PYD: Efrîn’de işgal ve ihlaller sürüyor…

Genel

🔴PYD, Efrîn’in işgalinin 8. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, zorla göç, demografik değişim ve insan hakları ihlallerinin sürdüğünü belirterek uluslararası topluma “sorumluluk alın” çağrısında bulundu.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD), Efrîn sorununun çözümü için Türkiye’nin işgalinin ve ona bağlı silahlı grupların varlığının sona ermesi, ayrıca göçmenlerin güvenli ve onurlu dönüşünün sağlanması gerektiğini belirtti.

Demokratik Birlik Partisi (PYD), Efrîn’in  Türk devleti ve ona bağlı cihadist güçler tarafından işgal edilmesinin 8. yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı.

PYD’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“18 Mart’ta, Efrîn kentinin işgalci Türk devleti ve ona bağlı radikal çeteler tarafından işgal edilmesinin 8. yıl dönümünü kınıyoruz. Bu, geniş çaplı bir askeri saldırının ardından gerçekleşti. Saldırı, Suriye’de en güvenli ve istikrarlı bölgelerden biri olarak kabul edilen bir bölgeyi hedef aldı. Aynı zamanda burası, savaş nedeniyle evlerinden göç etmek zorunda kalan on binlerce Suriyeli için bir sığınak konumundaydı.Efrîn, halkı tarafından Demokratik Özerk Yönetim modeli altında yönetiliyordu ve bu model, Suriye’de ortak yaşam ve barış açısından önemli bir deneyimi temsil ediyordu.

Efrîn’e yönelik saldırı 58 gün sürdü. Bu süre boyunca bölge halkı, uluslararası olarak yasaklı silahlar da dahil olmak üzere farklı silah türlerini kullanan büyük bir askeri güce karşı tarihi ve kahramanca bir direniş sergiledi.

Bu süreç, Rusya ile Türkiye arasında bir uzlaşı, şüpheli bir uluslararası sessizlik ve o dönemin Suriye rejiminin açık hareketsizliği ortamında gerçekleşti. Rejim, Suriye topraklarının bir kısmının işgal edilmesine karşı herhangi bir somut adım atmadı.

“Zeytin Kenti” olarak da bilinen Efrîn’in işgali, yerli halkın zorla göç ettirilmesine, sivillere yönelik ciddi ihlallerin yaşanmasına ve bölgenin doğal, kültürel ve tarihi mirasının sistematik biçimde tahrip edilmesine yol açtı.

DEMOGRAFİK DEĞİŞİM POLİTİKALARI VE GÜNLÜK İHLALLER DEVAM EDİYOR

Efrîn’in işgali üzerinden 8 yıl geçti, ancak bölge hâlâ yerli halkına yönelik sistematik demografik değişim politikaları ve günlük ihlallerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Bu ihlaller; mülklere el koyma, keyfi tutuklamalar, kaçırma ve zorbalık gibi uygulamaları içeriyor ve tümü, bölgenin kimliğini silme ile toplumsal ve tarihsel dokusunu değiştirme yönünde açık bir çaba olarak değerlendiriliyor.

EFRÎN HALKINA SİSTEMATİK BİR CEZALANDIRMA POLİTİKASI UYGULANDI

Efrîn halkı, Şahba ve Til Rifat kamplarında yaşamını sürdürürken yeni bir insani felaketle karşı karşıya kaldı. Sürekli baskı politikaları nedeniyle bir kez daha göç etmek zorunda kalan halkın yaşadığı durum, Efrîn’in direnişçi halkına yönelik devam eden bir cezalandırma politikasını yansıtıyor.

Zorla göçertilen halk, Şehba ile Tebqa arasındaki yolda saldırı, öldürme ve tehditlerle karşılaştı. Bu durum tüm insani hukuk ve sözleşmelerin açık bir ihlalidir.

Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri de çeşitli ağır silahların kullanıldığı askeri saldırılara maruz kaldı. Bu saldırılar sonucunda, Efrîn halkı ile bu iki mahallede yaşayan sivillere yönelik katliamlar yaşandı; ayrıca zorla yerinden etme ve masum sivillerin tutuklanması gibi ihlaller gerçekleşti. Tutuklananların birçoğunun akıbeti ise hâlâ bilinmiyor ve bu durumla ilgili herhangi bir hesap verme söz konusu değil.

Bu süregelen ihlaller çerçevesinde, Kuzey ve Doğu Suriye’yi hedef alan saldırılar yeni bir göç dalgasına yol açtı. Binlerce Efrînli, bir kez daha Tebqa ve Reqa bölgelerinden Hesekê ile Qamişlo kentlerine doğru göç etmek zorunda kaldı. Zorla göç ettirilenlerin sayısı 170 bini aştı.

Bu trajik tablo, Efrîn halkının işgal politikaları ve savaş nedeniyle maruz kaldığı sürekli acının boyutunu gözler önüne seriyor.

EFRÎN HALKI CİDDİ SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA

29 Ocak’ta Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (QSD)  ve Suriye Geçici Hükümeti arasında yapılan anlaşmanın ardından, Efrîn’e geri dönen ilk kafile, Hesekê kantonundan yola çıktı. Zorla göç ettirilen Efrîn halkının geri dönüşünün gönüllülük ve güvenlik temelinde devam edecek. Ancak ikinci kafilenin hareketi lojistik nedenlerle ertelendi ve yeni tarih daha sonra belirlenecek.

Buna rağmen geri dönen Efrîn halkı ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Özellikle ev ve mülklerinin, bazı yerleşimciler ve silahlı çeteler tarafından hâlâ işgal altında tutulması öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor. Bu durum, mülk sahiplerinin meşru haklarının iade edilmesi ve gayri meşru işgalcilerin çıkarılması için ilgili yetkililerin acil müdahalesini gerekli kılıyor.

8 YILDIR SÜREN ACI, SADECE BÖLGESEL BİR MESELE DEĞİL

PYD olarak bu acı yıl dönümünde Serêkaniyê ve Girê Spî kentlerinden zorla göç ettirilen halkla dayanışmamızı bir kez daha yineliyoruz. Uluslararası topluma ve ilgili taraflara çağrıda bulunarak, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmelerini ve işgalci Türk devleti üzerinde baskı kurarak Suriye topraklarındaki işgalin sona erdirilmesini, süregelen ihlallerin durdurulmasını ve tüm zorla göç ettirilenlerin kendi evlerine onurlu ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasını talep ediyoruz.”

Açıklamada, Efrîn halkının 8 yıldır süren acısının sadece bölgesel bir mesele olmadığı; aynı zamanda adalet, insan hakları ve uzun süredir savaş ve göç yaşayan bir halkın onuru meselesi olduğu vurgulandı.

Son olarak, Efrîn’in direnişin sembolü olmaya devam edeceği ve halkının kendi topraklarına ve evlerine dönme hakkının meşru bir hak olduğu, bu hakkın göz ardı edilemeyeceği ifade edildi.

MSD AÇIKLAMASI

MSD açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Efrîn sorununun çözümü için Türkiye’nin işgalinin ve ona bağlı grupların varlığı sona ermelidir. Göçmenlerin güvenli ve onurlu dönüşü sağlanmalı, bölge asli sahiplerine geri verilmelidir.”

Açıklamada ayrıca, hakların ve mülkiyetlerin iade edilmesi ile dayatılan demografik ve idari değişikliklerin durdurulmasının kalıcı ve adil bir çözümün temel şartları olduğu vurgulandı.

MSD, Suriye Geçici Hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (QSD) arasında yapılan anlaşma kapsamında 400 göçmen ailenin son dönemde dönüşünün olumlu bir adım olduğunu belirtti. Ancak tüm yerel halkın kendi evlerine ve mülklerine dönebilmesi için daha kapsamlı bir çözüme ihtiyaç olduğu ifade edildi.

/Kaynak: ANF/

İlginizi Çekebilir

Gürlek dosyasında yeni gelişme: Tapu sorgusu yapanlara inceleme
Akın Gürlek’ten iddialara yanıt:“Belgeler sahte, iddialar asılsız”

Öne Çıkanlar