Kurultay, rüşvet, yolsuzluk, yönetim değişikliği, yargı, butlan, kayyım… Nelerle uğraştırıyorlar bizleri. Manzara traji-komik…
Penguen Dergisi, 1 Temmuz 2010
Maoculuğun en keskin dönemlerinde, 1975 yılında Fransa’da öğrenci iken, iktisatçı Charles Bettelheim’in ‘’SSCB’de Sınıf Savaşları, 1917-1923’’ kitabını okuduğumda çarpılmıştım. Çünkü o zamana kadar, Lenin iktidarı ele geçirince sınıf savaşları proletaryanın lehine sonuçlanmış sanıyorduk. Oysa ki devam ediyormuş! Aynı dönemde Çin Komünist Partisi içinde de ‘’Parti İçinde İki Çizgi’’nin mücadelesi vardı. Çünkü burjuvazi (ya da herhangi bir sınıf) yenilince, iktidarı yeniden ele geçirmek için daha hırçınlaşıyor, Parti içine sızıp katakullilerle yeniden başa geçmeye çalışıyor.
* * *
Baba, karne almış oğluyla konuşuyor. Hüzünlü :
– Matematik 1, Tarih 2, Yurttaşlık Bilgisi 1.. Çok kötü bir karne. Bu gidişle sen ancak dilenci olursun!
– Yok baba, ana muhalefet partisi başkanı olacağım ben.
* * *
Lenin, Bolşevik Devrimini başardıktan 73 gün sonra, Kızıl Meydana çıkıp neşe içinde dans edip sloganlar atmış. Çevresindekiler bu sevincin nedenini anlayamamış.
– Hayrola Yoldaş neyi kutluyoruz?
– Başardık arkadaşlar. Paris Komünü 72. gününde maalesef dağıtılmıştı. Biz eşiği geçtik!
* * *
1968’e kadar Marksizmi savunan ve geliştiren Michel Foucault özellikle iktidar konusundaki gözlem, teori ve pratiğiyle hepimizi çok etkilemişti. Üstad Türkiye’yi tanımış olsaydı, bu laboratuar sayesinde daha nice teorik ve pratik çıkarımlar yazabilirdi.
* * *
Kemal’in uçağının motoru bozulmuş. Uçak düşüyor. Kemal panik halinde paraşütü kuşanamadan atlamış aşağıya. Binlerce metreden yeryüzüne çakılmak üzere. O sırada Recep, paraşütüyle süzülürken gelmiş yanına.
– Yaşasın AKP! dersen, kurtarırım seni, demiş.
Kemal önce red etmiş bu öneriyi. Ama bakmış hızla yaklaşıyor toprağa. Başlamış slogan atmaya:
– Yaşasın AKP! Yaşasın Türkiye Yüzyılı!
Özgür, dürtmüş Kemal’i:
– Sayın Genel Başkanım. Çok yoruldunuz herhalde. Toplantıda uyuya kaldınız. Bir de galiba kabus görüyordunuz. Saçma sapan sözler ettiniz!
* * *
Bahçıvansın biberin yok.
Dangalaksın haberin yok!
(Asena’dan duydum). (SON/RD)










