Saral mesajında, “Sabancı Üniversitesi, Cuma namazı vaktine ders koyarak açık bir saygısızlığa imza atmaktadır. Bu durum ne bir teknik aksaklıktır ne de masum bir planlama hatasıdır; bilinçli, ısrarlı ve incitici bir tercihtir” dedi.
Böyle bir çakışmayı önlemeye yönelik “YÖK kararları ve Valilik genelgeleri” bulunduğunu savunan Saral, “Bu ülkede Cuma vakti hâkim duruşmaya ara veriyorsa, üniversiteler de derslerine ara verecektir” dedi.
Saral, “Özel ya da kamu fark etmez: Hiçbir eğitim kurumunun bu milletin kutsal vaktini hiçe sayma, dindarını yok sayma hakkı yoktur” açıklamasını yaptı.
Cuma namazı izni zorunlu mu?
Türkiye’de 8 Ocak 2016 günü, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu imzasıyla Cuma namazı için mesai düzenlemesi öngören bir genelge Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.
Genelgede, “Cuma namazı saatinin mesai saatine denk gelmesi halinde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan isteyenlere mesai kaybına neden olmadan izin verilir” ifadesi yer alıyor.
Başbakanlığın 2016 tarihli söz konusu genelgesine atıfla 4 Nisan 2018’de ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkan Vekili Rahmi Er, üniversitelere bir yazı göndererek şu talepte bulunmuştu:
“Mesai, ders, sınav ve uygulama saatlerinin Cuma namazı saati ile çakışması halinde eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bir aksaklığa meydan vermeden gerekli tedbirler alınarak akademik ve idari personel ile öğrenciler için gerekli kolaylığın sağlanması; mesai saatleri, ders çizelgeleri, uygulama ve sınav saatlerinin bu doğrultuda düzenlenmesi…”
Valilikler de Başbakanlığın 2016 yılındaki düzenlemesine atıfla dönem dönem çeşitli genelgeler yayımladılar. Örneğin bu yılın Ocak ayında İstanbul Valiliği, 2016 tarihli değişikliği hatırlatarak, “uygulamada bir takım aksaklıklar olduğunu” belirtmiş ve il genelindeki kamu kurum ve kuruluşlarından gerekli tedbirlerin alınmasını istemişti.
/Kaynak: Deutsche Welle/











