TİHV Meclis komisyonuyla ilgili görüş ve önerilerini paylaştı

GenelGündem

🔴 Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Meclis bünyesinde oluşturulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” ile ilgili görüş ve önerilerini kamuoyuyla ve komisyon üyeleri ile paylaştı.

Komisyon’a 6 başlıkta görüş ve önerilerini sunan TİHV, “Komisyon’un Türkiye’nin barışçıl bir çözüm süreci için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek Komisyon’un insan hakları ilkeleri ışığında hareket etmesi gerektiğini” vurguladı. TİHV, sürecin sağlıklı ilerlemesi için her türlü desteği sunmaya hazır olduğunu beyan etti.

‘Kuralsızlık ve keyfilik rejimin asli nitelikleri haline gelmiştir’

TİHV görüş ve önerilerinde pek çok uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarında da yer aldığı üzere son yıllarda demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve temel insan hak ve özgürlüklerine saygı açısından Türkiye’de endişe verici bir gerilemeye tanık olunduğunu belirtti ve “Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel insan hak ve özgürlüklerine saygı açısından yaşanmakta olan böylesi ciddi bir gerileme, aynı zamanda Türkiye’de esasen insan haklarını referans alan bir rejim fikrinin terk edildiğinin, bunun yerine hakları sistematik olarak ihlal eden bir devlet pratiğinin egemen olduğunun da göstergesidir. Başka bir deyişle, kuralsızlık, keyfilik ve belirsizlik mevcut rejimin asli nitelikleri haline gelmiştir” ifadelerine yer verdi.

Bu çerçevede TİHV; Komisyon’un, toplumsal barışı, insan hakları ve demokrasinin ilke ve değerlerini yaşama geçirmenin yol ve yöntemlerini aramasının önemli olduğunu aktardı ve şu ifadelere yer verdi: “Temel hak ve özgürlüklerin hiçbir ayrıma maruz kalmaksızın Türkiye’de yaşayan herkes tarafından kullanılmasının güvence altına alınması ilkesel olarak hiçbir mutabakat ya da müzakere konusu olamaz.”

‘AİHM ve AYM kararları yerine getirilmeli’

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın önerileri arasında şunlar yer aldı:

  • Komisyon, çalışmalarına başlarken evrensel insan hakları değer ve ilkelerini müzakere edilemeyecek temel normlar olarak kabul eden, Komisyon çalışmaları sırasında bu değer ve ilkelerin tartışma dışı bir zemin olarak gözetileceğini taahhüt eden bir irade beyanında bulunmalıdır.
  • Söz konusu irade beyanı, mevzuatta hiçbir değişiklik gerektirmeyen konuların berraklaştırılmasına da katkıda bulunacaktır. Sadece mevcut Anayasanın ve yasaların, Türkiye’nin taraf olduğu, usulüne uygun şekilde onaylayarak iç hukukta yürürlüğe koyduğu uluslararası sözleşmelerin ve yargı yetkisini kabul ettiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararlarının gereğinin yerine getirilmesi halinde bile bugün karşı karşıya kalınan pek çok sorun, sorun olmaktan çıkacak, Komisyon kuruluş hedef ve amaçlarına kolayca ulaşabilecektir.
  • Komisyon, sadece yasama organı olmayıp aynı zamanda yürütmeyi denetleme yetkisine de sahip olan TBMM’nin, mevcut Anayasa ve yasalara aykırı olan, kurumsuzlaşmaya ve belirsizliklere yol açan, keyfi nitelikteki tutum ve eylemlerine son vermesini sağlamak üzere yürütmeye çağrı yapması için TBMM’ye tavsiyede bulunmalıdır.
‘Silahsızlanma ve entegrasyon katılımcı bir yaklaşımla hazırlanmalı’
  • Komisyon, BM uzmanlarının 11 Nisan 2025 tarihli doğrudan bu süreç ile ilgili çağrısında da yer verildiği gibi, bağlama özgü “silahsızlanma, terhis, yeniden entegrasyon” programlarına yönelik katılımcı bir yaklaşımla, konunun ulusal ve uluslararası uzmanlarından da yararlanarak, gerekli yasal düzenlemeler de dahil olmak üzere etkin ve somut hazırlıklar yapmalıdır.
  • Komisyon, kimlik ve kültürel haklar başta olmak üzere Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerinin teminat altına alacak yasal düzenlemeler dahil kapsamlı programlar oluşturmalıdır.
  • Komisyon’un, ihlallere maruz kalanların merkezinde olduğu, katılımcı bir yaklaşımla ‘hakikat arayışı’, ‘adaletin sağlanması’, ‘onarım’ ve ‘tekrarlanmama garantileri’ gibi unsurları da içeren BM tarafından “Geçiş Dönemi Adaleti” olarak tanımlanan kapsamlı programların yaşam bulabilmesi için öncü rol üstlenmelidir.
  • Komisyon, karar alma usulünü, gözden geçirerek, toplumsal barışı sağlama amacıyla kurulmuş bir müzakere ortamının doğasına uygun biçimde, sadece kanun teklifi hazırlanırken değil her konuda iknaya dayalı konsensüs yöntemi ile karar almak üzere yeniden düzenlemelidir.

 

/Evrensel Gazetesi/

İlginizi Çekebilir

CHP: Komisyondan çekilmek gibi bir düşüncemiz yok
ABD’nin Irak Büyükelçiliği: Koalisyonun askeri misyonu, ikili güvenlik işbirliğiyle değiştirilecek

Öne Çıkanlar