Amerikalı diplomat Peter Galbraith, ” Umarım Türkiye’den askeri bir müdahale olmaz. Bence insanların aklında tutması gereken şey şu; askeri müdahaleler çoğu zaman istenmeyen sonuçlara neden olur. Türklere tavsiyem, Suriye’de işlerin kendi seyrinde ilerlemesine izin vermeleri. Çünkü nasıl yönetilecekleri Suriyelilerin çözmesi gereken bir mesele.” dedi.
t24‘ten Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlayan Galbraith, ”Türkiye, Suriye Kürtleriyle yeni dönemde nasıl ilişki kuracağını değerlendirirken bence Irak Kürtleriyle olan ilişkilerinin tarihine bakmalı.” ifadelerini kullandı.
Galbraith’ın konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
*Umarım Türkiye’den askeri bir müdahale olmaz. Bence insanların aklında tutması gereken şey şu; askeri müdahaleler çoğu zaman istenmeyen sonuçlara neden olur. Mesela, Putin Ukrayna’da dört yıldır kazanamadığı bir savaşa gireceğini tahmin edebilir miydi? O gün sorsanız Ruslar birkaç günde Kiev’i ele geçireceklerine inanıyordu. Peki, bugün Türkiye Suriye’de böyle bir işe kalkışırsa sonuçları ne olur? Bilemiyorum. Belki de asıl sorulması gereken böyle bir müdahalenin Türkiye’nin içindeki çözüm sürecini nasıl etkileyeceğidir. Yine yakın tarihten başka bir örneğe bakalım; Saddam, Kuveyt’i işgal ettiğinde, bunun yanına kalacağını düşünmüştü. Yani savaşlar nadiren mimarlarının istediği gibi sonuçlanır.
*İkinci vurgulamak istediğim nokta ise şu olur; Türkiye, Suriye Kürtleriyle yeni dönemde nasıl ilişki kuracağını değerlendirirken bence Irak Kürtleriyle olan ilişkilerinin tarihine bakmalı. 1988’de Celal Talabani, Washington’a geldiğinde ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki görüşmesini ben ayarlamıştım. O zaman Türkiye’nin Cumhurbaşkanı hala Kenan Evren’di. Ve Evren, Talabani’den bir gün sonra Washington’daydı. “Neden Kürt teröristlerle görüşüyorsunuz?” diye tepki göstermişti. Bugün Türkiye’nin tüm komşularını düşünün. En iyi ilişkilere sahip olduğu komşusu hangisi? Irak Kürdistanı. Peki Irak Kürdistanı’na en çok yatırım yapan kim? Türkiye. Oradaki havaalanlarını, otelleri kim inşa etti? Ben Erbil’e gittiğimde Divan’da, Duhok’ta Rixos’ta kalıyorsam bu Türklerin sayesinde. Beni dinleyeceklerini sanmıyorum ama bana sorsalar Türklere tavsiyem, Suriye’de işlerin kendi seyrinde ilerlemesine izin vermeleri. Çünkü nasıl yönetilecekleri Suriyelilerin çözmesi gereken bir mesele.
* Türkiye bir dönem, Talabani ve Barzani’yi “Kürt teröristler” olarak tanımlıyordu. Bugün Ahmed El Şara’ya bakın, düne kadar başına 10 milyon dolarlık ödül konmuş bir teröristti. El Kaide üyesi birisinden bahsediyoruz. O da terör örgütü üyesiydi, Suriye’de korkunç suçlar işlediler ve yine de Türkiye onları destekledi. Bu yüzden bence Türkiye’nin burada ahlaki üstünlüğü yok. Ve ben ahlaki üstünlük kurma çabasından uzaklaşıp pragmatik olana odaklanmak istiyorum.








