Ronî Riha: Tünelde Kazılan Mezar, Hafızada Açılan Yara

GenelGündem

Tişa BeAv’da yayımlanan “Yaşayan İskelet” Evyatar David videosu ne anlatıyor?

Hamas, 1 ve 2 Ağustos’ta, elindeki 50 rehineden biri olan Evyatar David’in bir videosunu yayımladı. Videonun, Yahudilerin ulusal yas günü olan Tişa BeAv’a denk gelen bu tarihlerde servis edilmesi son derece anlam yüklüydü. Evet, bu görüntüler, yıkım, esaret ve sürgün ile özdeşleşmiş bir günde, dünya kamuoyuna sunuldu, Hamas tarafından.

Tişa BeAv, Yahudi takvimine göre Av ayının dokuzuncu gününe denk gelen bir yas ve ağıt günüdür. Yahudi tarihinde derin izler bırakan felaketlerin hatırlandığı bugünde, özellikle iki büyük yıkım öne çıkar; M.Ö. 586’da Babilliler tarafından yıkılan Süleyman Mabedi (Bet HaMikdaş), tekrar inşa edilen ve ardından M.S. 70’te Romalılar tarafından yıkılan ikinci mabed.

Yahudi inancına göre her iki yıkım da Tişa BeAv gününde gerçekleşmiştir.

O günden bu yana Yahudiler, her yıl bu günü güneşin batışından ertesi gün yıldızların gökyüzünde belirmesine kadar yaklaşık 25 saat süren oruç ve yas ile geçirir (bu gün bütün dinlerde tutulan oruçların ana kaynağının buradan geldiği düşünülüyor). Zevk ve sefaya ara verilir, ağıtlar yakılır, sürgün yollarına düşürülmüş, toprağa karışmış küllerin yasını tutarlar. Bu gün, Yahudi ulusal hafızasında en kederli gün olarak yer alır.

“Eğer seni unutursam, ey Yeruşalayim, sağ elim hünerini unutsun. Dilim damağıma yapışsın, eğer seni hatırlamazsam, Yeruşalayim’i neşemin en tepesine çıkarmazsam…”

Bu dizeler, bir halkın yüreğine kazınmış ağıtların dildeki yankısıdır. Yahudilerin ikinci kez anavatanlarından sürüldüğü ve bin yıllık Diyaspora’nın (Galut) başladığı gün olarak kabul edilir.

İşte Hamas’ın yayımladığı Evyatar David videosu, tam da bu anlam yüklü güne denk getirilmiştir. Tişa BeAv’da, bir Yahudi’nin kendi mezarını kazdığı o an sadece fiziksel bir dehşet değildir; aynı zamanda teolojik, tarihsel ve psikolojik bir tehdittir. Hamas, bu videoyla mabedi, hafızayı ve Yahudi varlığını topyekûn inkâr ettiğini, kabul etmediğini ilan etmektedir.

Açlıktan kasları erimiş Evyatar David’in görüntüsü, Nazi döneminde Auschwitz gibi kamplarda esir tutulan Yahudilerin o kemikleşmiş bedenlerini çağrıştırdı. Özellikle Yahudi toplumunda zamanla kabuk bağlamış olan ortak travma yeniden kanadı. Bu görüntü, soykırım anılarının, sürgün imgelerinin ve toplu mezar korkularının modern bir imgesiydi.

Yahudi halkı için bu tür travmalar sadece geçmişte yaşanmış olaylar değil; bugünün varoluşsal gerçekliğidir. Tişa BeAv bu nedenle sadece bir matem günü değil, ortak beleği canlı tutan ve geleceğe dair kaygıları örgütleyen bir bilinçlenme ritüelidir.

Tarih boyunca Yahudi halkının başına gelen yıkımlar, mabedin yıkılışı, sürgün, yok edilme tehdidi ve kimliksizleştirme çabaları, Tişa BeAv’da yalnızca hatırlanmaz, adeta yeniden yaşanır. Bu yüzden her yıl yinelenen bu yas ritüelleri birer anma değil, bir halkın yurt edinme ve hayatta kalma yeminidir.

Hamas’ın Evyatar David videosunu bilinçli bir şekilde bu güne denk getirerek yayımlaması, Yahudi hafızasında en derin korkuları harekete geçirmiştir. Bu sahne, geçmişte yaşanmış sürgünlerin ve yok oluşların bugün yeniden yaşanabileceğine dair uyarıcı bir tehdit olarak algılanmaktadır. Böylece Tişa BeAv, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de tehlike eşiği haline gelir.

Bugünde artık sadece geçmişin mabetleri değil, bugünün güvenlik hissi de yerle bir olur. Ortak hafıza, tarihsel travmaları güncel olaylarla birleştirerek geçmişin gölgeleriyle yeniden yüzleşir. Evyatar David’in bir “yaşayan iskelete” dönüştüğü, kendi mezarını kazdığı an, bir toplumun travmasının tek bir bedende sembolize edildiği andır.

7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısında kaçırılan Evyatar David’in görüntüleri, 668 gün sonra, Gazze’deki yer altı tünellerinde kaydedilmiş şekilde yayımlandı. Kamera, bir deri bir kemik kalmış rehinenin, Hamas’ın talimatıyla kendi mezarını kazdığı anları kayda alıyordu.

Bu görüntü her açıdan içler acısıdır.


İlk olarak, esir tutulan bir insana yapılan bu muamele; Evyatar’ın iskelete dönmüş bedeni aracılığıyla, radikal İslamcı Hamas zihniyetinin karanlık yüzünü gözler önüne serer. Ancak daha da sarsıcı olan şey, bu görüntülerin arkasındaki verilmek istenilen ikinci mesajdır: Hamas, yalnızca bir rehineye değil, Evyatar David’in şahsında tüm Yahudi halkına mezar kazmaktadır. Ve bu sahneyi çekinmeden bir tehdit ve propaganda aracı olarak dünyaya sunmaktadır.

Bu zihniyetin şimdilik gücü yalnızca elindeki rehinelere yetmektedir, ama bu gücü acımasızca ve gösterişli bir şekilde kullanmaktadır. Fakat eğer bir gün daha fazlasına gücü yeterse, örneğin tüm Yahudilere mezar kazmaya; bunu yapmaktan çekinmeyeceğini bu görüntüyle ilan etmektedir. 7 Ekim saldırısı zaten bu niyetin açık bir göstergesiydi.

Dolayısıyla, Hamas ve benzeri radikal İslamcı örgütlerle neden kalıcı bir barışın mümkün olmadığı, bu video üzerinden daha net ve gerçekçi bir şekilde anlaşılmalıdır.

Bu gerçeği görmek istemeyenler ya da başka türlü bakmak isteyenler, Nova Müzik Festivalinde kaçırılan 24 yaşındaki Evyatar David’in Gazze tünellerinde bir “Yaşayan iskelet” olarak kendi mezarını kazdığı o görüntülere tekrar ve tekrar bakmalıdır.

Çünkü Gazze tünellerinde bir iskelete dönüşen Evyatar David, Hamas’ın zihninde Yahudi halkının nasıl bir geleceğe layık görüldüğünün somut bir temsilidir.

 

İlginizi Çekebilir

Tanrıkulu: Endişeye, korkuya, güvensizliğe gerek yok
MHP’li Yıldız’dan Komisyon mesajı: Görevimiz müşterek çözümler üretmek

Öne Çıkanlar