktörlerini, fikri olanları dinleyeceğiz.

31 Aralık 2025’te komisyon çalışmalarını sonlandıracak

Önümüzdeki kararlaştırılmış toplantılardan birisi iş dünyası, sendikalar, arkasından da çatışma çözümleri üzerinde uzman olan ve bu konuda çalışmalar yapmış olan akademisyenleri, sahada bu konuyla ilgili uygulamacıları dinleyeceğiz. Mühim olan burada herkes kendi görüşünü dile getiriyor yani şöyle bir algıya da kamuoyumuzun sahip olmaması lazım: Komisyonda herkesin konuştuğu şey, komisyonun aldığı bir karar değildir. O kadar farklı konular gündeme geliyor ki her konuşmacının, bu ister bir kurumun temsilcisi olsun, isterse şahsı adına buraya gelmiş konuşmuş olsun, nihayetinde kendi kişisel görüşünü söylüyor, tekliflerini yapıyor ve bunlar en sonunda değerlendirilecek.”

Komisyon çalışmalarının ne zaman tamamlanacağına yönelik soruyu ise Kurtulmuş, “Bunun net bir tarihini vermek isterim ama zaten komisyonun hemen kuruluşunda aldığımız karar da 31 Aralık 2025’te komisyon çalışmalarını sonlandırması, bunu kendi yönergemizde belirledik. Eğer gerekirse iki ay süreyle, ikişer ay süreyle uzatılabilir ama benim şahsi kanaatim mümkün olan en kısa süre içerisinde bunun tamamlanması ve komisyonun vazifesini ikmal ettiğini, Türkiye kamuoyu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu ile paylaşması.” diye yanıtladı.

Kurtulmuş, şu açıklamalarda bulundu;

”Burada herkes komisyonun üyesi, teklifler geliyor, teklifler olgunlaşacak. Ama kararı verecek olan TBMM Genel Kurulu’dur.

Aslolan terörün arkasındaki bütün unsurların ortadan kaldırılması, terörü oluşturan o bataklığın kurutulmasıdır.

Komisyon çalışmalarında hiçbir şekilde özerklik, bağımsızlık, ayrı bir bölge, Kürtçenin resmi dil olması gibi en ufak bir talep gündeme gelmedi.

(Terörsüz Türkiye) Bu konu hiçbir şekilde ne kişisel, ne de siyasi PR meselesi değildir. Eğer bu konuyu kazanırsak hep beraber kazanacağız.

Bu iş hayırlı bir iştir. Bu işin bir an evvel tamamlanması, bunun için de örgütün süratle silah bırakma ve kendisini feshetme sürecini hızlandırması lazım.

Sıradan bir adli olay gibi görünüyorsa da komisyonun toplanacağı, ilk dinlemeye başlayacağı gün Meclisin önünde bir beyaz Toros’un yakılması herhalde tesadüf değildir.

Terörsüz Türkiye’yi kurmayı başarırsak, hiç şüphesiz hemen o gün, ertesi güne kalmadan Terörsüz Türkiye, Terörsüz bir Suriye’nin de kapılarını açacak.

Terörsüz bir Türkiye, inşallah terörün tamamen ortadan kalktığı Irak’ın ve diğer bölge ülkelerinin kapılarını açacak.

(Terörsüz Türkiye) Bu barış ortamının tesis edilmesiyle ekonomik, kültürel ve hatta siyasi ilişkilerin çok daha kuvvetli hale geleceğini görüyorum.

Komisyonun varoluş sebebi, örgütün feshini ilan etmesidir. Bu sürecin tamamlandığının görülmesi, bunun tespiti ve tescili şarttır ki geri kalan adımlar atılabilsin.

Herkesin siyasi sorumlulukları çerçevesinde hareket etmesini doğru gördüğümü ifade etmek isterim.

(Terörsüz Türkiye) Bu, Türkiye’nin milli ve tarihi bir meselesidir. Bunu yerine getirebilirsek gelecek nesillere karşı yerine getirdiğimiz büyük bir sorumluluk olur.

Bütün uluslararası toplantılarda, her yerde Türkiye’nin görüşlerini, tezlerini ve Filistin davasına verdiği desteği ortaya koymaya çalışıyoruz.”

İlginizi Çekebilir

İsrail’den Yemen’e hava saldırısı: Husilerin başbakanı öldürüldü
Almanya’dan İran’daki vatandaşlarına çağrı: Ülkeyi terk edin

Öne Çıkanlar