🔴Irak Cumhurbaşkanı Abdüllatif Reşid’in eşi ve KYB yöneticisi Shanaz İbrahim Ahmed, İran’daki Kürtlerin dış güçler tarafından isyana teşvik edildiği iddiaları üzerine açıklama yaptı. Ahmed, Kürtlerin başka ülkelerin çıkarları için kullanılmasına karşı olduklarını söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken iki ülkenin İran’daki Kürtleri silahlı isyana başlamaları konusunda ikna etmeye çalıştığı iddia edildi.
Savaşın üçüncü gününde ABD Başkanı Donald Trump, Irak’taki Kürt liderler Mesud Barzani ve Bafil Talabani ile görüşmüş ancak görüşmenin içeriğine dair detaylar açıklanmamıştı.
Batı medyasının önde gelen kurumlarında da peş peşe İran’daki Kürt grupların rejime karşı savaşmaya hazır olduğunu öne süren haberler yer aldı.
İddialar tartışılmaya devam ederken dikkat çekici bir açıklama Irak Cumhurbaşkanı Abdüllatif Reşid’in eşi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Politbüro üyesi Shanaz İbrahim Ahmed’den geldi.
ESKİ ÖRNEKLERİ HATIRLATTI
Ahmed, Kürtlerin kimsenin paralı askeri olmadığını vurgularken, son olarak Suriye’de ama daha önce de pek çok kez yüzüstü bırakıldıklarını hatırlattı.
Shanaz Ahmed’in açıklaması şöyle:
“1991’de Kürtler, Saddam Hüseyin rejimine karşı ayaklanmaya çağrıldı; ancak öncelikler değiştiğinde kaderlerine terk edildi. Rejim ayaklanmayı bastırmak için helikopterler ve tanklar kullandığında kimse bizi savunmaya gelmedi. Bu anılar hâlâ canlı ve hafızalarımıza kazınmış durumda. Bugün o dönemi ‘Raparin’ olarak anıyor ve bize öğrettiklerini unutmuyoruz.
‘KÜRTLERİ RAHAT BIRAKIN’
Daha yakın zamanda ise Kuzeydoğu Suriye’de, yani Rojava’da yaşananları gördük. Verilen tüm vaatlerin ardından, Suriye Kürtleri IŞİD’e karşı savaşın en ön saflarında yer aldıktan sonra nasıl muamele gördüklerine tanıklık ettik. Bugün Irak Kürtleri, yaşamda nihayet belli ölçüde istikrar ve onur tadabildi. Bu nedenle Kürtlerin dünyanın süper güçleri tarafından birer piyon gibi görülmesini kabul etmesi son derece zor, hatta imkânsız. Deneyimler ortada. Boş vaatler ortada. Kürtler çoğu zaman yalnızca güçlerine ya da fedakârlıklarına ihtiyaç duyulduğunda hatırlanıyor. Bu nedenle bu çatışmaya taraf olan herkese sesleniyorum: Kürtleri rahat bırakın, biz kimsenin paralı askeri değiliz.”
/Kaynak: Birgün/










