:
Onlarca belki yüzlerce konu gündeme çıkarılıyor. Ama hiç bir konuyu yeterince bilgi temelinde değerlendirmiyor mümtaz medyamız. Bir haber bir başka haberi saklıyor. Esas haber diplerde gölgede kalıyor.

Hocam merhaba, nasılsınız?
İyiyim. Sen öyle merhaba demeden, nasılsınız diye sormadan konuya girerdin. Hayrola?
Sosyal medyada bir konuyla ilgili olarak sizin hakkınızda ağır ithamlar hatta hakaretler okudum da bu nedenle nasılsınız diye sordum.
Anladım. Önemli değil. İyiyim. Gördüm ben de. Sözünü ettiğin güncel konuda bir dizi soru sormuş, bazı tespitlerde bulunmuştum. Kimse bu sorulara cevap aramamış. Kestirmeden saldırıya geçmiş. Çünkü ben onların inandığı fikirleri doğru bulmuyorum, eleştiriyorum. Küfür ve hakaret çaresizliğin, fikirsizliğin yansımasıdır. Ben tartışmadan yanayım. Kapışmadan değil.
İyi de hocam size MİT ajanı filan diyenler var.
Gördüm. Ama Emre bey, Hakan bey, İbrahim bey güzellemeleri yapan ben değilim.
Anladım.
O zaman bütün dünyada gündemde olan Epstein meselesine girelim. Nedir sizin değerlendirmeniz?
Çok geniş, çok dallı bir konu. Beni daha çok işin Türkiye ayağı ilgilendiriyor, bir de Chomsky meselesi.
A evet ben de soracaktım zaten. Siz Boston’da iken Chomsky’nin öğrencisiydiniz değil mi? İki kez Türkiye’ye geldiğinde de Istanbul’da Diyarbakır’da sizi hep Chomsky’nin yanında görmüştük. Tercümanlığını yapıyordunuz galiba.
Evet. Chomsky’nin Epstein’la ilişkisi çok sorunlu. Bir takım mali işlere girmişler.Para-pul emlak işi. Üstelik de Epstein hakkındaki suçlamalar gündemde iken. Noam, Epstein’a akıl veriyor bir de: ‘’Medyada yazılanlara tepki verme, kaale alma, sus’’ diyor. Chomsky’nin akademik ve siyasi değeri bu olayla sıfırlanmaz ama şahsiyeti ve ahlakı konusunda asap bozucu bir durum var.
Chomsky’nin halen konuşacak ya da yazı yazacak durumu yok. Tedavi altında. Bu nedenle eşi özür dileyen, hatalarını itiraf eden bir mesaj yayınladı. Yeter mi? Bilemem.
Bu Epstein’in adres defteri çok kalınmış. Prensler, Prensesler, Başbakanlar, Bakanlar ve bu arada da Noam Chomsky. Ama bak aklıma geldi: Amerikan kültürünün ya da Amerikan akademik adetlerinin bir parçası mıdır bilmem, 1999 ya da 2000 yılı olmalı, Chomsky ile bir muhabbetimizde, CİA Başkanının adı geçti. Massachussetts Institute Of Technology’de profesör iken CİA’nın başına atanmıştı. Tanımam bilmem. ‘’Tanır mısınız?’’ diye sordum. Aldığım cevaba çok şaşırmıştım:’’Tanırım tabi hem meslekdaşımdır hem de dostumdur’’. demişti. Ben doğal olarak dışarıdaki herşeyi hemen Türkiye’ye tercüme ederim ya… Bizde herhangi bir profesör, MİT’in başına bir meslekdaşı getirilse ‘’Tanırım dostumdur’’ demez herhalde. Değil mi?
Yoo niye demesin. Meslekdaşı ve tanıdığı ise diyebilir. Bunda bir şey yok.
Bence bunda çok şey var. Bir profesör, bir bilim insanı bağımsız ve özgür olmalı. MİT başkanı dostum, İçişleri Bakanı hemşehrim, Başbakan da okul arkadaşım derse benim hiç hoşuma gitmez.
Hocam dağıtmayalım konuyu Epstein’ı konuşuyorduk.
Evet, sen de izledin herhalde. İngiltere’de, Fransa’da, Norveç’te daha başka bir çok ülkede hanedan mensubu, Başbakan ve Bakanlar ile tanınmış iş insanları, medyanın üst düzey yöneticilerinin adı geçiyor. Ve bu ülkelerde yargı yani ilk başta savcılar hemen harekete geçti, soruşturmalar başlattı.
Evet izledim.
Peki Türkiye’de benzer bir gelişmeye tanık oldun mu?
Bizde de adı sanı bilinen bir kaç insanın ismi geçiyor belgelerde. DEM ve CHP milletvekilleri, 1999 depreminden sonra kayıp olarak kayıtlara geçirilen kız çocukları ve genç kızların kaçırılarak Epstein’in adasına götürüldüğünü, hatta satıldığını öne sürüyor. Bu nedenle de konunun araştırılmasını talep ediyor.
Evet iyi izlemişsin. Ben sana şimdiden söyleyeyim Meclis’in gündemine gelirse bu konu AKP ve MHP’nin oylarıyla rededilir.
Nereden biliyorsunuz hocam?
Bir şey bildiğimden değil, muhalefet partilerinin daha önceki Meclis Araştırma taleplerine bak, iktidarın aleyhinde ya da Epstein gibi global düzeyde bir skandalın Türkiye ayağı gibi ‘’hassas’’ bir konu, gündeme alınmak üzere oylanırsa AKP-MHP çoğunluğu hemen karşı çıkar. Hep çıktı şimdiye kadar. Ayrıca adı belgelerde geçen en az 2 kişi iktidar yanlısı kişiler.
Karamsarsınız hocam.
Bugün bu ortamda iyimser olmak mümkün mü? Ece Ayhan, memleketi ‘’Kötülük Toplumu’’ olarak nitelemişti. Çok haklıymış!

(SON/RD)










