Zengezur koridoru, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin ABD Başkanı Trump’ın gözetiminde 8 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da imzaladıkları protokolden sonra dünya gündemine daha güçlü olarak girdi. İmzalanan protokole göre Zengezur koridoru 99 yıllığına Amerika’ya verildi ve adına da Trump Rotası denildi. (Uluslararası Barış Ve Refah için Trump Rotası-TRIIP)
Azerbaycan ve Ermenistan anlaşmasında adı geçen koridor ve bu topraklar; Med İmparatorluğu’ndan (mö.600) Qacar (Kaçar) İmparatorluğu’na uzanan İran merkezli iktidarlarının topraklarıdır. 12 Ekim 1813’te Ruslar ile Kaçarlar (İran) arasında imzalanan Gülistan antlaşması ile Karabağ Rusların denetimine geçmiştir. Yine her iki devlet arasında Şubat 1828’de imzalanan Türkmençay antlaşması ile de bugünkü Azerbaycan ve Ermenistan Rusların denetimine geçmiştir. Yani İran merkezi yönetimleri o tarihlerde yaklaşık 2600 yıllık topraklarını kaybediyor.
Birinci Dünya Savaşı, akabinde Sovyetlerin kuruluşu ile Lenin’in “ulusların kendi kaderini tayin hakkı” ( Wilson prensiplerinden alınmıştır) ilkesi ekseninde oluşturulan Sovyetler Birliği’nde yer alan Azerbaycan ve Ermenistan federasyon yapılarıydı. Sovyetlerin 1990’lı yıllarda dağılmasıyla birlikte de her iki ülke bağımsız ulus-devlet olarak yapılandılar.
Her iki ulus yapılanmasının başlangıç aşamasında göz diktikleri Şeddadilerden gelen Kürt bölgesi, diğer adı ile Kızıl-Kürdistan otonom bölgesi oldu. Ermenistan o günkü Ruslar- Sovyet artığı yönetimin desteği ile Karabağ ve Kürt bölgesine çöktü, burayı aldı. Tüm Kürtleri yerlerinden etti, özellikle de Müslüman Kürtleri Ermenistan’dan zorla göçe tabi tuttu. (Şimdi sadece 30 aile var). Hedef tek ve katıksız “Ermeni ulusu” yaratmaktı. Kısmen de başardı.
Azerbaycan devleti de “Müslümanız, kardeşiz” söylemiyle kendi bölgesinde olan Kürt toplumsallığını asimile etmeyi esas aldı ve büyük oranda da başardı.
Yani bu iki ulus-devlette bu şekilde kendi ‘Kürt belası’ndan kurtulmuş oldular. Ama birbirlerinden kurtulamadılar. Azeri devleti TC ve diğer ittifak ettiği uluslararası güçlerle askeri örgütlenmesini, eğitim, donanımını geliştirdi, modern savaş araçlarını ele geçirdi.
Ancak Ermenistan devlet aklı, 1990 sonrası devir aldığı devleti askeri anlamda hiç geliştirmedi, var olanı da tüketti. İçeride polis ve istihbarat gücü ile yetindi. En önemli tarihi hatası uluslararası güçlere aşırı güvenmesi oldu.
Sonuç 27 Eylül 2020’de Azerbaycan Karabağ’a saldırdı ve genelini kısa bir sürede aldı. 200 bin Ermeni sivili yerinden etti. Ermenistan yönetimi naçar kaldı; Azerilerin öne sürdükleri şartlarda ateşkes ilan ederek, Karabağ hükümetini lağv ettiler.
Azeri devleti için bu yeterli değildi, Nahcivan (Nexşiwan) özerk bölgesine ulaşması, Azerbaycan’la birleştirmesi için önünde en önemli engel Zengezur koridoru vardı. Koridor bir dil şeklindedir ve Nahcivan ile Azerbaycan arasından İran’a uzanan bir çizgidedir.
Bu kadar izahı şunun için yaptık; Trump Rotası adı verilen koridorun böyle bir tarihi ve alt yapısı var. Buna dayanarak Rusya açıktan temkinli bir açıklama yaptı ama özünde bu koridorun kendisi için de ciddi kırmızı çizgileri var. Şimdi de resmi ve fiili askeri varlığıyla koridordadır.
İran, haklı olarak şu argümanla geliyor: Tamam senin toplam ulus-devlet olarak geçmişin 34 yıldır, ama ben buranın 2600 yıllık sahibiyim ve Çar Rusya’sı ile Sovyetler Birliği de artık yok, o zaman benim içinde Gülistan ve Türkmençay antlaşmaları tartışmalıdır, diyor.
Bundan dolayı son iki gündür İran ve Ermenistan yetkilileri arasında görüşmeler devam ediyor. Bu görüşmelerden sızanlar, ki kesin doğrudur, İran Ermenistan yetkililerini ciddi anlamda uyarmış ve “bizde tarihsel haklarımızın gereği topraklarımıza sahip çıkacağız” demişler.
16 Ağustos 2025 tarihinde Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri ile İran’ın dini lideri Hamaney’in danışmanı Ali Laricani ile görüştü. İran Cumhur Başkanı Pezeşkiyan 17 Ağustos’ta Ermenistan ve Belerus’a gitti. Eylül ayında ise Çin’e Şangay toplantısına katılmak için gidecek.
Geldiğimiz aşamada tüm iplerin gerildiği, yada çatallanma noktası olan alan bu koridordur. Azerbaycan; İran, Çin ve Rusya ile ilişkileri bir noktaya kadar Türkiye, ABD ve İsrail’in diplomasi gücü ile dengeleye bilir ancak Rusya ve İran karşı uzun süre direnme şansı yok.
Çünkü, jeostratejik bağlamda Rusya ve İran tarafında ekonomik, politik ve toplumsal zeminde kaosa sürüklenmeye açıktır. İran, Azerileri, Talış ve Tat Şia kesimleri içinde ciddi anlamda örgütlü ve bunlar Azerbaycan’ın 3/2 si demektir. Rusya Sovyetlerden kalma kurumların içinde azımsanmayacak düzeyde örgütlü ve Rusya’da bir milyondan fazla Azeri vatandaşı yaşıyor. Ekonomik olarak da Azerbaycan’ın can damarlarıdırlar. Joe stratejik olarak da Azerbaycan’ın Rusları ve İran’ı aşarak dünya pazarına açılma şansı sadece Türkiye’dir, orası da şimdilik Rusların kontrolünde.
Ermenistan, hakkında bahis etmeye değmez durumdadır. Toplamda Erivan etrafına sıkışmış, dünya ile tek bağlantısı Rusya ve İran üzeridir. Bu son Trump görüşmesinde yapılan anlaşmaya göre Gürcistan’a açılan yol da Azerbaycan denetimine geçti. İçte ekonomik üretim küçük el sanatları, tamiratlar dışında kendisine ait tek bir fabrika dahi işletemez durumdadır. Askeri olarak Kars Gümrü kapısından Zengezur koridoruna kadar Rus askeri denetiminde, doğusunda Sevan Gölüne dayanmış Azerbaycan gücü! Geriye kalan Erivan’da istihbarat ve polis gücüdür, onuda kendi iç muhalefetine karşı konumlandırmıştır.
Geriye kalan, uluslararası alanda kendini pazarlama, her görüşmede bir yerleri satma, birilerini ülkesine çağırmadır, ama bu duruş şimdi pahalıya patlamak üzeredir. Çünkü, İran ve bağlaçları ile birlikte her an Erivan’a çökme hamlesi yapabilirler.
Sonuç olarak; savaş ve politika ikiz kardeştir. Politika savaş, savaş politikadır. Savaşta en temel sorun stratejik yenilgidir veya stratejik olarak yenilmemektir. Bu iki durum da toplumların geleceğini belirlemede ana eksendir. Güncelde, Ermenistan konjonktürel yaklaşımlarla stratejik yenilginin kapılarını ardına kadar açmış durumdadır. İran ve Rusları karşısına almak, Kürtlerin ideolojik tarihsel değerlerine saldırmak, diplomasi sahasında Kürtlere karşı pozisyon almak temel dost halkları, komşuları stratejik kayıp etmektir, ki o yönlü gidişat devam ediyor.
Yani yaklaşık 3000 yıllık damarlarını kesiyor.
Koridor diplomasisi konjonktürel anlamda Azerbaycan’a avantaj sağlamış ama stratejik kayıplarına kapıyı aralamıştır. Ancak Azerbaycan bu stratejik hatalarını giderecek argümanlara sahiptir, çünkü kültürel ve demografik olarak İran’la iç içeliği onun elini güçlendiriyor ve manevra sahasını açıyor.
Ancak uluslararası bir çok güçle yaptığı politik, askeri ve ekonomik anlaşmalardan dolayı İran’la karşı karşıya gelme riski de yüksektir.
Koridor şimdilik gridir. Trump’ın salonundan görülen ışıklar koridoru açacağa pek benzemiyor. Tersine güçler arasındaki çıkar çatışmasından dolayı bölgede yeni bir kırılmanın yaşanması muhtemeldir. Bu da ikinci Ortadoğu girdabına hoş geldiniz demektir.
Kürtler nerede? Yada ne yapmalıdır? Ape Musa’nın deyimi ile “kendi işlerine bakmalıdır”. Çünkü koridorun ana uç noktasında Neğçıvan ve Maku-Iğdır ile Agrî’ye kadar uzanan alan Kürt demografisidir; buraların kadim yerleşikleri Kürtlerdir.









