Rutte: 22 ülke Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için Amerika ile çalışacak

DünyaGündem

 NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, perşembe gününden bu yana 22 ülkenin Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için Amerika ile birlikte çalışmaya başladığını duyurdu. Rutte, bu grubun büyük çoğunluğunun NATO üyesi olduğunu ancak Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in de sürece dahil olduğunu belirtti.

Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlama ve deniz trafiğine açma” vizyonunu hayata geçirmek için aralarında NATO üyelerinin de bulunduğu 22 ülkenin koordinasyon halinde olduğunu açıkladı.

Fox News’e konuşan Rutte, Trump ile müttefikler arasındaki gerilimi yumuşatmaya çalışırken, İran’ın nükleer programını “dünya için bir beka meselesi” olarak nitelendirdi.

“Trump’ın vizyonu uygulanıyor”

Trump’ın, müttefiklerin Hürmüz konusunda yavaş hareket etmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdiğini hatırlatan Rutte, “İyi haber şu ki; artık 22 ülke, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin bir an önce sağlanması için Trump’ın vizyonunu uygulamak üzere koordinasyon halindedir. Şu an planlama aşamasındayız” dedi.

“ABD olmadan NATO kağıttan kaplandır”

Mark Rutte’nin bu ılımlı açıklamaları, Trump’ın Cuma günü (20 Mart) müttefiklerini ağır bir dille eleştirmesinin ardından geldi.

Trump, Tahran’a yönelik savaşta Washington’a yeterli desteği vermeyen NATO üyelerini “korkak” olarak nitelendirmiş ve Truth Social hesabından, “ABD olmadan NATO bir kağıttan kaplandır!” paylaşımını yapmıştı.

Rutte, Trump’ın bu öfkesini müttefikleri daha fazla sorumluluk almaya teşvik etme çabası olarak gördüğünü belirterek, “Bu hafta Sayın Başkan ile birkaç kez görüştüm. ABD’nin İran’a karşı askeri önlemler alması ‘gerekliydi’ çünkü İran’ın nükleer ve balistik füze programları tüm dünya için bir beka tehdididir” ifadelerini kullandı.

Trump’ın “kötü gelecek” uyarısı

Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda Avrupa ve Çin’in ABD’den çok daha fazla risk altında olduğunu belirten Trump, geçtiğimiz günlerde Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada müttefiklerine doğrudan bir ültimatom vermişti:

“Hürmüz’den faydalanan ülkelerin oradaki güvenliğe katkı sunması iyi olur. Eğer bir yanıt gelmezse ya da bu yanıt olumsuz olursa, bunun NATO’nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum.”

Strateji değişikliği: “Planımız yok”tan “Koalisyon”a

Savaşın ilk günlerinde (2 Mart) NATO’nun İran-ABD savaşına katılma gibi bir planı olmadığını savunan Mark Rutte’nin, Trump’ın baskıları sonrası bugün 22 ülkeyi kapsayan bir “seyrüsefer koalisyonundan” bahsetmesi, ittifak içindeki strateji değişikliği olarak okunuyor.

/rd/

Etiketler: Öne çıkanlar

İlginizi Çekebilir

İran’ın başkenti Tahran’da patlamalar meydana geliyor
Pezeşkiyan’dan, Trump’ın İran’ı haritandan silme açıklamasına tepki

Öne Çıkanlar