Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi (AYM) üyelerine çağrı yaptı.
CHP’nin Akbelen’deki acele kamulaştırma kararlarına ilişkin AYM başvurusunun öne çekillmesi yönünde çağrı yapan Özel, “Bu milletin sesini duyun. Bu ormanın, bu hayvanların, bu kuşların, bu ağaçların günahına girmeyin. Bu günahkar Erdoğan’a dur deyin, dur deyin” dedi.
Özel, 89’uncu kez düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının Muğla‘nın Milas ilçesinde konuştu.
Özel, konuşmasında AKP’li Cumhurbaşkanı Refcep Tayyip Erdoğan’a “Millet sizi yolluyor. Gidiyorsunuz, bunu durdurmayacağız” ifadeleriyle seslendi
Özel ayrıca yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in AKP İl Başkanları toplantısına katılmasını hatırlatarak “89 mitingdir bu dava siyasidir diye anlattım, bu kadar güçlü anlatamazdım” yorumunda bulundu.
Milas Atapark Meydanı’nda toplanan yurttaşlar, 333 gündür Silivri’de tutuklu bulunan İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak, iktidarı istifaya davet etti.
Mitingde Ekrem İmamoğlu’nun mesajı da okundu.
İmamoğlu’nun mektubunda şu ifadeler yer aldı:
“Güzel Muğla’nın, koca yürekli, güzel insanları… Kıymetli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar… Her birinizi saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum, gönülden kucaklıyorum. Muğla’mıza gözü gibi bakan, Muğla’ya hizmet etmek için canla başla çalışan kıymetli başkanım Ahmet Aras’a teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü ve yılmaz iradesini temsil eden il başkanım Nail Kızıl’a ve onun nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum. Yaklaşık bir yıldır, sizler gibi, milyonlarca vatandaşımız meydanlarda toplanıyor ve aynı şeyi talep ediyor: Adalet, adalet, adalet. Biz, adaletin değerini bilen bir milletiz. Adalet, bizim için sadece bir hukuk meselesi değildir. Adalet, bizim karakterimizdir. Herkes için ve her yerde adaletin peşinde koşmak, bizim davamızdır. Biz adaleti, hep birlikte kardeşçe yaşayacağımız, mutlu ve huzurlu bir hayatın teminatı olarak görürüz. Biz adaleti, bolluk ve bereketin, geleceğe güvenle bakmanın temeli olarak kabul ederiz. Onun için, devletten en büyük beklentimiz, adil olmasıdır. Bugün milletçe adaleti arıyoruz. Mahkeme salonlarında arıyoruz. Elde ettiğimiz gelirde, ödediğimiz vergide arıyoruz. Eğitimde, sağlıkta adaleti arıyoruz. Hizmet alırken, işe girmek için başvururken, ‘nerede bu adalet’ diye soruyoruz.”
“HİÇBİR ŞEY OLAMASANIZ DA BAKAN OLURSUNUZ”“Ülkemizin nimetlerinden, devletimizin imkanlarından herkes adil bir biçimde yararlanabilsin istiyoruz. Siyasi partiler, hatta spor kulüpleri arasındaki rekabette bile adaleti arıyoruz. Milletçe, hayatın her alanında adaleti arıyoruz. Çünkü bu iktidar, ekonomik ve sosyal adaletin temellerini yıktı. Hakimlerin, savcıların özgür bir biçimde, sadece kanuna ve vicdanlarına göre hareket etmelerini engelleyerek ‘hukuki adaleti’ yerle bir etti. Adalet Bakan yardımcısı olarak siyasi bir görev yaparken, bağımsız bir yargı mensubuymuş gibi İstanbul Başsavcılığı’na atanan, sonra da Adalet Bakanı yapılarak ödüllendirilen zatın şahsında, yaşadığımız bütün adaletsizliklerin sebebini görebilirsiniz. Öyle bir rejim kurdular ki; milletin verdiği görevi layıkıyla yaparsanız değil, sadece bir kişinin verdiği işi hallederseniz makamınızı koruyup yükselebilirsiniz. Hiçbir şey olamasanız da bakan olursunuz. Öyle bir rejim kurdular ki, sadece o bir kişiyi memnun ederseniz haklarınız, hürriyetleriniz, güvenliğiniz koruma altında olur. Böyle bir rejimde elbet yoksulluk olur, işsizlik olur, güvencesizlik olur.
Biz özgürlüğüne, şeref ve haysiyetine düşkün bir milletiz. Vatandaşa değer vermeyen, milleti hiçe sayan, kurum ve kural tanımayan, çürük çarık bir rejime tahammül edecek değiliz. Bu ülkenin, yaşanan korkunç adaletsizliklere ‘dur’ demek için sandığa koşmak üzere gün sayan on milyonlarca demokratı, cumhuriyetçisi, vatanseveri var. Bir şahsın, bir grubun, bir partinin değil; ortak aklın ve ortak değerlerimizin zaferi için buluşacağız. Demokrasi ve cumhuriyet, adalet ve hürriyet için bir araya geleceğiz. Huzur ve kardeşlik, refah ve bereket için el ele vereceğiz. Milletimizin ruhundaki o şaşmaz pusuladan, adaletten ayrılmadan mücadele edeceğiz. Ve ne olacak biliyor musunuz? Başaracağız. ‘Kurtuluş yok tek başına’ diyenler; kendisi için ne istiyorsa, başkası için de aynısını isteyenler kazanacak. Her şey çok güzel olacak.”
“MUĞLA’DAN KEPÇEYLE ALMIŞLAR, ÇAY KAŞIĞIYLA VERMİŞLER”
İmamoğlu’nun mesajının okunmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuştu.
Özel’in konuşması sırasında Milaslılar, “Tayyip istifa” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları attı.
BirGün’ün haberine göre Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
Muğla 68 milyar lira bütçeye vergi ödemiş, Muğla’ya bütçeden 5.2 milyar bütçe ayrılmış. Muğla’dan 12 almışlar 1 vermişler. Muğla’dan kepçeyle almışlar, çay kaşığıyla vermişler.
Türkiye’de tarım alanı kaybediyoruz, Türkiye’de olanın iki mislini Muğla’da kaybediyoruz.
Genç çiftçiler fırsat bulursam asgari ücretli iş bulursam diyorsa işte burada çok büyük bir sorun var demektir. Bunun için de bu sorunları çözmek isteyen bu işlere enerjisi de olan yepyeni bir iktidara, şikayet eden çiftçiye ‘al ananı da git’ diyen bir cumhurbaşkanına değil, ilki gibi ‘ köylü milletin efendisidir’ diyen bir cumhurbaşkanına ihtiyaç vardır.
“AKBELEN DİRENİŞİ’Nİ SELAMLIYORUM”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin barınma sorununu çözmek üzere parti programında sosyal konut projesi vardı.
Bizim iktidarımızda gelire göre kira dönemi başlayacaktır.
Antalya ve Muğla, kışlık nüfuslarını yazın katlayan şehirler.
Milas’ta olmamızın en önemli sebebi maalesef hükümet eliyle yapılanlar.
İkizköy’e bağlı Akbelen Ormanı 2018 yılında bir maden şirketine verildi. O tarihten itibaren İkizköy, İkizköylülerin elinden alınmaya çalışıldı. O günden itibaren bu mücadeleye destek verenler Akbelen’de oldu. Öncellikle Akbelen Direnişi’ni selamlıyorum.
Buradan vicdanı olan, insafı olana, alllaha inanan herkese sesleniyorum. Bu yapılanlara karşı Akbelenliler direndi. AK Partililer, ‘seçimi kaybediyoruz’ diyerek geri adım attı. Şimdi iki katıyla saldırmaya çalışıyorlar. Meclis’e bir kanun getirdiler. Normal şartlarda zeytinliklerin korunmasına dair kanun ortada duruyorken, kendilerince koordinatlarla burayı tarif eden kanun çıkardılar. Kanunu saatler içerisinde Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Bunlar Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı vermesinden çekinerek acele kamulaştırma için Cumhurbaşkanı Kararı çıkarttılar.
AYM’YE ÇAĞRI
Anayasa Mahkemesi’ne buradan çağrıda bulunuyorum. Bu milletin sesini duyun. Bu ormanın, bu hayvanların, bu kuşların, bu ağaçların günahına girmeyin. Bu günahkar Erdoğan’a dur deyin, dur deyin.
Bu gece başınızı yastığa koyduğunuzda o orman köylüsünü düşünün. Onun için mücadele eden 80 yaşında mücadele eden teyzeyi, oraları maden olduğunda yok olacak olan hayvanları, güzelim ağaçları düşünün. Bir tane zeytinin bile kıymetini düşünün ve bir buçuk milyon zeytin ağacının kesimine dur demek sizin yetkinizde. Bu gece onları düşünün ve artık bu başvuruyu öne çekin, bu katliama dur deyin.
Limak’a dur deyip, bu teyzemin yüzünü güldürmeni bekliyoruz.
“AK PARTİ ÇİFTÇİYİ DEĞİL, GIDA İTHAL EDENLERİ DÜŞÜNÜYOR”
Bu iktidar tarıma iyi gelmedi, yoksula iyi gelmedi, çocuğa iyi gelmedi. Muğla Planlama Ajansı’nın hazırladığı bir raporda Muğla’da çiftçiler gelirim, giderimi karşılamıyor diyor. Yüzde 63’ü başka bir imkanım olsa çiftçiliği bırakırım diyor. 58 yaş ortalamasına gelen çiftçilerin düşürüldüğü durum bu.
Bir ülkede tek adam varsa her şeye o karar verir. Bir ülkede parlamento varsa bütçeye, meclis karar verir. Çiftçi beş hak etmişken, bütçeye bir koydular. Açık açık konuşalım, bu ülkede tarım bilinçli olarak bitiriliyor. Ak Parti çiftçiyi değil, yurtdışından gıda ithal edenleri düşünüyor.
ERKEN SEÇİM ÇAĞRISINI YİNELEDİ
Bundan sonra bu mücadele Erdoğan’dan bir şey isteme mücadelesi değildir. 20 bin liralık emekli maaşının 42 bin liraya çıkarılmasını ya da asgari ücreti 39 bin lira yapmasını beklemiyoruz.
Erdoğan’dan bir şey istersem yazıklar olsun, ondan bir tek şey istiyoruz, erken seçim sandığı.
Biz Erdoğan’dan zam değil, zam yapmak için milletten yetki, Erdoğan’dan da sadece ve sadece seçim sandığı bekliyoruz.
“GİDİYORSUNUZ, BUNU DURDURMAYACAĞIZ”
Erdoğan çıktı dedi ki, bu gidişi durduramayacaksınız Özgür, dedi bana. Vallahi bozuk saat günde iki kere doğruyu gösterirmiş ya Erdoğan’ın doğruyu söylediğini son zamanlarda ilk kez duyuyorum. Şunu bilsin, hiç niyetim yok, bu gidişi durdurmayacağım. Millet sizi yolluyor. Gidiyorsunuz, bunu durdurmayacağız. Ama sen de şunu bil bu gelişi durduramayacaksın. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelişini durdurmayacaksın, Türkiye İttifakı’nı durdurmayacaksın.
AKIN GÜRLEK YORUMU
Ak Parti’nin kara düzeninde nasıl suçüstü yakalandılar.
Önce hakimdi, siyasete girdi bakan yardımcısı oldu. Oradan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı oldu. Çıkmış televizyona diyor ki, ben düne kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıydı.
Erdoğan’ın bir imzasıyla Adalet Bakanı oldu. Ertesi gün, Ak Parti’nin il başkanları toplantısına katıldı utanmadan. Ak Parti’nin il başkanlarına diyor ki, partimizin başarısı için çalışacağım.
89 mitingdir bu dava siyasidir diye anlattım, bu kadar güçlü anlatamazdım. Ak Parti’nin başarısı için çalışacağım diyen kişi bir gün önce Ekrem İmamoğlu’na, arkadaşlarımıza iftira atan kişidir.
Buradan bir kez daha söylüyorum, bu dava siyasidir. Akın Gürlek siyasidir.”











