CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a erken seçim çağrısında bulunarak; “Eğer Cumhurbaşkanıysan, gücünü milletten alıyorsan, hala sandıkla bir bağın kaldıysa ve kendine güveniyorsan, mertsen, yiğitsen koy sandığı önümüze, adayımız orada. Varsan sal adayı, yapın erken seçimi. Adaydan korkuyorsan, aday orada yatsın, getir sandığı, millet adayı nasıl çıkarıyor o hapisten görürsün. Nasıl sen hapsettiğin gün 15,5 milyon gidip de hepinizin dudağını uçuklattıysa hapiste de serbest de bıraksan senden sonraki cumhurbaşkanı, Ekrem İmamoğlu’dur, bundan kaçamayacaksın. Koyalım sandığı Mayıs’ın sonunda, en kısa takvimde millet seni seçerse diyeceğim ki ‘Benim de Cumhurbaşkanımdır. Milletin iradesine saygım sonsuzdur. Beş yıl boyunca o oradadır, ben de seçimi kaybettim, dönüyorum evime’ diyeceğim, gideceğim. Bu çağrıya cevap vermiyorsan Cumhurbaşkanı değil, cunta başkanı gibi davranıyorsun” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Türkiye çapında 2 Nisan’da düzenlenen toplu alışveriş boykotu, CHP’nin yayınladığı boykot listesi ve listeye iktidarın tepkisine ilişkin konuşan Özel, şunları söyledi:
“Dün ülkemizde milletin gücünü göstermek için gençlerin çağrısına uyarak bir günlük tüketim boykotuna biz de destek verdik. Gençlerin de bizim de amacımız demokratik bir tepkiyi yükseltmek ve hayatın içinde herkesin katkı verebileceği bir şekilde bu yaşanan olaylara tepki göstermek çünkü 301 arkadaşları içeride. Suçları ne? Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu’na muhalefet. Bence hiç de suçlu değiller de diyelim ki suçlular, bir gün yatarı yok cezanın. Hiçbirinin sabıkası yok, suçta tekrar yok, ertelenmiş ceza yok. Yattıkları her gün, ailelerinden bayramda ayrı geçirdikleri her gün haram zıkkım olsun. Yatmamaları gereken cezayı yatırtıyorsunuz. Mussolini gibi ön infaz… ‘Önceden yapalım, yargılama arkadan gelsin.’ En üstten ceza verseniz bir gün yatmayacak çocuğu bayramda kardeşinden, annesinden, babasından ayrı bıraktınız, 18-19 yaşında gençleri.
“Bütün Türkiye gördü bomboş AVM’leri, sen kimi kandırıyorsun”
Dün bir anda ‘Gençlerin boykot kararına biz de destek veriyoruz’ deyince büyük bir panik… Sokaklara çıkmayanlar bir fotoğrafçı, bir kameramanla bir dükkanda alışverişe çıktılar. Hepsi açıklama şeyine girdiler. Oh içime değsin, o boykotu herkese duyurttum ya size. Nasıl çıktı o boykot? Sen niye gittin oraya Bakan? Seni oraya kim götürdü? Aslan gibi gençler götürdü. Onlar yaptı, ben de destekledim; aldın eline sepeti, gittin oraya iletişim kampanyası yapmaya. Bütün Türkiye sayenizde duydu. Haftaya Çarşamba gençler ‘Devam’ derse böyle bir boykotun bilinirliğinde sorun yok. Allah razı olsun bu iletişim, taktik fukaralarından. Çünkü her şeyi bir kişi söylüyor, bunlar yapıyor ya. Kerrat cetveli bile talimata tabii. İki kere iki beş. Eyvallah! İki kere iki beş’i kabul edecek zihniyet boykotu bilmeyene duyurdu.
Çıkmışlar, ayda bir yayınlanan verilerle, kredi kartlarında pek bir düşüş yokmuş. Biz de alıyoruz aynı verileri. Yüzde 11 düştü diyen var, 9 diyen var, 16 diyen var ama neyle karşılaştırıyorsun? Dön bak bakalım beş günlük bütün dükkanlar kapalı olduktan sonra açılan ilk gün ne kredi kartı kullanılıyormuş, bugün ne kullanılıyormuş. ‘Mart ortalamalarının biraz altında.’ Bayram bitişlerinin kaç altında, ona bak. Bütün Türkiye gördü bomboş AVM’leri, sen kimi kandırıyorsun?
“Boykot yapılan firmalarda çalışanlara bahşiş bırakmak serbest, patrona hesap ödemek yasak”
Biz CHP olarak bizi yayınlamayan, gençleri Saraçhane’de görmeyenleri bir genel boykotla değil, özel bir boykot listesiyle ve boykot.net adresinden, boykotyap.org adresinden izleyebilirsiniz. Oradakileri sürekli boykot ediyoruz. Gençlerinkine dün destek verdik, gençlerinki de dünküydü. Hala boykot var diye her markayı boykot etmek gibi bir şey yok. O dündü, oldu bitti. Mesela şu anda İstanbul’da 1,2 milyon kişiyi görmeyen, Maltepe’yi görmeyen NTV diye bir kanal var. Parayı bizden kazanıyor, yüzde 75. Doğuş Grubu’nun Günaydın Restoranı’na gitmiyoruz, Nusret lokantasına gidilmiyor, Doğuş Oto’dan gidip de araba satın alınmıyor. Mevcut arabanı kullanma demiyoruz ama Skoda, Volkswagen, Audi gibi araçların yenisini almıyoruz. Bizim belediyelerde tamamı bu araçlardan neredeyse. Bundan sonra bizi görmeyeni biz de görmeyeceğiz. CHP üyesi Skoda’ya, Volkswagen’e, Audi’ye binmeyecek. Mektup da yazacağım, çok güçlü bir sendikası var Volkswagen’in. Gerekirse ziyarete gideceğim, ‘Türkiye’deki distribütörünüz böyle adamlardır’ diyeceğim. ‘Siz çok demokratik yönetilen bir yersiniz, yönetiminizde işçiler var. Bunlar, basın özgürlüğüne bu kadar aykırı iş yapıyorlar. Değiştir distribütörü’ diyeceğim. İki elim yakalarında.
Bu lokantaların hali vakti yerinde olup, bu lokantalara gidecek, yeme yiyecek durumda olup bu lokantaların önünden geçen girip yemek yemesin ama tipbox’a tip bırakabilirsiniz. Çünkü o çalışanlar için bir dayanışma. Boykot yapılan firmalarda çalışanlara bahşiş bırakmak serbest, patrona hesap ödemek yasak. Bu dayanışmayı gösterelim. Provokasyon oluyor ama asla orada çalışan bir işçiye ya da NTV’nin muhabiri, dünyanın en temiz gazetecilerine ilişmek yok. A Haber’e, ATV’ye de yok, TRT’ye de yok. Boykot başka bir şey, oradaki emekçinin ekmek kavgası başka bir şey.”
“Bir Ekrem İmamoğlu korkusuna memlekete yaşattıklarına bakın”
Özel, İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Mehmet Şimşek’in dalgalanan ekonomiye müdahalesinin yetersiz olduğunu söyleyen ve davada kullanılan MASAK raporunun hazırlanmasını eleştiren Özel, tutuklamanın AB ülkelerinin Türkiye’ye karşı olumsuz tavır almasına neden olduğunu söyledi. Özel şöyle devam etti:
“Mehmet Şimşek hepimizi bütün dünyaya rezil etti çünkü bunu ekonomist biliyorlardı, bu kalpazan çıktı. Sahte evrak düzenleyene, para basana kalpazan deniyor. MASAK raporunu aralık, ocak, şubat konuşmuşlar; martta söylemişler, 10-17 Mart arası mümkün olduğu kadar imza attıracak bir uzman da bulamamış, uzman yardımcısı da. Sorumlusu Mehmet Şimşek. Şimşek bütün dünyada ekonomi çevrelerinde hızla itibar kaybeden, artık bir siyasi darbeye alet olmak için kendine emanet bağımsız, tarafsız kuruluşları alet eden, ettiren ya da yönetim hiyerarşisinde kendine bağlı kurumu tutamayan, o kuruma dışarıdan kanunsuz emir aldırtan, beceriksiz ve kötü niyetli bir yöneticidir. O yüzden bu Mehmet Şimşek’in bütün dünya gerçek yüzünü görecek ama burada başka bir şey var: Cuntanın bir parçasıdır, mali ayağıdır Mehmet Şimşek ama yaptıkları ne sonuç doğurmuş?
Avrupa Parlamentosu, 28 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirmesi gereken Akdeniz Birliği Parlamento Assemblesi Ekonomi Komitesi’nin katılımını iptal etmeye karar verdi. AB’ye dahil olan bütün ülkelerdeki bütün partilerin milletvekillerinden oluşan, Akdeniz Birliği Parlamento Assemblesi Türkiye’de yapılacaktı iptal ettiler. Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Martha Kos, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu oturumunda Antalya Diplomasi Forumu’na katılımını ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la görüşmesini iptal ettiğini açıkladı. 14-15 Nisan’da Ankara’da yapılması planlanan Avrupa Parlamentosu’nun AB-Türkiye Karma Parlamento Komite toplantısı da iptal edildi. Bu darbe girişiminin Türkiye’ye yaşattıkları. Burada ana muhalefet lideriyim, yurt dışında Türkiye’nin partisinin Genel Başkanı’yım. Kıbrıs meselesini, Azerbaycan’ı, Filistin’i, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini savunurken, Avrupa Sosyalist Partisi’nden kararlar çıkarttırırken yaptığınıza bak. Mehmet Şimşek yapıştır alnına gez bu kağıtla bütün dünyayı. MASAK raporundan gemicik yap, ithalat, ihracat yap onunla yap onunla. Bu kadar vatan hainliği olmaz. Bu yaptıklarınız vatan hainliği sizin. Herkesten bir vatan haini çıkarıyorsunuz ya bu yaptığınız bu ülkeye ihanet işte. İğneyle kazıyoruz, kürekle kapatıyorsunuz. Beceriksiz, yeteneksiz, kötü niyetli adamlarsınız. Bir Ekrem İmamoğlu korkusuna memlekete yaşattıklarına bakın.
“Hapiste de serbest de bıraksan senden sonraki cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’dur”
İmamoğlu’nun tutuklandığı gün olan 23 Mart’ta Türkiye genelinde kurulan dayanışma sandıklarından çıkan 15,5 milyon oyu hatırlatan Özel, iktidara erken saçim çağrısında bulundu. Özel, şunları söyledi:
“Büyük bir dayanışmayla imzalar toplanıyor. Üç günde 5 milyon imza toplandı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim sandığı için. Hazımsızlık bütün Trabzon’u asla etkilemez. Trabzon’un adını kirletmekten başka bir şey değil yapılan iş. Bir eli bıçaklı, gitmiş saldırmış. Yaralımız var, yakından sağlık durumunu takip ediyoruz ama bu bizi yıldıramaz. İmza kampanyası ne zaman seçmen sayısının yarısından bir fazlasına geçerse bütün milletimizin gözü önünde o imzalar gelecek, o sandıktan kaçamayacaksınız. Bütün dünya, dünya siyasi tarihinin en büyük güvensizlik oyunu görecek. Şu Meclis’ten korkutunuz ya, 550’ydi 600 yaptınız, güvenoyunu kaldırdınız 301 milletvekili hükümet düşüremesin diye. Milletin kendisinin yarısından bir fazla nasıl düşürüyor o hükümeti göreceksiniz. O sandık, bu milletin önüne gelecek. Öyle ya da böyle bu sene bu milletin önüne bir sandık koyacağız, milletin terazisine hep beraber çıkacağız. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesleniyorum, cunta başkanı Erdoğan’ın hak ettiklerini duydu. Beterini duymaya devam edecek, bütün dünya duymaya devam edecek. Bu senin eserin. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesleniyorum: Eğer Cumhurbaşkanıysan, gücünü milletten alıyorsan, hala sandıkla bir bağın kaldıysa ve kendine güveniyorsan, mertsen, yiğitsen koy sandığı önümüze, adayımız orada. Varsan sal adayı, yapın erken seçimi. Adaydan korkuyorsan, aday orada yatsın, getir sandığı, millet adayı nasıl çıkarıyor o hapisten görürsün. Nasıl sen hapsettiğin gün 15.5 milyon gidip de hepinizin dudağını uçuklattıysa hapiste de serbest de bıraksan senden sonraki cumhurbaşkanı, Ekrem İmamoğlu’dur, bundan kaçamayacaksın. Gel, Cumhurbaşkanı olarak gücünü aldığın Anayasa’ya, sandığa ihanet etme; koy sandığı, gününü konuşalım, Kasım dersem Kasım’da, Eylül dersen Eylül’de, keşke desen bu Mayıs’ın 30’unda, keşke ne yakın zamanda koyalım sandığı milletin dediği olur. Koyalım sandığı Mayıs’ın sonunda, en kısa takvimde millet seni seçerse diyeceğim ki, ‘Benim de Cumhurbaşkanımdır. Milletin iradesine saygım sonsuzdur. Beş yıl boyunca o oradadır, ben de seçimi kaybettim, dönüyorum evime’ diyeceğim, gideceğim. Var mı cesaretin? Bu çağrıya cevap vermiyorsan Cumhurbaşkanı değil, cunta başkanı gibi davranıyorsun.”
“Boykotun anayasal bir hak olduğunu hepimiz biliyoruz ve baş boykotçu Erdoğan zaten”
Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, boykot çağrısı yaptığı için TRT’de yayınlanan dizinin kadrosundan çıkarılan Aybüke Pusat ve sosyal medya hesaplarından boykot çağrısı yaptıkları için gözaltına alınan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ile ilgili şunları kaydetti:
“TRT’nin başında cuntanın atadığı bir Genel Müdür var. Onun tutumu var, onu son derece antidemokratik buluyorum. Bir sanatçı fikrini ilan ediyor ve bunun karşılığında ekmeğiyle oynuyor. Daha da kötüsü, o dizinin dünya kadar izleyeni var. Başrol oyuncusunu sırf dünya görüşü, siyasi fikri ya da o meseleye tutumundan dolayı seyircisinden koparmak TRT’de o diziyi izleyen ve o sanatçıyı beğeniyle takip eden milyonlara haksızlık.
Bugün hepsinin serbest bırakılmasını bekliyorum. Sadece gözdağı vermeye çalışıyorum. Başsavcı ve savcılara da söylüyorum, bu kararı normalmiş gibi göstermeye çalışan herkese söylüyorum: Boykotun anayasal bir hak olduğunu hepimiz biliyoruz ve baş boykotçu Erdoğan zaten. 2008’de, hem de o sanatçılar gibi bir boykot afişini paylaşarak değil Başbakanlık gücüyle… 2009’da Doğan Medya Grubu’na ‘Bunların gazetelerini almıyoruz, televizyonlarını izlemiyoruz’ demedi mi bu? NTV’yi boykot etmek demokratik değilmiş. Bütün bir medya grubunu Başbakanlık sözünün gücüyle boykot etti, dönmüşler boykotu kınıyorlar. Türkiye’de en çok boykot konuşan ve siyasetini yapan Erdoğan’dır. Şimdi de gençler onu boykot ediyor.”
/Anka/