Ragıp Duran: Baktın mı? Gördün mü? N’olmuş?

Yazarlar

:

Görsellik artık tayin edici hale geliyor. Varsa yoksa resim, fotograf, video, film, illüstrasyon, desen, figür, çizgi, grafik…  Bazı olaylar, görüntüler aracılığıyla meşrulaştırılıyor, bazı olaylar da görüntü yasağıyla yok saydırılıyor. Bu alanda tek çare…

image.png

 Hayatımızın önemli bir bölümü artık ekran karşısında geçiyor. Bilgisayar ekranı, cep telefonu ekranı, televizyon ekranı, sokakta, AVM’lerde rastladığımız dev ekranlar… Oysa ki yüzyıllar öncesinde Hazreti Muhammed (S.A.V) resmi, resim yapmayı yasaklamıştı. Değil mi?

Günümüzün önemli bir sorununu 1415 yıl önceki bir göndermeyle hatırlattın. İyi oldu. Müslümanlarda resim uzun süre yasaklandı. Peygamber, bir yandan resim/put benzerliğine karşı önlem almış olsa gerek ama bir yandan da sanatçının resim yaparak kendisine rakip olabileceğini düşünmüş olsa gerek. Çünkü  tek yaratıcı kendisinin  temsilcisi olduğu Allah’tır onun inancına göre. Biliyorsun sahabenin biri bir resim yapmış, beğensin diye onu Peygambere göstermiş ama Peygamber kızmış: ‘’Hadi bir de can ver bakayım bu yaptığına!’’ demiş. Bu söylediklerimin kaydı filan yok, duyum, iddia, efsane, masal düzeyinde bilgiler.

Anladım. Kısacası Peygamber resim istemiyor, resim sevmiyor. Ama biz…

Biz dediğin kim?

İşte Türkler, Müslüman Türkler, son zamanlarda resme, görüntüye çok meraklıyız. Bir ara dünyada ABD’den sonra en uzun süre televizyon seyreden millettik. Geçmişle bugün arasındaki bu zıtlığı nasıl açıklarsın?

Hristiyanların ilk kiliselerinde bile duvarlarda fresklerde resimler var. Buna mukabil Müslüman Türkler arasından dünya çapında onbinlerce ressam, görüntü sanatçısı çıkıyor değil mi? Resim galerileri her gün hınça hınç dolu değil mi? Müslümanların görüntü merakı yüzyıllar süren yasağa bir tepki olabilir. Aç kalmışlar. Halılarda kilimlerde bile resim yok. Figürler var sadece. Minyatürlerde de dikkat et perspektif yoktur. Müslümanlar, geneli için söylüyorum,  pasif birer görüntü tüketicisi (Homo Spectator). Öyle resim, görsellik meraklısı filan değil.

Niye açtım bu konuyu biliyor musun? Komisyonun üç üyesinin adaya yaptığı ziyaret hakkında bir tek kare fotograf yayınlanmadı. Kasıtlı değil mi? Sebebi ne olabilir sence? 

Dikkat etmedin herhalde. Çoğu yayın organında İmralı adası diye Yassıada’nın fotografları yayınlandı. Orada bir mesaj mı vardı, bilemem. Sonra düzelttiler. Soruna gelince: Her konuya sınıfsal açıdan ve iktidar perspektifiyle bakarsan anlarsın ziyarete ilişkin neden hiç fotograf yayınlanmadığını.

Bak yine bozuyorsun muhabbeti. Sınıf mı kaldı Allah aşkına bu devirde? Bak Sovyetler nasıl yıkıldı? Her şeye siyaset katıyorsun sen de… Çok idoolojiksin yani!

Pardon. Sordun yanıt vermeye çalışıyorum. Görüntü nötr yani tarafsız bir şey değil. İktidar bazı görüntülerle kuvvet kazanır, bazı görüntülerle de zayıflar. Bu işin üstadı İmaj Felsefesinin kurucusu Marie-José Mondzain’in kitaplarından birinin başlığı ‘’Görüntü öldürebilir mi?’’.  Yeri gelmişken iki kitabının başlığını da anacağım: ‘’Ne görüyorsun?’’  ve ‘’Bakışların Ticareti’’. Ne yazık ki hiç biri Türkçeye tercüme edilmemiş.

Galiba anlamaya başlıyorum.

Güzel. İlk tespit: İktidar bu görüntünün yayınlanmasını istemezdi. AKP ve MHP’li vekillerin ‘’Teröristbaşı’’ ile birlikte çekilmiş fotografı, ‘’İktidar ‘Bebek Katilini’ meşrulaştırıyor, sempatik gösteriyor’’ algısını güçlendirebilir. Ayrıca göründüğü kadarıyla yürütülen projenin/girişimin toplumda kayda değer sağlam bir karşılığı yok. Batı ve global medya da konuyla pek ilgilenmiyor.

 İyi de fotograf yayınlanmayınca ada ziyareti yapılmamış mı olacak yani?

Bugün aklın zihnin bakıyorum cıvıl cıvıl. Haklısın. Ama iktidar şöyle düşünüyor:  ‘’Fotograf bir bilgiyi çok kolay ve hızlı bir şekilde çok geniş bir kitleye aktarabilir. Fotografı yasaklarsak bu ziyaret kolay ve hızlı bir şekilde geniş kitleye ulaşmayabilir.’’ Ayrıca, fotograf kalıcı. Yayınlamazsan bu kalıcılığını da iptal ediyorsun. Bizde insanların çoğu yazılana, söylenene değil gördüğüne inanıyor.

E açıkçası ben de biraz öyleyim. Fotografını görmezsem bir haberin, kolay kolay inanmam o haberin içeriğine.  Fotograf bir kanıt gibi sanki. Öyle değil mi?

Yalnız biliyorsun bugün Yapay Zeka denilen mekanizma sayesinde istediğin fotografı üretebiliyorsun, yaratabiliyorsun. Fotograf evet önemli bir araç. Bu nedenle de Stalin mesela SBKP Merkez Komitesinin gözden düşürdüğü mensuplarının resimlerini fotograflarda kesiyordu. Thatcher da IRA sürecinde IRA yönetici ve  üyelerinin radyo ve TV’lere çıkmasını yasaklıyor, görüntülerini hiç yayınlamıyor, kendi seslerini de vermiyordu.

Sonuç?

Çok fazla görüntü, görüntüyü öldürür. Çok fazla görüntü yaratma ve yayma olanağı iktidarın elinde olduğu için, yani medya üzerinden, her resme, her fotografa ihtiyatlı yaklaşmak gerekir. Eleştirel bakmak lazım. Cep telefonunu elinden düşürmezsen, saatlerce ekran karşısında kalırsan çayıra çıkıp dolaşmak, sahilde yürümek, kahvede eş-dostla sohbet etmek ve kitap okumak için zamanın azalır.

 Zaten belki de Hazreti Muhammed (S.A.V) bu nedenle de resmi yasaklamış olabilir mi?

Fesuphanallah!

image.png

(SON/RD)

İlginizi Çekebilir

Kremlin: Rus ordusu, Krasnoarmeysk ve Volçansk kentlerini ele geçirdi
Oval Ofis’te gündem Venezuela: Trump güvenlik ekibiyle toplanacak

Öne Çıkanlar