Özel, Komisyonun kamuoyuna haber vermeden İmralı’ya gitmesine dair Erdoğan’a yüklenerek, “Kendisi milletten gizleyerek İmralı’ya gidiyor ama hareket yapmayın diyor milletten gizliyor. Bizim miletimize açıklığımızı kıskanıyor. Erdoğan’a göre Kürt meselesi yok. Bizce var. Bundan sonra Orta Doğu’ya CHP’nin ve Türkiye’deki bütün partilerin, barış ve birlikte kazanma perspektifiyle yaklaşması gerekmektedir” dedi.
CHP, Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerine devam ediyor. Özel, Güngören’de Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitinginde konuştu. Özel, 13 belediyenin kayyım tarafından yönetildiğini hatırlatarak, “Sevgili Ahmet Türk’e geçmiş olsun diyorum. Sevgili Ahmet Özer ile Ahmet Türk el ele kol kola, iki Ahmet başlatacaklar, kayyımlardan da kurtulacağız. Terör bitecek kardeşlik gelecek” dedi.
t24′ün haberine göre Özgür Özel’in konuşmalarından satır başları şu şekilde:
“Ne mücadeleden ne de hizmetten geri durmayacağız”
“Kale siyaseti bitmiştir. Güngören artık milletin kalesidir. 73. eylem bu eylem! Yeşil alana bile hasret olan Güngören’e Ekrem Başkan, düzenli olarak 6 bin 800 aileye sosyal yardım yapıyor. 5 bin 500 ailenin sütünü Ekrem Başkan ulaştırıyor. 1329 bebeğe doğum paketiyle hoşgeldin bebek diyor. 4 bin annenin cebinde anne kart var. 2 yeni kreş, zenginin çocuğunun el becerisi artarken yoksulun çocuğu geri kalamsın diye en önemsediğimiz şeyler bu kreşler. Biz yaptık engel olmaya çalıştılar. Biz dedik bu bu kreş çocuk için de anne için de çok önemli. Kreş sayısını Türkiye’de 770’e çıkardık. Hedef bin kreş. Bininci kreşi açacağız, durmayacağız! Barınma sorununu görmeden, çağırdıkları öğrencileri şurada kalacaksın demedikleri, açmadıkları yurtlar var. Şuana kadar İstanbul’da 17 yurt açtık. Türkiye’de 77 yurt açtık. Durmayacağız. Sanıyorlar ki zulmederiz geri dururlar, ne mücadeleden ne de hizmetten geri durmayacağız.
Asla ve asla Güngören’i ihmal etmeyeceğiz. Hafta sonu 3 gün Kurultay’ımızı yaptık. Parti tarihinin en yüksek oyuyla beni yeniden göreve getirdikleri için teşekkür ediyorum. Bu bin 333 oy mücadeledenin, birlikte olma iradesinin ve iktidar yürüyüşümüze delalettir. Onların elinde devletin bütün güçleri olabilir ama biz kazanacağız. Ahlaki üstünlük bizdedir, biz kazanacağız. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sistemini isterken demişti ki ‘şirket yönetir gibi devlet yöneteceğiz’ demişti. Allah var sözünü tuttu. Sağlık Bakanı özel hastaneci, Eğitim Bakanı özel okulcu, Turizm Bakanı oteller zinciri sahibi, öyle kurdu kabineyi. Bir şirket kurdu, öyle yönetiyor. KADAŞ, ‘Kara Düzen Anonim Şirketi… Damatların, torpillilerin yükseldiği, hakkaniyetin kendine yer bulamadığı ‘Kara Düzen Anonim Şirketi’ dir.
“Biz seçim gecesi polisle öğrencileri halay çektireceğiz”
Çalışmanın, biriktirmenin, başını bir eve sokmanın hayal bile edilemediği bir ülkeye dönüştük. Erdoğan diyor ki bugün, ‘Türkiye alan elden, veren ele dönüştü.’ Kimden alıp kime veriyorlar söyleyelim; Türkiye’nin dört bir yanına gidiyorum Erdoğan kızıyor, almış eline makina altın hesabı yapıyor diyor kızıyor.
Öyle bir noktadayız ki, devlet memurları 18 bin lira emekli ikramiyesi alıyordu, İstanbul’da evler 15 bin liraydı. Emsal ev şimdi 5 milyon lira oldu. Başını bir eve sokmanın hayal bile edilemediği bir ülke olduk. Bir bütçe geçirdiler bütçeden. Ne asgari ücretlinin yüzüne bakan var, ne emeklinin. Bir de çıkmış Erdoğan diyor ki, ‘Türkiye alan elden veren ele dönüştü’. Soruyorum, altın hesabı şaşar mı? Şaşmaz.
Asgari ücret 7 çeyrek alıyordu, şimdi 2 çeyrek alıyor. Çiftçi bir kilo buğday satıp bir litre mazot alıyordu.
İşte AK Parti’nin kara düzeni bu şekilde işliyor. Aldığı el belli ama kime veriyor? Bu sene zenginlerden vazgeçilecek vergi 768 milyar. Atanamıyor öğretmenleri, atadıklarına da para vermiyor. Bu kadar adaletsizliğe isyan ediyoruz birlikte. Polisle öğrencileri karşı karşıya getiriyorlar ya biz seçim gecesi polisle öğrencileri halay çektireceğiz.
Öğrenci kurtulmadan polis kurtulmaz, çiftçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz, Türkler kurtulmadan Kürtler, Aleviler kurtulmadan Sünniler kurtulmaz. O yüzden hep diyoruz, ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!’
“Hak edilen en az 39, biz bunun altında yokuz!”
İleri de yapılacak ilk seçimde cemevi de o kadar ibadethane olacak. Madımak utanç müzesi olacak. O davalar da yeniden açılacak.
Bu kara düzen, engellilere de gün yüzü göstermiyor. Rapor almak zor, engel yüzdesini düşürüyorlar. Protezi, işitme cihazının en kötüsü veriliyor. Yerel yöentimlerimiz olmasa engellilerimizin tekerlekli sandalyeye ulaşımı hayal.
Memlekette açlık sınırı 30 bin lira, yoksulluk sınırı 97 bin lira, asgari ücret 22 bin lira. Memleket öyle bir açmazda ki, asgari ücret alan için çok az, veren için yüksek. Asgari ücretli bu maaşla geçinemiyor. Asgari ücret 39 bin lira olmak zorunda. Bugün bizim teklifimiz asgari ücret 39 bin lira olmalı. Yetmez ama nefes aldırır. Devlet burada ortaya çıkacak. Hak edilen en az 39, biz bunun altında yokuz!
Tüm işçileri, tüm emekçileri mücadeleye davet ediyoruz. Arkalarında olacağız. 19 Mart darbesini yapan, toplam 13 belediyeye kayyım atayan, sizin seçtiklerinize değil, kendi atadıklarına kentleri yönettirmek isteyen bir anlayış var. Bu anlayış bize 8 ay iddianame bekletti. Yargılanmak için değil yargılamak için iddianame bekliyoruz demiştim. Biz ne demiştik, TRT’den canlı yayınlansın yargılanma. Kanun teklifini sunduk, AKP-MHP oylarıyla reddildi teklif. Tayyip Bey’e Devlet Bey’e sesleniyorum, samimiyseniz siz getirin biz oylayalım. Millet dinlesin, kararı millet versin.
“Erdoğan’a göre Kürt meselesi yok, bizce var”
Sevgili Ahmet Türk’e geçmiş olsun diyorum. Sevgili Ahmet Özer ile Ahmet Türk el ele kol kola, iki Ahmet başlatacaklar, kayyımlardan da kurtulacağız. Terör bitecek kardeşlik gelecek.
Cumhuriyet Halk Partisi eskinin olmadığı, öncekinin değerli olduğu bir partidir. Sayın Erdoğan, o eski havası cıvası yok ama, partimize dünya kadar hakaret yağdırmış. Bunu şunun için yapıyor. Kendisi milletten gizleyerek İmralı’ya gidiyor ama hareket yapmayın diyor milletten gizliyor. Bizim miletimize açıklığımızı kıskanıyor.
Erdoğan’a göre Kürt meselesi yok. Bizce var. Bundan sonra Orta Doğu’ya CHP’nin ve Türkiye’deki bütün partilerin, barış ve birlikte kazanma perspektifiyle yaklaşması gerekmektedir.
Biz Erdoğan gibi Kürt meselesini inkar edip sonra büyük büyük laflar etmeyiz. Bu Meclis çatısı altında milletin verdiği görev neyse yapmaya hazırız. CHP halkın partisidir. Bundan sonra da kararlarını kendi verecek, hesabı da millet verecektir.
Vakit fabrikaları örgütlemek, onlara emeğin partisi olduğumuzu anlatmanın vaktidir. Vakit sokakta olmak, ayakta olmak, mücadele etme vaktidir. Bizim Cumhurbaşkanı adayımız tutsak.”









