Tutuklu avukat Selçuk Kozağaçlı hapishaneden bir mesaj paylaştı: “Kapatılarak yıldırılmam veya susturulmam söz konusu olamaz. Nefes almaya devam ettikçe direneceğim.”
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı sekiz yıllık tutukluluğunun ardından 16 Nisan’da tahliye edilmişti. Kozağaçlı tahliyeye yapılan itiraz üzerine 17 Nisan’da yeniden tutuklanmıştı.
Kozağaçlı’nın cezaevinden yazdığı mesaj bir türküden alınma “Mahpushane kapısı gülüm bir elvan geçit, Gelene açılır, gidene kilit” sözleriyle başlıyor.
Kozağaçlı X’ten yayınladığı mesajına şöyle devam etti:
*Ben birkaç kez ‘gidene kilit’ kısmını açtırmayı başarmış da olsam, güzel türkünün söylediği gibi, hapishaneye girmek çıkmaktan daha kolay bu aralar. Bugün bir kez de benim için dinlerseniz mutlu olurum; ilk olacaksa, seversiniz.
*Sekizinci yılımı doldurdum. Aynı ‘suçlama’ nedeniyle 2013’de yatılmış on dört ayı da eklersek, hapishanede onuncu yılımın içindeyim.
*Siyasal muhalifini kilit altında tutmak gayet işlevsel iktidar pratiğidir; işin o kısmına söylenecek bir şey yok, boşa sızlanmış oluruz. Bütün o yılları sızlanarak değil çok okuyarak, biraz yazarak, kapı döverek, slogan atarak, açlık grevi yaparak, gencecik avukatlarla ve tutsaklarla sohbet ederek geçirdim. Kötü değildi.
‘Yirmili yaşlarını tamamlayamadan iş cinayetlerinde katledilen kuşak için çok öfkeliyim’
*Adaletin -hukukla değilse bile- siyasetle, estetikle ve belki etikle ilişkisi bende hâlâ gayet canlı; kapatılarak yıldırılmam veya susturulmam söz konusu olamaz. Nefes almaya devam ettikçe direneceğim.
*Ancak, bu iktidarda doğan, bu devrin çirkinliğinden, zulmünden ve yoksulluğundan payına düşeni aldıktan sonra daha yirmili yaşlarını tamamlayamadan iş cinayetlerinde, yangınlarda, patlamalarda katledilen kuşak için çok öfkeliyim. Onlar için ‘dünya zamanı’ bu aşağılamayla başlayıp bitmiş oldu, işte buna katlanmak çok zor.
*Bu sene elli dört yaşıma girdim. Yani daha iyisini, daha kötüsünü gördüm. Benim onlardan öncem vardı ve belki bu sayede yıkılıp gidecekleri günü doğallıkla tasavvur edebiliyorum. Sizin yoksa bile, madem yaşıyoruz, geleceğimizi, yaşamlarımızı daha fazla teslim almalarına izin vermeyin.
Korkmayın, yılmayın, vazgeçmeyin. Henüz hiçbir şey bitmedi, hatta yeni başlıyor. Elbette bir kez daha görüşecek, omuz omuza dövüşecek ve geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz.
*Herkesi sevgiyle kucaklıyorum. Biz kazanacağız!









