Salih Müslim: Şam’ın söylemleri pratiğiyle uyuşmuyor

GenelGündem

🔴 PYD Başkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim, “Ulusal Diyalog Kongresi” için davet almadıklarını belirterek, Şam yönetiminin söylemlerinin pratiğiyle uyuşmadığını söyledi.

Müslim, Abdullah Öcalan’ın yapacağı açıklama sonrası bölgede yeni bir süreç beklediklerini kaydetti. 

 Suriye’de 2011 yılında patlak veren iç savaş, Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) Kasım 2024’te Esad rejimini devirmesi sonrası farklı bir sürece evrildi. Ahmed Şara kendisini geçiş yönetimin cumhurbaşkanı ilan ederken, Aleviler başta olmak üzere farklı halklar ve inançlara dönük saldırılar son bulmadı. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin geçiş dönemi için yaptığı çağrılar ise henüz karşılık bulmuş değil. Bunun yanı sıra Dürziler, özerklik talebiyle Süveyda Askeri Meclisi’ni kurdu.

 Ahmed Şara yönetimi, dün de Şam’da “Ulusal Diyalog Kongresi” gerçekleştirdi. “Ülkenin geleceği” konulu kongreye Özerk Yönetim temsilcileri temsil edilmedi. Yine Dürziler ve farklı inançlardan birçok kesim kongreye davet edilmedi. Özerk Yönetim, yapılan kongrenin Suriye halkını temsil etmediğine işaret ederek, “Kongrenin içeriğinden memnun değiliz ve sonuçlarının uygulanmasının bir parçası olmayacağız” açıklaması yaptı.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim, Suriye’de yaşanan gelişmeleri Mezopotamya Ajansı’na değerlendirdi. 

 ‘ÖZERK YÖNETİMİ HAZMEDEMİYORLAR’ 

 Kuzey ve Doğu Suriye’de tüm inanç ve halkların temsil edildiği bir sistemin inşa edildiğine dikkati çeken Salih Müslim, “Bu sistemimiz birçok ulus devletin hoşuna gitmedi. BASS rejimi buna karşı durdu. Onlara bu sistemi anlatmaya çalıştık ama kabul etmediler ve yıkıldılar. Kürtlerin varlığını kabul etmediler. Rejim yıkıldı yeni bir rejim geldi. Bu rejimde yer alanlar ise cihadist gruplardan oluşuyor. Daha önce bizimle savaşan El Nusra ve DAİŞ gibi grupların kalıntıları, Türkiye ve desteklediği gruplar tarafından işgal edilen yerlerde toplanmıştı. Onlar Şam yönetimine el koydular. Bu gruplar bazı uluslararası devletlere kimi sözler vermiş ve demokratikleşeceklerini iddia etmişler” diye kaydetti. 

Esad yönetiminin devrilmesi sonrası da Özerk Yönetim bölgelerine dönük saldırıların son bulmadığına dikkati çeken Salih Müslim, “Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşananlara hazmedemiyorlar. Adına Suriye Milli Ordusu (SMO) dedikleri bazı gruplar, Özerk Yönetim bölgelerine saldırdı. Çatışmalar halen durmadı. Türkiye bu saldırıların içindedir. Tişrîn Barajı ve Qaraqozak Köprüsü’nde saldırılar halen devam ediyor. Fırat’ın doğu yakasına geçmeye çalışıyorlar. Bu Kobanê için tehlikelidir” diye kaydetti. 

 ‘PETROL TEDARİKİ YENİ BİR ŞEY DEĞİL’ 

Salih Müslim, bir yandan saldırılara karşı dururken diğer yandan diyalog kanallarını açık tuttuklarını ifade etti. Yakın bir zamanda Kuzey ve Doğu Suriye’den Şam’a petrol tedarik edilmeye başlandığını aktaran Müslim, “2011’den bu yana kendimizin savunduk ve Suriye’nin bir parçası olduğumuzu söyledik. Kim Şam’da olursa onlar ile anlaşmaya varırız dedik. Eski rejimden bu yana bu devam etti. Eski rejim ile bazı görüşmelerimiz vardı. Özellikle petrol ürünlerinin satışı ile ilgili. Son dönemlerde bu kesilmişti. Şimdi yeniden anlaşma sağlandı ve gönderilmeye devam ediliyor. Yeni bir şey yok. Eskisi devam ediyor. Petrol bütün Suriye halkınındır. Bu gelişme yeni bir durum değil, ama pozitif bir gelişmedir” diye kaydetti. 

 ‘PRATİKLERİ SÖYLEMLERİNDEN UZAK’

 Şam’da gerçekleştirilen “Ulusal Diyalog Kongresi” için davet almadıklarını dile getiren Salih Müslim, “Kimseyi davet etmediler. Şam’a gidenler arasından daha önce bizimle savaşan DAİŞ ve El Nusra gibi grupların kalıntıları da var. HTŞ ilişkide olduğu, tanığı kişileri çağırmış. Halkları temsil eden siyasi parti temsilcileri davet edilmemiş. ‘Siyasileri davet etmiyoruz’ diyorlar ama öyle değil, bu bahanedir. Demokratik Suriye Güçleri askeri bir oluşum ama burada birçok kurum ve kuruluş var. Sen Özerk Yönetim’i kökten dışlarsan demek doğru bir şey yapmıyorsun. Kürtlere karşı bir hassasiyet taşıyor olabilirsiniz ama burada yaşayan Araplar, Süryaniler neden davet edilmemiş? ‘Herkesi kapsayan diyalog süreci’ diyorlar ama pratikleri bundan uzak” diye konuştu. 

 ‘SÜVEYDA İLE DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ’

 Süveyda Askeri Meclisi ile olan diyaloglarına da değinen Salih Müslim, “Demokratikleşme, kendi kendini yönetme bir zihniyet meselesidir. Radikal demokrasiye inanmak gerekiyor. Elimizin ulaştığı yerlerde bu zihniyet değişimini başardık. Halklar bir araya yaşama iradesini gösterdi. Herkes kendi dili ve inancı ile Özerk Yönetim için demokratik bir şekilde yaşıyor. Bu zihniyet başka kesimleri de etkiledi. Süveyda bunların başında geliyor. 2012 yılından bu yana ilişkilerimiz var. Demek ki etkilenmişler. Herkes şuan bizim uyguladığımız yönetimin bütün Suriye için uygun olduğunu söylüyor. Süveyda’da insanlar öz savunma çerçevesinde yan yana gelmiştir. Bu onların hakkıdır. Aleviler de başka kesimler de bu zihniyet değişikliğinden etkilenecektir. Süveyda ile dayanışma içindeyiz. Umarız başka yerlerde de öz savunma çerçevesinde benzer oluşumlar ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

 ÖCALAN’DAN YAPILMASI BEKLENEN AÇIKLAMA

 Suriye’de tüm kesimlerin sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğine dikkati çeken Salih Müslim, “Bizim beklentimiz ne İsrail ne de Türkiye’nin müdahale etmesidir. Eğer bu güçler Suriye’nin iç işlerine karışmaz ise Suriyeliler kendi aralarında bir anlaşmaya varıp, geleceklerini garantiye alabilirler. Dışarıdan müdahale etmek isteyen kesimler de bu iradeye saygı gösterip, demokrasinin yanında olmaları gerek. Suriye’nin demokratikleşmesi için bu zaruridir” dedi. 

 Müslim, PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılması beklenen açıklamanın bölgedeki gelişmeleri etkileyeceğine işaret ederek, şöyle devam etti: “Türkiye bizi PKK ile ilişkilendirip, düşman gözüyle bakıyor. Sayın Öcalan bir çağrı yaparsa Türkiye’nin bize dönük bakışı da etkilenir. Milyonlarca Kürt var. Bunların hepsinin Sayın Öcalan’a saygısı var. Sayın Öcalan halkların iyiliği için bir çağrı yapacaktır. Bu çağrı ile Türkiye’nin Suriye iç işlerine müdahalesi azalır umarım. Çağrı ile Ortadoğu’da yeni bir süreç başlayacak. Halkların gözü ve kulağı Sayın Öcalan’ın iki dudağının arasından çıkacak kelimelerdedir. Sayın Öcalan’ın ne söyleyeceğini bilmiyoruz ama halkların yararına bir şeyler söyleyeceğine eminiz. Kürt halkı ne denilirse denilsin buna uyacaktır. Bugüne kadar ne yaptıysak Sayın Öcalan’ın paradigması çerçevesinde yaptık ve sonuç elde ettik. Bundan sonra da bunu devam ettireceğiz.”

 /MA – Emrullah Acar/

İlginizi Çekebilir

IŞİD’den Köln Karnavalı’na saldırı çağrısı
İstanbul’da ev baskınları: 15 gözaltı

Öne Çıkanlar