Almanya’nın Rheinland-Pfalz ve Saarland eyaletlerini kapsayan Trier Piskoposluğu hakkında yayımlanan yeni bir rapor, Katolik Kilisesi’nde cinsel istismar vakalarının ele alınmasında son yıllarda ilerleme kaydedildiğini ancak mağdurların perspektifinin hâlâ yeterince dikkate alınmadığını ortaya koydu.
Bağımsız araştırma, 1946 ile 2021 yılları arasındaki vakaları inceledi. Rapora göre 2010 sonrası dönemde farkındalık, kayıt süreçleri ve önleyici tedbirlerde belirgin gelişmeler yaşandı. Ancak mağdurların sürece dâhil edilmesi ve seslerinin duyurulması konusunda hâlâ eksikler bulunuyor.
Rapor, üç dönemi ayırt ediyor: 2010–2013 arası “kaotik başlangıç”, 2014–2018 arası “rutinleşme” ve 2019–2021 dönemi “kurs düzeltme” evresi olarak tanımlandı. Özellikle son yıllarda şeffaflık ve iletişim alanlarında adımlar atıldığı, fakat mağdurların karar süreçlerinde yeterince temsil edilmediği vurgulandı.
Trier Piskoposu Stephan Ackermann, raporun yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, geçmişte hatalar yapıldığını kabul etti.
“2010’da başlayan süreçte her vakayı gereken önemde ele almadık. Bugün geçmişteki yetersizlikler için açıkça özür diliyoruz,” dedi.
Mağdurlar ise kilisenin hâlâ “sistemin içinde değil, dışında kaldıklarını” belirterek, karar mekanizmalarına doğrudan katılım talep ediyor.
Uzmanlara göre, Trier Piskoposluğu’nda son 15 yılda önemli adımlar atılmış olsa da “gerçek bir kültürel dönüşüm” için daha uzun bir yola ihtiyaç var.
Kaynak: FAZ.net, Welt.de









