Özel: Arkadaşlarımızın Bazıları Koğuşlarda Sırayla Yerde Yatıyor

GündemPolitika

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Operasyonları kapsamında devam eden tutuklamalara tepki gösterdi. Özel, “Dün gözaltına alınan arkadaşlarımın, tutuklanan arkadaşlarımızın bazılarının konuldukları hapishane ve koğuş şartlarından sırayla yerde yatmak zorunda. Bu, zulüm bu işkence. Kime yapıyorsa devlet bu zulümdür, işkencedir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in kızı Nehir Zeyrek’i üniversite sınavına gireceği okula bıraktıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yaz boyunca mitinglere devam edeceklerini vurgulayan Özel, “Bu bir miting değil. Eylem olduğu için eylem sonuç alana kadar devam eder. Bizim sonuç almamız için öncelikli arkadaşlarımızın tutuksuz yargılanmaları, adil yargılanmaları, yapılan bu haksızlıkların son bulması gerekiyor.
Biz mitingleri azaltmayı, seyreltmeyi değil aksine mitingleri çoğaltmayı ya da yeni eylemlerle desteklemeyi düşünüyoruz” dedi.

‘FATİH KEŞE’İ DAHA ÖNCE TEHDİT ETTİLER’

İBB soruşturmasına değinen Özel, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in 26 yaşındaki oğlunun tutuklanmasına da tepki gösterdi.
Halk Tv‘de yer alan habere göre Özgür Özel şunları söyledi:

“Yine, Sayın Fatih Keleş’in yeğenini tutukladılar. Fatih Keleş Kandıra Cezaevi’ne alındı Silivri’den. Ve Kandıra Cezaevi’nden götürülüp Çağlayan’da avukatı olmadığı halde bakın bu çağda böyle bir şey mümkün değil. Yani dünyanın herhangi bir yerinde bırakın hukuk devleti kendisine demokrasi, yarım demokrasi diyen yerlerde.. ‘beni niye getirdiniz?’, ‘Sohbete çağırdık’. ‘Avukatım nerede?’, ‘Avukatının yanında rahat konuşamıyorsun’ diye bir şey olmaz. Kişilere ailesiyle Fatih Keleş’i daha önce tehdit ettiler.

Böyle bir şey olmaz. Bu kabul edilebilecek bir şey değil. Bundan sonra 26 yaşındaki oğlunu alıp babasına oğluyla tehdit etmek, daha sonra oğlunu da tutuklamak olacak şey değil.

Ben bugün annesiyle konuştum. Dün akşam konuşamadık. Çok moralleri bozuktu. Bu sabah erken saatlerde konuşabildik ve zaten insanların eşi sırf iftiracı olsun diye içeride tutuluyor.

Bakın Fatih Keleş’e şunu söylüyorlar. Konuş evine git. Şunları söyle evine git. Fatih Keleş diyor ki, ‘Ya bilmediğim bir şeyin neyini söyleyeyim? Olmayan bir şeyin neyini söyleyeyim?’ İşte para kasası var mı? Bize para kasası göster falan. ‘Olmayan kasanın neyini göstereyim?’ Şimdi de oğluyla önce defalarca tehdit ettiler.

Şimdi oğlunu alıp tutukladılar. Bu olacak bir şey değil. Yani bir daha söylüyorum. Dün Ankara’da cami avlusunda söyledim. Bu hukuken olmaz. Vicdanen olmaz. Ahlaken olmaz. Dinen en büyük suç. İnsanları birbirine iftira atmaya zorlamanın hadi mahkemeyi Çağlayan’da bu işin içinden çıktınız. Çıkamayacaklar da.

Çıkamayacaklar. Mahkeme-i Kübra’da nasıl çıkacaksın? Sana bunu sormayacak mı yani? Sen bunu nasıl yaptın? O annenin hesabını sana sormayacaklar mı? O evladın, o içeride 8 m, 10 m hücrenin içinde o babalara çektirdiğin sorulmayacak mı?

‘TUTUKLANAN ARKADAŞLARIMIZ SIRAYLA YERDE YATIYOR’

Bakın Medya A.Ş.’nin iki genel müdürü. İki tane pırlanta gibi insan. Aylarca iftiracılar zorladılar. Olmadı. Birini Düzce’ye, birini Afyon’a yolladılar. Fatoş Pınar Türker ve Elif Güven.

Gittikleri yerlerde ilk günler yerde yattılar. Şimdi de dün gözaltına alınan arkadaşlarımın, tutuklanan arkadaşlarımızın bazılarının konuldukları hapishane ve koğuş şartlarından sırayla yerde yatmak zorunda. Bu, zulüm bu işkence. Kime yapıyorsa devlet bu zulümdür, işkencedir. Arkadaşlarımıza yaptığında da öyledir. Ve kadın arkadaşlarımıza dediğimiz gibi ifade verin evladınıza kavuşursunuz. Yoksa burada kalırsınız.

Ona, ‘Biz iftira atamayız’ dediler diye birini Afyon’a, bir tanesini Düzce’ye. Bu insanların küçük çocukları var. Pınar Hanım’ın iki tane kızı var. 86 yaşında annesi babası bakmak zorunda kalıyor. Bunlar eşinden ayrı insanlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu Silivri’de 13 yaşında evladı var ve 13 yaşın- o da eşinden ayrı. 13 yaşında evladının durumu ortada. Bu kadar zulüm olmaz. Yani gerçekten bütün AK Partililere sesleniyorum.

AK Parti’deki vicdan sahibi insanlara sesleniyorum. Dönün ne oluyorsunuz deyin. Diyorsunuz. Duyuyorum. Ama bu kadar olmaz. Bu savcı yani 24 yıl önce erdemliler hareketi diye çıkılan bir yolda sırf kendisine verilen talimatı yerine getirmek için büyük ihtimal kendisine dendi ki, ‘Burada yolsuzluk vardır. Bul.’ Bulamadı, çıldırdı. Bulamadı, çıldırdı.

Olmayacak işlere kalkışıyorlar. Bakın biz fiziken yoruluyor muyuz? Yoruluyoruz. Ruhen bunalıyor muyuz? Bunalıyoruz. Ama ahlaken o kadar üstünüz ki bize bir şey olmaz. Biz buradan çıkarız. Biz bu cenderenin içinden çıkarız.

Biz bu cenderenin içinden örneğin 250 milletvekili çıkararak çıkacaksak sırf CHP 300’ü aştırtarak çıkarız. Neden? Bu zulüm millet tarafından takdir görmez, ceza görür. Daha önce 13.000 fark nasıl 800.000, 1.100.000 olduysa CHP 230 milletvekili kazanarak meclise girecek idiyse şimdi tek başına 300’ü kazanarak girer.

‘BU ZULMÜN SONU OLUR’

Bu zulmün sonu o olur. Biz ben komşularımın yüzüne bakıyorum. Gözüne bakıyorum. Arkadaşlarıma bakıyorum. Yarın bu zulmü yapanlar bizim gözümüze bakamayacak. Kendi çocuklarının yani var mı şimdi mesela 12 Mart sonrası yargılamayı yapan hakimlerin, 27 Mayıs sonrası yargılamayı yapan hakimlerin, çocukları, torunları bundan övünebiliyorlar mı? 12 Eylülcülerin çocukları, torunları övünüyor mu? 19 Mart’ta da aynı şey olacak. Zulm ile abad olunmaz. Bu mahkemelerde atamayı biz yapıyoruz. Hakimi ayarlıyoruz. Savcı adamımız. Yalancı şahitlerle bu işi doldururuz. Dolduramayacağınız da. Tut ki doldurmaya kalktınız. Ya bu millet sizi cezalandıracak.

En sonunda da Allah-u Teala sizi cezalandıracak. Bu yaptıklarınızın mutlaka bir cezası olacak yani. Nasıl hesap vereceksiniz?

‘KÖR KUYUDA PARA ARIYORLAR’

Büyük bir rezalet yaşanıyor. Hasan Amca’nın, Hasan İmamoğlu’nun (Ekrem İmamoğlu’nun babası) Balıkesir’deki Edremit’teki evinin olduğu yerin yanında, Hasan Amca’nın bahçesi gibi düşündükleri bir yerde bir kör kuyu bulmuşlar.

Dünden beri o köyü, kuyuyu arıyorlar. Kuyudan para bulacaklar. Bir şey bulacaklar falan diye. Ben Hasan Amca’ya, “Üzülme.” diye aradım. Hasan Amca diyor ki, “Ya oğlum ne üzüleceğim.” diyor. “Ben.” diyor, “burayı.” diyor, “belediyeye terk edeli kaç yıl oldu Ben orada kuyu olduğunu dahi bilmiyorum. Arasınlar, dursunlar bakalım.”

Dün dedektörlerle, dozerlerle aramışlar. Ne var? Elde var sıfır. İyice akıllarını oynattılar. Ama vicdanları o kuyuya düşmüş. Vicdanları o kuyuya düşmüş. Moralleri şimdi o kuyunun dibinde. Ya bir şey bulamayacaklarını biliyordum, biliyoruz.

Hiçbir şey olmadığını biliyoruz. Ama bunlar, “İlla bir şey bulacağız.” diye gittikleri kuyu belediyenin arsasındaki bir kuyuyu arıyorlar. Hasan Amca’nın yani Ekrem Başkan’ın babasının evinin kuyusundan bir şey bulur muyuz diye. Kediyle farenin oynadığı gibi birileri bunlarla oynuyorlar. Kandırıyorlar bunları ve perişan oluyorlar.

Şu anda Adalet ve Kalkınma Partisi ikinci kez Ergenekon ve Balyoz’da bu ülkenin namuslu komutanlarına, namuslu siyasetçilerine Mehmet Haberal’a, Mustafa Balbay’a, İlker Başbuğ’a iftira attılar. Nasıl rezil oldular? Aynı durumdalar.

Aynı panikteler şu anda. O zaman da gidiyorlardı olur olmaz yerleri kazıyorlardı, bilmem ne yapıyorlardı. O gün FETÖ’cüler ne yapıyorsa bugün de bu arkadaşlar aynılarını yapıyorlar.”

AVUKAT MEHMET PEHLİVAN’IN TUTUKLANMASI

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın tutuklanmasına ve son MASAK raporunda Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Selim İmamoğlu’na para aklama suçlaması yöneltilmesine de değinen Özel, şöyle devam etti:

“Bir de çok üzüldüğüm bir hususu ifade etmek durumundayım. Mehmet Pehlivan, avukat Mehmet Pehlivan gelip bana göstermişti. ‘MASAK raporu tam bir bomba Sayın Genel Başkan’ım’ demişti. Mavi ile ve turuncuyla işaretlemiş. Maviler gerçek hareketler, turuncular şişirme demişti. “Akıl almaz bir durumla karşı karşıyayız.” demişti.

Apar topar aldılar içeriye Mehmet bunları anlatmasın diye.

‘ANNE VE DEDESİNDEN PARA ALMIŞ’

Neymiş efendim? Ekrem Başkan’ın oğlu Selim’in yurt dışına şirket kurmak yoluyla efendim rüşvet parası aktarmış.

Ya utanmazlığın bu kadarı. Mevzuyu bizzat da biliyorum. Selim yurt dışında, Selim bu arada Selim dediğiniz 13 yaşında çocuk değil. 30 yaşında insan. Yurt dışında bir şirketi ortak olmak istiyor. Bir şirket kurmak istiyor.

Babası aylarca itiraz ediyor ve devamlı aralarında konuşuyorlar, tartışıyorlar, bilmem ne oluyor falan. Ekrem Başkan diyor ki, ‘Benim karşı olduğum bir işti. Annesini ve dedesini ikna etti. Annesinin bakın Selim’in aktardı dedikleri para, Selim’in aktardı dedikleri para MASAK raporunda tam 3,5 kat abartılı yazılmış. Mehmet Pehlivan onu ispatlıyor.
Aktarılan para bunun üçte- üçte biri, dörtte biri kadar’ diyor. Bir bu. İkincisi bu para iki yerden geliyor diyor. Biri Ekrem Başkan’ın eşi Dilek Hanım’ın bozdurduğu bir şeylerin parası. İspatı var. Öbürünü de dedesini ikna etmiş, almış. Toplamda da bu para söyleninin dörtte biri kadar. Öyle büyük bir para da değil. Yani dedesinden bir ev parası, annesinden onun yarısı gibi bir şey. Bunları almış. Orada bir şey, Ekrem Başkan dediği şey, ‘Şirket orada duruyor. Bu ortaklık yapıldığından beri de daha para kazanmadı. İlk kez belki bu sene bir para getirecek’ diyor. Para aktarılırken birçok yerden belge alınıyor. Bütün belgeler elde mevcut. İsteyene gösterilecek. Aha da ben buradayım. O şirketin kurulması için aktarılan paraya annesinden ve dedesinden birinin döviz bozdurup, birinin altın bozdurup mu, birinin vade bozdurup, birinin döviz bozdurup mu Selim’e aktardıkları para kaynağı belli.

O paraların daha önceki kaynakları belli. Ama bu kadar insanların haysiyetiyle oynanır mı ya? Bu kadar utanmazlık olur mu? Ekrem İmamoğlu rüşvet parasını oğlu üzerinden, onu da bulaştırarak yurt dışına aktardı. Selim’in Ekrem İmamoğlu’nun oğlunun dedesi ve annesinden. Babasından uzun süre para istiyor.
Babası olmaz diyor. Karşı çıkıyor. Batar o para diyor. Nasıl işmiş o diyor. Sonrasında bizzat Ekrem Başkan’dan dinledim. Annesini ve dedesini ikna ederek orada yapmaya çalıştığı bir iş. Para da kazanan değil, doğru da bir yatırım değil diyor Ekrem Başkan.”

İlginizi Çekebilir

Almanya’da en çok kazandıran meslekler
Eren Bülbül Ve Uğur Kaymaz’ın Annelerinden ‘Barış’ Mesajı

Öne Çıkanlar