Oktay Candemir: Aşiretler çatışma ile değil, barış ile güçlenir

Genel

Van’da yaşanan bu buluşma bir toplantı olmanın çok ötesindeydi. Bu, bir halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesiydi. Van Kent Konseyi’nin düzenlediği ve yaklaşık 3 bin yurttaşın katıldığı büyük toplantı, bu topraklarda ortak yaşamı, toplumsal barışı ve demokratik inşayı yeniden kurma çabasının güçlü bir yansımasıydı.

Toplantıya emek verenler gerçekten çok önemli bir iş başardı. Bu toplantı Van için bir milattır. Bir düşünün; milletvekillerinden barış annelerine, gençlik örgütlerinden sivil toplum temsilcilerine ve farklı siyasi partilere kadar çok geniş bir yelpazeden insanlar aynı çatı altında bir araya geldi. Onları ortaklaştıran ne siyaset, ne kişisel çıkar, ne de geçici gündemlerdi. Ortak dert belliydi: Toplumsal çözülmeye karşı toplumsal direniş.

Toplantının temel çağrısı netti: “Kenti, barışı ve demokratik toplumu birlikte inşa edeceğiz.” Bu, sadece bir slogan değil; bir yol haritasıdır. Van Kent Konseyi Eşbaşkanı Fikret Doğan’ın konuşmasında vurguladığı gibi: “Emperyalist ve kapitalist sistemlerin bölgede yarattığı tahribat sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyaldir. Bu saldırılar karşısında halkın birlik olması, birlikte üretmesi, birlikte karar alması artık bir zorunluluktur. Ve elbette Sayın Abdullah Öcalan’ın yıllardır yaptığı barış ve çözüm çağrısının bu buluşmada sahiplenilmesi, halkın barışa ne kadar susamış olduğunun, çözümden yana ne denli kararlı olduğunun da açık bir göstergesi oldu.”

Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal’ın konuşmasında altını çizdiği nokta çok çarpıcıydı: Van gibi kadim bir kent bile “özel savaş” politikalarıyla çürümeye mahkûm edilmeye çalışılıyor. Uyuşturucu, fuhuş ve çeteleşme; halkın içine sızdırılan sistematik yozlaşma araçları hâline getirilmiş durumda. Ancak bu karanlık tabloya karşı halkın iradesi hâlâ dimdik ayakta. Toplum, kendi sorunlarını yine kendi içinden doğan güçle çözmekte kararlı.

Eşbaşkan Abdullah Zeydan’ın şu sözleri ise toplantının ruhunu özetliyordu: “Biz bu kenti birlikte yönetme iddiasındayız.” İşte tam da bu iddia, yıllardır halkın özlediği demokratik özyönetimin temelidir. Aileler arası çatışmalardan toplumsal çözülmeye kadar her başlıkta çözüm arayan bir yaklaşım, nihayet ete kemiğe bürünmüştü bu toplantıda.

Van’dan yükselen bu ses, yalnızca bu kente değil, tüm bölgeye örnek olacak nitelikteydi. Barış sadece bir kelime değil; adım adım inşa edilmesi gereken bir yaşam biçimidir. Bu da cesaret ister, emek ister, örgütlü bir halk gücü ister. Ve Van halkı bu güce fazlasıyla sahip olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bugün bu kentte 3 bin kişi, farklılıklarını değil, ortak geleceklerini konuştu. Birbirlerine değil, geleceğe baktılar. Ve geleceğin anahtarı da belliydi: Toplumsal dayanışma, demokratik yönetim, ahlaki toplum ve en önemlisi de gerçek bir barış. Toplantıda konuşanların verdiği mesaj ise çok netti: Aşiretler çatışma ile değil, barış ile güçlenir.

Toplantının sonunda sonuç bildirgesini Avukat Jiyan Özkaplan okudu. Özkaplan’ın okuduğu sonuç bildirgesi, katılımcılar tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı

Toplantının en anlamlı anlarından biri ise geçtiğimiz hafta kayyum tarafından işine son verilen 223 emekçinin hep birlikte salona girerek “Kayyım talanê, berxwedan jiyanê” şeklinde slogan atmasıydı. Emekçiler, salondakiler tarafından alkış ve zılgıtlarla karşılandı.

Bu toplantı, Van’ın sorunlarının çözümü için tarihi bir fırsattı ve belli ki devamı da gelecek. Konuşacağız, tartışacağız ve sorunlarımızı hep birlikte çözeceğiz.

/serhatnews.com/

İlginizi Çekebilir

İmamoğlu: Kayyum politikaları, ‘milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi’ gündemine yakışmaz
Zelenskiy: Öyle görünüyor ki Rusya artık ateşkese daha yatkın

Öne Çıkanlar