Rüstemê Şarezorî: Türkiye’de Kürdçe-II

Genel

Kürdler tarafından dil bilimi incelemelerinde dil için ‘Ziman/Ziwan’, lehçe için ‘Zarav/Şêwaz’, ağız için ‘Devok’ terimleri kullanılmaktadır. 1898 yılında yayınlanan ilk Kürd gazetesi Kurdistan’dan başlanarak, 1910’larda yayınlanan dergiler ve akabindeki süreli yayınlarda Kürdçeye dair yazılara yer verilmiştir. 1930 sonrasında Çarlık Rusya ve buna bağlı Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan ile Orta Asya devletlerinin üniversitelerindeki Şarkiyat ve Kürdoloji Merkez’lerinde Kürtçeye yönelik akademik yazılar yayınlanmıştır.  Kürdlerin yaşadığı siyasal ve sosyal durumdan dolayı Kürdlerin kendi dillerine yönelik serbest araştırma durumu ancak 2000 sonrasında mümkün olabilmiştir. 

1970’lerde Bağdat’ta kurulan Kordî Zanyarî Irak ve bu merkeze bağlı Korî Zanyarî Kurd araştırma merkezlerinin yayınladığı dergilerde akademik bir düzlemde Kürdçeye odaklanılmıştır. Irak’ta 1995 yılı itibariyle fiili olarak kurulan Irak Federe Kurdistan Hükümeti’ndeki Akadîmyay Kurdî/Kurdîstan; Surîye’de 2015 itibariyle kendi bölgesini denetleyen Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetim Bölgesi’ndeki SZK (Saziya Zimanê Kurdî); İran’da 2010’dan sonra nispeten yumuşamaya başlayan Kürt Bölgeleri’ndeki Kurdistan Üniversitesi ile İslam Azad Üniversitesi’ndeki ‘Kurdistan Araştırma Merkezi’nde; Türkiye’de Mardin, Diyarbakır, Van, Muş, Bingöl, Tunceli illerindeki devlet üniversitelerinde bulunan ‘Yaşayan Diller Enstitüsü’ ile İstanbul’da 1992 yılında kurulan Kürt Enstitüsü’nde (2016 itibariyle   Komeleya Lêkolînên Kurdî); Avrupa, Amerika ve Afrika kıtalarında bulunan üniversitelerdeki Kürt Merkez’lerinde ve yine buralarda Kürdlerce kurulmuş olan enstitülerde çalışmalara devam edilmektedir. 

Belirtmemiz gerekir ki, 2009 yılında yayına başlayan ve 2015’e kadar devam eden Zimannasî, 2021 senesinde başlangıç yapan ‘Zâr û Ziman (2021-2025, 20 s) ve 2023 itibariyle faaliyete başlayan Zimanewanî (2023-2025, 9 S) dergileri sadece Kürtçeye ve lehçelerine dair yazıların bulunduğu ‘Dil Bilimi’ dergileridir. Bu yazının amacı, Kürtçenin lehçelerine yönelik dil bilimsel çalışma yapan isimlerin tespiti ve okuyucuya tanıtımıdır. 

Kurmancî:

Her ne kadar bu lehçeye dair kelimeler ve cümleler onuncu asır sonrasındaki birkaç metinde görülse de, eser bazında ilk veriler 1500 dolaylarına işaret etmektedir.  Kürtlerce nüfus ve coğrafya olarak en fazla konuşanının bulunması bir yana, klasik eser açısından en fazla ürün verilen lehçe vasfına da haizdir. 

Nasır Kemaloğlu (Çandname, 15/03/2016, Basnews Sayı:92, ET: 3/1/2026) Kurmancî Lehçesi’nin “ağız”larını şu şekilde on kısma ayırmıştır: Rojava, Rewendî/Bayezîdî/Serhedî, Şikakî, Sincarî, Silvî/Kîkî/Millî, Botî/Bohtanî, Cizîrî, Bahdînî/Bahdînanî, Hekarî/Şemzînanî-Şemzînî, Torî. Rojava’daki Kurmancî’nin ağız özelliklerini ortaya koymaya yönelik eldeki literatüre baktığımızda karşımıza Raman Ahmed’in ‘Kobanî/Kobanê’ye yoğunlaştığı “Analîza Devoka Kobanîyî-Fonolojî û Morfolojî (Ava Yayınları, 2021)” ve bu çalışmasına destek mahiyetinde Şara Abdo, Rexne Hemî, Fatma Eto’nun Sîwan dergisindeki yazıları, Ciwan Îbrahîm’in Xwebûn gazetesindeki makalesi; Rêwan Mihemed’in “Devoka Xerbî (Qamişlo) (Kovara Zimannas, 2015)”, Ciwan Qado’nun “Devoka Amûdê”; Youness Sheikh Nassan’ın “Taybetmendiyên Kurmanciya Efrînê” bulunuyor. Barzo Mahmud ile Deham Abdulfettah genel olarak Kurmancî üzerine çalışmaya devam etmektedirler. Rojava’nın Dil Kurumu işlevini gören Saziya Zimanê Kurdî (SZK) 2007 yılından başlayarak kurumsal düzlemde yayıncılık faaliyetini sürdürmektedir. 

Suriye’de:

Suriye’de Bedirxanî’lerden önce, Şamda 1919 yılında Yusuf Heyder ve Xêredin Zergulî kardeşler ‘El Mufîd’ gazetesinde millî içerikli yazılar kaleme aldılar. 1920/21’den sonra Fransa’nın bölgede hakim olmasıyla Kürdlerin lehine bir iklim oluştu. Başını Celadet ile Kamuran Bedirxan’ın çektiği ; Xoybûn’la grupsal kimliğine evrilen kültürel atak, beraberinde Kürdçe yayıncılığı getirdi. Şam ve Halep illeri fiili kültürel ortama hizmet eden birer mekan olarak işlev gördüler. 1925 yılında Hûzen Huznî Mukrîyanî’nin “Xunçey Beharîstan” isimli Kürtçe tarih kitabı basıldı. 1932 yılında Hawar (1932-1943 57 s), 1942’de Ronahî (1943-1946 73 s)ve  1943’te Roja Nû (1943-1945 73 s) süreli yayınları çıktı. Aynı dönemde Kürdçe alfabe ve gramer kitapları ile edebî metinler telif/tercüme edilmeye devam edildi. Cigerxwîn tarafından Haseke’de kurulan “Ciwankurd (1939’da kapandı)” ve Osman Sebrî tarafından Haseke ve Şamda kurulan  okullarda da Kürdçe kurslar verilmekteydi.

Şêx Elî Umer Minle Elî’nin (1912-1975) 1947 yılında yayınladığı “Mewlîda Şerîf (Halep, 1947)” ile Xoce Mihemed Nazmî Elî Îmadeddîn’in (1907-1963) 1949 yılında basımını gerçekleştirdiği “Mewlîda Pêxember” isimli eserleri ‘Klasik’ Kürd edebiyatının devam eettiğini gösteriyordu. Aynı zamanda “Elfebaya Kurdî”nin de yazarı olan ve öğreniminin 14 yılını Celadet Ali Bedirxan yanında alan Mihemedê Cemîlê Seyda tarafından kırk yıllık1 bir emekle hazırlanan (1940-1980)  “Ferhenga Jîn” isimli Arapça-Kürtçe sözlük; bünyesinde 22.150 kelime barındırmaktaydı. Bu sahadaki ilk Arapça-Kürdçe sözlükten sonra 2026 yılına kadar 15 tane sözlük daha yayınlandı. 

1946 itibariyle Fransa’nın Suriye’deki fiili varlığının son bulmasıyla, Kürdçe’nin yasaklanma süreci başladı. Kimi ‘gizli’ yayınlar olsa da, Kürdçe’nin tamamıyla serbestliğe kavuşması ancak 2014 yılından sonra Kürdlerin özerkliğe geçmeleriyle mümkün olmuştur.  Hesen Hişyar’ın ‘Agahî (1966-85, 19 s), Cegerxwîn’in (ö.1984) ‘Gulistan (1968-2009  38 s)’, Osman Sebrî’nin ‘Gelawêj (1979-2007 34 s)’, Pêşeng, Stêr (1983-1994 25 s) Xunav (1986-1995 19 s), Gurzek Gul (1989-1992 15 s), Zanîn (1991) dergileriyle 1990’lara gelindi. Bu tarihlerden sonra dergi/gazete sayısında gözle görülür bir artış yaşandı: Zanîn (1991-1997 12 s), Aso (1992-2008 15 s), Bihar (1994-1998 6 s), Rojda (1997-2002 20 s), Çanda Gel (1991-1994 7 s), Roj (1991-2001 14 s), Hevind (2004-2006 7 s), Hogir (2005), Vîn (2006-7 wşenbîr (2000-2 9 s), Delav (1995-6), Hilat, Xwandevan, Ziman gazeteleri 1990-2010 yılları arasında yayınlandı. 

YEKÎTÎ’nin 1993 yılında ilk sayısı çıkan Pirs dergisi 54. sayısından sonra yayınlanamadı. Aynı partinin Kürdçe ‘NEWROZ (2024, 159 s)’ gazetesi de  imkan bulduğu ölçüde devam ettirilmektedir.  P.D.K.S yayın organı olan Dengê Kurd gazetesinin ilk sayısı 2013 yılında yayınlandı. Penûsa Nû (2013), Dilname (2011), Pûyerpress (2016) gazetesi de bu aşamada çıkanlar. HRRK (Hevgirtina Rewşenbîrên Rojavayê Kurdistanê) tarafından yayınlanan Rojava ve Orkêş dergileri de birkaç sayıdan sonra devam ettirilemedi. 

Günümüzde aktif olarak sürdürülen 2018’den sonra başlayan SÎWAN (2015, 25 s), 2015’ten sonra yayınlanan ŞERMOLE  (2025, 26 s) ile beraber 2025 bitiminde Soryaz isimli Kürdçe-Arapça bir derginin çıkacağı belirtilmiştir. Rê ve Sormey dergileri de 2014-2025 yılları arasındaki bu kültürel ortamın zenginliğine katkıda bulundu. 

Rojava’da Rojava Üniversitesi ile Kobanî Üniversitesi adında iki tane üniversite bulunmaktadır. İlköğretim birinci sınıftan lise on ikinci sınıfa kadar Kürtçe materyallerle ders görmektedirler. Ayrıca Arap ve Süryani çocukları için de kendi dillerinde materyaller hazırlanmıştır.

Türkiye’de:

Evdirehîm Rehmî Hekarî’nin (1890-1958) 1919 yılında basımı yapılan Kürdçe şiir kitabı “Gazîya Welat” isimli kitabının birinci cildinde belirtildiğine göre “Hakkari Lehçesinde Kürdçe Sarf ve Nahv” kitabı da yayınlanmıştır. Ancak bu eseri şimdiye kadar ortaya çıkmamıştır. Bir diğer Kürdçe eseri olan “Dersa Dîn (İstanbul, 1921)” eserinin sonunda bahsettiği ve çocuklara yönelik hazırladığı Kürdçe  “Kilîla (Mifteya) Xwendinê: Elifbêya Kurdî” de daha bulunamadı. Ancak müellifin Kürdçe gramerine yönelik bir kısım çalışması, “Jîn” dergisinde (1920) yayınlanan “Tabloya Kêşana Lêkerên Kurdî ji bo Zarok û Ciwanên Kurd” mevcuttur. 

Türkiye’deki Kürt Dil Kurumu işlevini gören bu kurumun bağlıları çeşitli il ve ilçelerde komel/grup adlarıyla faaliyetlerini sürdürmektedirler. Van’da KURDÎGEH, Erciş’te ARSÎSA, Silvan’da MEDDER-Farqîn, Cizre’de BİRCA BELEK, Siirt’te BOTAN-DER, İzmir’de AVESTA Ziman, İstanbul’da Komeleya Zimanê Kurdî ya Zanîngeha Koçê, Batman’da ARİ-DER, İstanbul’da NÇM (Navenda Çanda Mezopotamya). Nubîhar Yayınları’na bağlı derneklerde, EĞİTİM-SEN sendikasına bağlı şubelerde, DEM Parti’nin il ve ilçe teşkilatlarında, illerde bulunan BARO merkezlerinde de Kürtçe kurslar verilmektedir. Mardin’de kurulan Kurdîxane-Akademî hem merkezinde hem de zoom üzerinden Kürtçe lehçelerde düşük ücretlerle kurslar düzenlemektedir. Buna benzer bir akademi de Van’daki ‘Akademy Kurdî’ ile  devam etmektedir. 

Diyarbakır’da  2013 yılında kurulan Mezopotamya Vakfı kuruluşundan başlayarak bir Kürd Dil Kurumu işlev görmüştür. Yayınladığı Folklora Me (2019-2024 14 s) ve akademik Folklor û Ziman (2020-2022 6 s) dergilerinin yanında Kürdçe öğretim materyali olan Kurdîzan Kurmancî (2022), Kurdîzan Kurmanckî/Zazakî (2022) kitaplarını hazırlamış, Mela Mehmûdê Bazidî’nin 1850’lerde Kürdçeye yönelik yazdığı gramer/sözlük kitaplarının da latinize edilere literatürüne katkıda bulunmuştur. Ayrıca en geniş kapsamlı Kürdçe sözlüğü de hazırlayıp internet ortamına aktarmıştır. 

Ayhan Yıldız, Ergin Öpengin, Salih Akın, Resul Geyik, Hasan Karacan, Kenan Subaşı, Mikail Bülbül, Mehmet Yonat, Mehmet Yavaş, Hayrettin Kızıl, M. Şirin Filiz, Umran Altınkılıç,  İlyas Sayım, Eşref Keydanî, Azad Zal, Bahoz Baran,  Mevlut Aykoç, Fahri Karaca, Şehmus Kurt, Osman Aslanoğlu, Zafer Açar, M. Zahir Ertekin, Ziyattin Yıldırımçakar, Zülküf Ergün, Serdar Akbaş, Sinan Gültekin, Zana Farqînî,  Ahmet Güneri, Bahattin Taman, Sami Tan, Halil Akgül, Ahmet Seyari, Ömer Delikaya, Mehmet Gemsiz,   Mehmet Yavaş, Fatime Saruhan; Nofel Shirinov ‘Azerbaycan Kürtçesi’ne, Mehdi Jaferzade de İran Xorasan bölgesindeki ağza yoğunlaşmıştır. Kelimollah Dewahudî ise Xorasan Kurmancîsi’nin sözlüğünü hazırlamıştır. 

Kırmanckî:

Bu lehçe Türkiye’nin yaklaşık on üç ilinde konuşulmaktadır. İran’daki Goranî/Hewramî lehçesiyle sözcük ve cümle düzeni bakımından benzerlikler taşımaktadır. Araştırmacılar tarafından genellikle iki-üç ağza ayrılarak incelenmektedir: Kuzey, Orta ve Güney Zazakî.

Zazakî/Kirdkî/Kirmanckî/Dimilkî lehçesine dair ilk yazılı eserin, 1798 yılında yazıldığı belirtilen 32 sayfalık bir metin olduğu iddiası dile getirilmişse de somut olarak ilk yazılı eser, 1899 yılında Liceli Ahmedê Xasî’nin yazmış olduğu “Mewlîdê Kırdî” isimli eseridir. Osman Es’ed Efendî Babij (1852-1928) de 1903 yılında ‘Mewlûda Nebî/Bîyîşa Pêxemberî’ yazmıştır (1933’te yayınlanmıştır). Şêx Es’ad el-Hezanî’nin (1786-1860?) Kurmancî ile beraber Kirmanckî şiirlerinin de bulunduğu söylenmektedir.  ‘Dîwan’ı 1975 Lice depreminde kaybolan Sa’î-Hanevî’nin  (Hêne,1849-1897?) de Kirmanckî lehçesinde yazmış olması muhtemeldir. Ahmedê Xasî ve Osman Es’ed Efendî Babij’den  sonra Kırmanckî lehçesinde mevlid yazma geleneği 2025 yılına kadar sürdürülmüştür. Molla Muhammed Ali Hunij’in ‘Mevlidî Peyxamberî (1971, 2004)’, Molla Muhammed Muradonî’nin ‘Mevlidî Zazakî (1980, 2003)’, Molla Kamil Puexi’nin ‘Mevlidî Nebî (1999, 2003)’, Molla Muhammed Kavarî’nin ‘Mevludî Zazakî (2005)’ ve Abdulkadir Aslan’ın ‘Mevlidî Nebî’, Bîlal-Feqî Çolîg’ın ‘Mewlîdê Peximbêr/Qey Tutonê Zazon (2012)’ bu gelenek doğrultusunda yazılmıştır.

Bu ilk yazılı kaynaklardan günümüze değin bu lehçede 1000 dolayında metin üretilmiştir. Bu lehçede ilk sözlük çalışması 1987 yılında M. Malmîsanij tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu tarihten 2025 yılına kadar hazırlanan bu 50 civarında sözlük içerisinde en hacimlisi rahmetli Şaban Şenateş (1996-2021)  tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu mevzuda; Çeko Karadağ, Roşan Lezgîn, Seid Verroj, Munzur Çem, Mehmet Aydar gibi isimler ile Vate Grubu birçok çalışmaya imza atmıştır.  Malmîsanij, Ahmet Kırkan, Abdurrahman Yılmaz, Pınar Yıldız, Hasan Çiftçi, İbrahim Bingöl, İbrahim Dağılma, Bülent Kaya, Fahri Karaca, Amine Bulan,  Danyal Apuhan, Pervin Septioğlu, Ayetullah Karabeyeser, Haci İbrahim Aytekin, Buşra Gökalp, Uğur Sermiyan, Abdullah Narin, Şahap Laçin, Yusuf Güler,  Esat Şanlı, Özlem Kılıç,  Maşide Biricik, İsmail Söylemez, Veysel Yıldızhan, Mesut Yeşilkaya, Mehmet Emin Kaçan, Deniz Gündüz, Uğur Sermiyan,  Mehmet Bölükbaşı ise ‘Dil Bilimi’ çerçevesinde bu lehçeye dair araştırmalar gerçekleştirmiştir.

İlk zamanlarda daha çok Kurmancî lehçesinde yayınlanan dergi ve gazeteler içinde bir bölüm olarak yer verilen Zazaca, zamanla sadece bu lehçeyle çıkan dergi/gazetelere evrilmiştir. Roja Nwe (1963), Roja Welat (1977), Tîrêj (1979) gibi ilk yayınlardan sonra çoğunlukla Avrupa’da yaşama imkanı bulmuştur. Berbang, Çarçira, Niştîman, Armanc, Hêvî gibi yayınlardan sonra, 1990 akabinde kısmî iyileşmeyle tekrar Türkiye’ye geri dönülmüştür. Bu lehçede aktif olarak devam eden dergiler Vate (1997-2025, 82 s), Vir (2016-2023 11 s), Ma’s Êst (2020-2025 9 s), Mezg (2021-2025 3 s)  olup, maalesef Şewçila (2011-2023, 20 s) dergisi sonlanmak  durumunda kalmıdı. Zazakî ilk akademik dergi ‘Ewroyî (2016-2021 4 s)’ uzun ömürlü olamadı.  2024’te yayınlanan Zazakî World (2024 2 s) gazetesi de Newe Pel  (2011-2017, 100 s) gibi kapandı. 

İlginizi Çekebilir

Nurullah Alkaç: Kürdlerin Kökenine Dair  Efsane: Dehak Anlatımı
Kurtulmuş: Örgütün bütün unsurlarıyla kendini feshi ve silahlarını bırakması temin edilecek

Öne Çıkanlar