MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ekim 2024’te DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşmasının ardından başlayan süreçte tarafların karşılıklı ‘somut adım’ çağrıları devam ediyor.
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Başkanı olan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Özbekistan’da gazetecilere “Örgüt vakit kaybetmeden söz verdiği adımları atmayı sürdürmeli. Biz adımlarımızı attık” açıklaması yaptığı bugün basına yansıdı.
Yine bugün, DEM Parti cephesinden de devlete benzer bir çağrı geldi.
DEM Parti Erzurum Milletvekili ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, ANF’ye yaptığı açıklamalarda, sürecin ikinci aşamaya geçtiğini söyleyerek ‘somut adım’ ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Komisyon toplantısında İmralı görüşme raporunun ve partilerin önerilerinin ele alınacağını belirten Beştaş, ayrıca “barış yasalarının çıkarılması” gerektiğini ifade etti.
Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“4 Aralık’ta Meclis’te yapılacak komisyon toplantısı önemli. Hem İmralı’da Sayın Öcalan’la yapılan görüşmenin raporu ve tutanağı konuşulup aktarılacak hem de bundan sonraki komisyon raporunun nasıl hazırlanacağına dair partiler önerilerini sunacak. Biz de hazırlığımızı yaptık, sunacağız.
Bizce sorunun kökeni, Kürtlerin 1924 Anayasası’yla birlikte tamamen hukuksal zeminin dışına çıkarılmasıdır. Kürtler bir türlü hukuk kapısından içeri giremiyor. Sözlü beyanlar, açıklamalar ve iyi dilekler oluyor, ama yasal zemin olmadan bunlar eksik kalıyor. Bugün Sayın Öcalan’a dair yapılan açıklama da buna işaret ediyor. Barış ve özgürlük yasalarının çıkarılması gerekiyor. Bu da hukuksal zemini tahkim etmek açısından önemli.”
“FESİH KARARI ‘RESMİ’ OLARAK TANINSIN”
Silah bırakan PKK üyelerinin toplumsal ve siyasal hayata katılımının sağlaması gerektiğini ve ayrıca PKK’nin fesih kararının ‘resmi’ olarak tanınması gerektiğini söyledi.
BirGün’ün haberine göre Beştaş, şunları söyledi:
“Bizler farklı başlıklarda öneriler sunacağız. Bir tanesi geçiş dönemi yasaları. Silah bırakan militanların toplumsal ve siyasal hayata katılımı önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Bu bağlamda siyasi sebeplerle içeride tutulan, örgüt üyeliğinden veya propagandadan ceza alan on binlerce insan var. Dışarıda olup haklarında mahkumiyet kararı verilenler de var. Onların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir.
Neticede PKK kendini feshettiğini duyurdu ve kongre kararlarını açıkladı. Türkiye’nin bu feshi tanıması lazım. Resmi olarak artık PKK bir ‘terör örgütü’ değildir demesi gerekli. Böyle olunca bu yasa, o kapsamda ceza alan herkese uygulanmalı. Bu yönlü bir hazırlığımız var.”
“UMUT HAKKI YASAL ZEMİNE KAVUŞMALI”
Meral Danış Beştaş, “Abdullah Öcalan’a umut hakkının tanınması gerektiğini, ‘Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılması veya daraltılması” gerektiğini de ifade ederek açıklamasında şunlara yer verdi:
“Umut hakkı konusunda hâlâ bir yasal düzenleme yok. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı var. Sayın Öcalan ve onun gibi ağırlaştırılmış müebbet alanlar ömür boyu dışarıya çıkamayacak durumda. Bizim önerimiz, umut hakkının önünün açılmasıdır.
Öte yandan Terörle Mücadele Kanunu çok geniş bir alanı kapsıyor; her söz, her etkinlik terör parantezinde değerlendiriliyor. Bu nedenle kanunun kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Kaldırılmasa bile bazı maddeler üzerinde çalışma yapılabilir.
Bugün yargı paketiyle ilgili komisyon toplantısı başladı. Orada siyasi tutuklular yine kapsam dışı bırakıldı. Önerilerimiz arasında yerel yönetimler yasası da var. Komisyon bir rapor hazırlayacak, her parti kendi görüşünü yansıtacak. Önemli olan ortaklaşılacak bir öneri paketi çıkarmak.”
BAHÇELİ’NİN “SİLAHLI EYLEME BULAŞMAMIŞ” SÖZLERİ
Meral Danış Beştaş, Devlet Bahçeli’nin “Silahlı eyleme bulaşmamış gerillaların Türkiye’ye dönmesi” hakkındaki sözlerini de yorumladı. Beştaş, “silah bırakanların ayrım yapılmadan toplumsal ve siyasal hayata katılması gerektiğini ve barış ile demokratik toplumun inşası için geçiş dönemi yasasının herkese uygulanması” gerektiğini ifade etti.
Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Evet, Devlet Bahçeli bir yasal kapsama işaret ediyor; onu öyle okumak lazım. Orada silah kullanan, kullanmayan; suç işleyen, işlemeyen gibi ayrımlar ifade ediliyor. Ama bizce meselenin köklü çözümü, barış ve demokratik toplumun inşasıdır. Neticede fesih kararı ve silah bırakılmasından sonra, 25 Ekim’de Türkiye sınırları dışına çıkıldığı da PKK tarafından ilan edildi. Bu bağlamda bir ayrıma gidilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu ayrımın ölçülerine kim karar verecek, nasıl karar verecek, hangi verilerle karar verecek? Bunlar tartışma konusu.
Ama neticede silah bırakan bir irade var ve ‘Biz toplumsal ve siyasal hayata katılmak istiyoruz. Kürt meselesinin demokratik çözümü noktasındaki taleplerimiz bitmedi. Silahı bırakıyoruz, siyasal mücadeleye devam etmek istiyoruz’ dediler. Ben bunu böyle yorumluyorum. Amaç ortada duruyor. Bu yönüyle herkese ayrımsız geçiş dönemi yasasının uygulanması gerekiyor.”
“ZAMAN DAHA FAZLA UZAMAMALI”
Meral Danış Beştaş, süreç hakkında son olarak şunları söyledi:
“Sürecin geldiği aşama itibarıyla, özellikle İmralı ziyaretinden sonra artık ikinci aşamada somut adımlara ve yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu kesin. Uzun süredir bu konuda bir yavaşlık olduğunu, daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Yasama faaliyetinin hızlanması şart. Zamana yaymanın kimseye faydası olmaz. Bu kadar güçlü bir irade ortadayken, bu kadar ilerleme sağlanmışken artık bunun hukukla da somutlaştırılması gerekiyor.
Başta söylediğim gibi, hukuksal zeminin oluşturulması gerekiyor. Somut adım konusunda eleştirilerimiz baki. Örgütsel zeminde çokça adım atıldı, Sayın Öcalan da çokça adım attı. 27 Şubat’tan bugüne kadar epeyce somut adım atıldı. Ama iktidar kanadından da bunun ete kemiğe bürünmesi lazım.
Artık ikinci aşamadayız ve Meclis’te özgürlük yasalarının kabulüne, tartışılmasına ve oluşturulmasına geçmemiz gerekiyor. Zaman daha fazla uzamamalı.”










