Sinan Çiftyürek: Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalı, Kürtçe eğitim dili olmalı

GündemPolitika

Kürt siyasetçi Kürdistan Komünist Partisi’nin (KKP) Genel Başkanı ve DEM Parti  Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Bern’de düzenlenen bir panelde yaptığı konuşmada, Kürtlerin anayasal hakları, Kürtçe’nin eğitim dili olarak kabul edilmesi ve Kürt partilerinin birliği konularında önemli değerlendirmelerde bulundu.

 KUTÜSCH tarafından düzenlen panelin moderatörlüğünü Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Kurucu Eş Genel Başkanı Tuncay Yılmaz üstlendi.

Çiftyürek, Türkiye’de devam eden süreçle ilgili olarak devletin yaklaşımını eleştirdi, “Devlet, Kürt sorununu çözmek yerine, sonuçlarını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Mecliste tartışmalar yapılmadı, resmi karar alınmadı. Kürt kelimesi devlet belgelerine girmedi, ve çözüm süreci adım adım geçiş süreci olarak ilerliyor.” dedi.

 Kürtlerin anayasada tanınması

 Çiftyürek, Kürtlerin anayasal olarak tanınmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi : “İlk acil adım, Kürtlerin varlığının anayasada kabul edilmesidir. Bizim tarifimiz, ilkokuldan üniversiteye kadar ana dilde eğitim hakkının sağlanmasıdır. Bu olmadan Kürt sorunu çözülemez.”

 Kürtçe’nin eğitim dili olarak kabul edilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirten Çiftyürek, “Rojava’da ve Kuzey Kürdistan’da bu adım atılmıştır. Eğitim hakkı, kültürel hakların korunması için temel bir unsurdur. Kürt çocukları kendi dillerinde eğitim almalıdır.” ifadelerini kullandı.

Rojava ve Kuzey Kürdistan’daki gelişmeler

 Panelde, Rojava ve Kuzey Kürdistan’daki durumu değerlendiren Çiftyürek, “Rojava’nın statüsü pekişmeli ve Kürt halkı kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olmalıdır. Kuzey Kürdistan’da da benzer haklar tanınmalıdır” dedi.

 Devlet politikaları ve çözüm süreci

 Çiftyürek devletin Kürt halkına yönelik politikalarını eleştirerek, “Devletin politikaları Kürt halkının haklarını ihlal ediyor. Kürtlerin varlığını kabul etmeli ve siyasi haklarını tanımalıdır” dedi.

Çifryürek çözüm süreciyle ilgili olarak ise şunları söyledi:

“Şu anda resmi olarak bir masa yok, belge yok, imza yok. Devletin resmi kararı yok. Kürt kelimesi devletin resmi belgelerine girmemiştir. Bu süreç, Kürt sorununun çözümü değil, geçiş sürecidir.  Silahların susması, sivil demokrasinin önünü açmak için önemlidir. Söz konusu adımlar, yalnızca Kürtleri değil, bölgede barış ve güvenliği de ilgilendiriyor…”

 “Devlet de adım atmalı”

 Devletin ve partilerin Kürt meselesine yaklaşımını şöyle özetledi, “Devletin amacı, Kürtlerin siyasi taleplerini görmezden gelmek ve süreci geçiş süreci olarak şekillendirmektir. Silahların bırakılması ve sivil demokrasinin önünün açılması, sadece Kürtler için değil, tüm bölge için önemlidir. Fakat devlet de adım atmalıdır.”

 Kürt partilerinin birliği ve siyasi temsil

 Çiftyürek, Kürt partilerinin birliğinin önemine değinerek, “Kürt partileri birleşirse, Kürt halkının talepleri daha güçlü bir şekilde dile getirilebilir. Kürtlerin siyasi temsili ve demokratik hakları ancak bu şekilde güvence altına alınabilir” ifadelerini kullandı.

 “CHP sokak siyasetine yönelerek iyi yaptı”

 Çiftyürek, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP)  yapılan baskıları anti demokratik uygulama olarak değerlendirerek, “AKP, CHP üzerinde kayıp siyaseti ve yargı baskısıyla etkili olmaya çalışıyor. CHP sokak siyasetine yönelmekle iyi yaptı. Böylece, AKP ve yargı geri adım atmak zorunda kalacak” dedi.

 Panelin sonunda Çiftyürek, Kürt halkının hakları ve özgürlükleri konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:

 “Kürtlerin anayasal düzeyde tanınması ve Kürtçe’nin eğitim dili olarak kabul edilmesi talepleri, Kürt siyasetinin temel gündem maddeleri arasında yer almaya devam ediyor. Bu taleplerin hayata geçirilmesi, Kürt halkının eşitlik ve özgürlük mücadelesinin bir parçası olarak önemini koruyor.”

/ Haber: Öner Polat- Bern/

İlginizi Çekebilir

CHP’nin parti meclisi ve yüksek disiplin kurulu belli oldu
Netanyahu: Suriyelilerle görüşüyoruz, biraz ilerleme var

Öne Çıkanlar