Suruç Katliamı’nın üzerinden 10 yıl geçti: Sanık sandalyesi 10 yıldır boş

GenelGündem
🔴IŞİD tarafından gerçekleştirilen ve 33 kişinin yaşamını yitirdiği Suruç Katliamı’nın üzerinden tam 10 yıl geçti.  Katliamda oğlunu kaybeden Budak, 10 yıldır adalet aradıklarını söylerken patlamada annesi ölen Boyraz, ‘‘Sanık sandalyeleri hâlâ boş’’ dedi.

Urfa’nın Suruç ilçesinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen ve 33 kişinin yaşamını yitirdiği, 100’den fazlasının yaralandığı Suruç Katliamı’nın üzerinden 10 yıl geçti. 20 Temmuz 2015’te Kobani’deki çocuklara oyuncak götürmek için Amara Kültür Merkezi önünde bir araya gelenlere IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıya yönelik adalet mücadelesi ise sürüyor. 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın önünü açan, tek adam rejiminin zemin taşlarının döşendiği katliamın ardından Şanlıurfa Savcılığı’nın 15 kişiyle başlattığı soruşturma 3 kişiyle sınırlandırıldı.

Katliamın ardından 18 ay sonra başlayan yargı sürecinde ise avukatların neredeyse tüm talepleri reddedildi. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, gün yüzüne çıkamaz. Tarih yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran – 1 Kasım arasındaki dönem olacaktır” ifadelerinin ardından avukatların Davutoğlu’nun dinlenmesi talebi de reddedildi.

Hazırlanan iddianamede 10 Ekim Katliamı davasından da tutuklu bulunan sanık Yakup Şahin, firari sanıklar İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkında toplamda 104’er kez ağırlaştırılmış müebbet cezası istenirken, “boş sanık sandalyelerine ceza istendi” eleştirileri geldi. Şahin, Hilvan Cezaevi kampüsünde görülen yargılamada bir kere bile mahkemeye getirilmedi. Yargılama boyunca boş sanık sandalyeleri izlendi.

Katliamın ardından olay yerinde fotoğraf çekerken görülen ve polise teslim edilen İmam Abdullah Ömer Aslan ise ifadesi dahi alınmadan, sakalları kesilerek karakoldan serbest bırakıldı. Davanın 21’inci duruşmasında Şahin’e 34 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilerek dosya eksiklere rağmen kapatıldı. Suruç Katliamı’nın firari sanıklar yönünden devam eden davasında ise Nisan 2025’te ilk defa katliama dair görüntülerin bilirkişiye gönderilmesine karar verildi. Dava ise sürüyor.

SAMANLIKTA ADALETİ ARIYORUZ

Katliamda oğlu Vatan Budak’ı kaybeden Murat Budak, Murat Budak, 10 yıldır adalet aradıklarını söyledi. Budak, “Evlatlarımız için, geleceğimiz için, bu topraklarda bir daha aynı acı yaşanmasın diye mücadele ediyoruz. Biz ne ilkiz ne de son olacağız; ama tek dileğimiz, bundan sonra kimsenin bizim yaşadıklarımızı yaşamaması. Bizim yüreğimizde açılan yara asla kapanmayacak, biliyoruz. Ama yine de bu ülkede adaletin yerini bulması için inatla, kararlılıkla, yılmadan yolumuza devam ediyoruz. Türkiye’de adalet aramak… İnanın, samanlıkta iğne aramaktan daha zor. Her gün yeni bir duvar çıkıyor önümüze. Her gün sesimizi kısmak isteyenlerle mücadele ediyoruz. Ama biz karanlığa teslim olmadık, olmayacağız! Çünkü biz biliyoruz ki; bu umudu korumazsak, başka evlatlar toprağa düşecek, başka annelerin yürekleri yanacak. Ve biz buna izin veremeyiz.

Biz yalnızca kendi evlatlarımız için değil, bu ülkede adalet arayan tüm aileler için umut olmaya çalışıyoruz. Umudumuzu kaybetmeyeceğiz! Çünkü umut, bizler için bir direniştir. Çünkü umut, evlatlarımızdan bize kalan en kıymetli mirastır” dedi.

Budak son olarak şu ifadeleri kullandı: “Ama ne yazık ki, adalet istemek bu topraklarda suç sayılıyor. Evrim Deniz Erol’un cenaze töreninde yaptığı konuşma nedeniyle cezaevine konulan anne Besna Erol hâlâ zindanda. Bir annenin acısını haykırması suç değildir! Bir annenin evladı için adalet istemesi suç değildir! Bu hukuksuzluğa karşı da mücadelemizi sürdürüyoruz. Buradan bir kez daha haykırıyoruz: Er ya da geç… Gelecek o gün. Bu ülkeye adalet gelecek. Evlatlarımız için, kaybettiklerimiz için, Besna Erol ve tüm tutsak anneler için, adalet arayan herkes için o gün mutlaka gelecek.”

Suruç’ta annesi Nazegül Bahar Boyraz’ı kaybeden Yasemin Boyraz, “Sanık sandalyeleri hâlâ boş. Hesap sorulması gerekenler hâlâ hesap vermiyor. Biz, evlatlarımızın, sevdiklerimizin ardından yas tutarken bile adalet için mücadele etmek zorunda kaldık. Geçtiğimiz günlerde bir adalet buluşması gerçekleştirdik. Orada bir kez daha gördük ki yalnız değiliz… Bu ülkede o kadar çok adalet arayan aile var ki! Acılarımız birbirine benziyor. Yüreklerimizde aynı yangın var. Hepimiz, ‘Bir daha olmasın’ diyoruz.” dedi.

“Ama ne yazık ki bu ülkede adalet, bir anneye 6 yıl sonra evladının kıyafetlerini teslim etmek kadar gecikiyor” diye konuşan Boyraz şu ifadeleri kullandı: “Biz 10 yıl önce sevdiklerimizi kaybettik. 6 yıl boyunca sadece bekledik…

Çorlu’da çocuğunu kaybeden annenin acısını da kendi acımız gibi taşıyoruz. Onun yanında olacağız. Birlikte yürümeye, omuz omuza durmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki ancak dayanışmayla karanlığı dağıtabiliriz. Biz vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bu adalet arayışı sadece kaybettiklerimiz için değil; geride kalanlar, evlatlarımız, geleceğimiz için.”

/Kaynak: BirGün/

İlginizi Çekebilir

Rusya’da 7,6 büyüklüğünde deprem
Los Angeles saldırganı gözaltına alındı

Öne Çıkanlar