“MHP ve AKP iki ayrı siyasi parti ve aslında doku uyuşmazlıkları da hayli fazla olan iki ayrı parti. Bu nedenle muhtelif meselelerde ayrı noktalara düşmeleri, aralarında gerilim, stres, görüş ayrılığının ortaya çıkması hayli normal.
‘Terörsüz Türkiye’ sürecine Devlet Bahçeli çok hızlı girdi. Erdoğan ile AKP halen bu hıza ayak uydurmuş değil. Erdoğan meseleyi TBMM’ye ve Numan Kurtulmuş’un sırtına yükleyerek olabildiğince partisinden de uzak tutmaya çalışıyor. Muhtemelen bir risk gördüğü içindir.
Bahçeli ziyaretine gelenlerle yaptığı sohbette bu durumdan yakınıyor ve kızgın olduğunu da hissettiriyor. Pek çok yayınımda söz etmiştim, ‘Bahçeli’yi anlayabilene muhtelif Nobel ödülleri verilmelidir’ diye. Gerçekten öyle. Öcalan’a umut hakkı verilmesini dillendirdiği grup toplantısı sonrasında odasında bulunan yakın çalışma arkadaşlarına, “DEM ile AKP’nin yakınlaşmasına engel olarak hep bizi gösteriyorlardı, işte kapıyı sonuna kadar açtım, artık hiçbir engelleri yok ne yapacaklarsa yapsınlar” demiş. Çok kafa karıştırıcı bir açıklama, tam Bahçeli açıklaması yani.
MHP’den AKP’ye gelen imaların da altının boş olduğunu düşünmeyin. Mesela Alaattin Çakıcı’nın tahliye edilmesi için gereken infaz düzenlemesi geciktiği zaman Bahçeli grup toplantısında net bir biçimde “artık herkes kendi yoluna” cümlesini kurdu. Tabi bu açıklama ortalığı karıştırdı. Grup toplantısı çıkışında yani birkaç dakika sonra, doğal olarak önü kesildi ve bu soruldu. Yanıtı çok netti Bahçeli’nin: “Cumhur ittifakı yoluna ilk günkü gibi güçlü bir biçimde devam etmektedir, bunu bozmaya kimsenin gücü yetmez.”
O infaz değişikliği hemen gerçekleşti ve Çakıcı soluğu Bahçeli’nin yanında aldı. Yani ortaya çıkan tabloya bakarak AKP ve MHP arasında yaşanan gerilimlerin Cumhur İttifakı’nı sona erdireceği gibi bir düşünceye kapılmak tam bir yanılgıdır. Her iki parti de Cumhur İttifakı’ndan memnun. Aralarındaki iletişim biraz karmaşık o kadar.
Parti tabanının nabzını da tutuyor Bahçeli, terörsüz Türkiye meselesi nedeniyle. Genç MHP’li ve ülkücülerin sürece çok sert karşı çıktıklarının da farkında. Buna önlem almaya çalışıyor.”
‘MHP CENAHINDAN GELEN AÇIKLAMALAR CHP’NİN ANLADIĞI GİBİ DEĞİL’
Bozkurt, MHP cenahından gelen açıklamaların da aslında CHP’nin anladığından farklı olduğunu ifade etti. Bozkurt,
“O açıklamalara bakınca MHP’nin ‘bağımsız yargı, hatta hukuk devleti’ istediği gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Bunu MHP’nin mevcut fotoğraf karesine bakıldığı zaman isteyebileceğini düşünmek mümkün mü? Buradaki niyet açık, TBMM’deki komisyonun motivasyonunu güçlendirmek. Yargı ile ilgili tüm sıkıntıların burada çözülmese bile en azından ele alınabileceğine ilişkin bir umut yaratmak.”









