SGK’den daha fazla para almak için en az 10 bebeğin ölümüyle suçlanan özel hastane çetesi davası ikinci duruşmasının ikinci celsesinde sanık avukatları bakanlığın sorumluluğunu işaret ediyor.
Sosyal Güvenlik Kurumundan daha fazla para almak için boş hasta yataklarını doldurmak ve en az 10 bebeğin ölümüne neden olmakla suçlanan özel hastane çetesi davasında ikinci duruşma ikinci celseyle devam ediyor. İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı. Bir önceki gün görülen duruşmada sanık avukatları reddihakim talep etmiş, talep değerlendirilmesi üzere üst mahkemeye iletilmişti. Duruşma savcısının dosyadan el çektirilmesi talebi ise Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca reddedildi. Reddihakim talebi nedeniyle duruşmada yalnızca acele işler görülebileceğinden tanıklar dinlenmiyor, tutuklu sanık ve müdafileri tahliye yönünde beyan vermeye devam ediyor.
Sanık avukatlarının beyanlarına geçilmeden önce çete lideri olmakla suçlanan Fırat Sarı’nın avukatı ile mahkeme heyeti arasında çıkan bir tartışma sonucu Sarı’nın avukatı salondan çıkarıldı. Duruşma sanık avkatlarının beyanıyla sürüyor.
İLK DURUŞMADA NELER OLDU?
18 Kasım 2024’te başlayan ilk duruşma 13 gün sürmüş, 13 gün boyunca sanıkların, sanık avukatlarının savunmaları dinlenmişti. Müştekiler ve müşteki avukatları söz konusu hastanelerde yaşadıklarını anlatmıştı. Dosyanın oldukça eksik olduğunun anlaşıldığı ilk duruşmanın ardından verilen ara kararda tutuksuz 7 sanığın tutuklanmasına ve yeni soruşturmaların başlatılmasına karar verilmişti. İşte ilk duruşmadan öne çıkanlar:
- Dosyaya konu olan 10 bebekten 9’u telefon dinlemeleri sürerken yaşamını yitirmiş olmasına rağmen yalnız 1 bebek için uzman raporu alındığı ortaya çıktı.
- Sanıklar arasında Güney Hastanesi’nin patronu Ayşe Müzeyyen Yurtoğlu dışında bir hastane patronu, SGK veya Sağlık Bakanlığından özel hastanelerin denetiminden sorumlu herhangi bir kamu görevlisi, dönemin İl Sağlık Müdürü ve yeni Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu bulunmuyor.
- Barolar, kitle örgütleri, Türk Tabipler Birliği gibi kurumların davaya müdahil olma talebi kabul edilmediğinden sanık avukatları ve müşteki avukatlarının sayısı arasında ciddi bir dengesizlik var. Bu nedenle dava çoğunlukla sanık avukatlarının soruları üzerinden ilerliyor.
- Dava kamuoyuna ‘yenidoğan çetesi’ ismiyle yansımış olsa da sanıkların iddialarına göre hastanelerin çeşitli ünitelerinin taşere edilmesi, kâr amacıyla fazla hasta sevkinin yapılması yenidoğan yoğun bakım ünitesine özgü değil.
- Bebeğini benzer şekilde kaybetmiş ya da bebeği engelli kalmış ailelerin yüzlerce soruşturma talebi savcılıkta bekliyor. Duruşmayı izlemeye gelen pek çok aile var.
SANIKLAR HAKKINDA HAPİS İSTEMLERİ
İddianamede, Fırat Sarı ve İlker Gönen’in 10 kez “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamalarıyla, 11 kez “resmi belgede sahtecilik” suçu ile cezalandırılması isteniyor. İki isim hakkında toplamda 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9’ar aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
112 Ambulans Şoförü Gıyasettin Mert Özdemir hakkında “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis cezası; 18 kişi hakkında da bebeklerin ölümüne ilişkin “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçundan 10 ila 437 yıl 6 ay arasında hapis cezası isteniyor.
Kimlik tespitinin ardından duruşmaya başlandı. (İstanbul/EVRENSEL)