TÜİK’in 2025 verileri, doktor ve ilaç harcamalarının hanelerin yüzde 56’sı için “çok” ya da “biraz” yük olduğunu ortaya koydu. Özellikle düşük gelirli kesimlerde sağlık giderleri daha ağır hissedilirken, diş tedavisinde harcama yapamama oranı dikkat çekiyor.
TÜİK’in yayımladığı “Sağlık Modülü 2025” verileri, sağlık hizmetlerine erişimin maliyetinin geniş kesimler için ciddi bir yük haline geldiğini ortaya koydu. Verilere göre doktor muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yalnızca yüzde 40,9’u için yük oluşturmazken, yüzde 56,3’ü bu harcamaları “çok” ya da “biraz” yük olarak tanımlıyor.
Bu tablo, sağlık sisteminde cepten harcamaların geniş bir kesim üzerinde baskı yarattığını gösteriyor.
DOKTOR VE İLAÇ HARCAMALARI ÇOĞUNLUĞU ZORLUYOR
TÜİK verilerine göre:
Doktor muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 6,1’ine çok; yüzde 50,2’sine biraz yük getiriyor.
ilaç harcamaları hanelerin yüzde 5’ine çok; yüzde 50,9’una biraz yük oluşturuyor.
Diş tedavisi harcamaları ise yüzde 5,3’üne çok; yüzde 37,2’sine biraz yük getiriyor.
Bu veriler, özellikle doktor ve ilaç harcamalarında hanelerin yarısından fazlasının maddi baskı altında olduğunu gösteriyor.
Diş tedavilerinde ise harcama yapamama oranının yüksekliği dikkat çekiyor.
DÜŞÜK GELİRLİ HANELER DAHA AĞIR YÜK ALTINDA
Gelir gruplarına göre dağılım, eşitsizliği daha net ortaya koyuyor.
En düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin:
yüzde 62,9’u doktor muayene ve tedavisini yük olarak görüyor,
yüzde 65,5’i ilaç harcamalarını yük olarak tanımlıyor.
Buna karşılık en yüksek gelir grubunda:
hanelerin yüzde 53’ü doktor harcamalarının,
yüzde 59,5’i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtiyor.
Bu tablo, sağlık harcamalarının özellikle dar gelirli kesimler için daha ağır bir maliyet anlamına geldiğini ortaya koyuyor.
DİŞ TEDAVİSİNDE ERİŞİM SORUNU
Diş muayene ve tedavisinde gelir farkı daha da belirgin.
En düşük gelir grubundakilerin yüzde 45,4’ü son 12 ayda diş tedavisi için harcama yapmazken, bu oran en yüksek gelir grubunda yüzde 25,5’e düşüyor.
Bu durum, diş sağlığının gelir düzeyine bağlı bir hizmet haline geldiğine işaret ediyor.
YOKSULLUK DAHA AĞIR İŞLERDE ÇALIŞIYOR
Raporda çalışma koşullarına ilişkin veriler de yer aldı.
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların:
yalnızca yüzde 17,2’si oturarak çalışıyor,
yüzde 11,2’si ağır iş veya ağır fiziksel aktivite gerektiren işlerde çalışıyor.
Risk altında olmayanlarda ise oturarak çalışma oranı yüzde 31,7.
Bu durum, hem gelir hem de çalışma koşulları açısından eşitsizliğin sağlık üzerindeki etkilerini düşündürüyor.
FİZİKSEL AKTİVİTE YOK DENECEK KADAR AZ
15 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 63,3’ü haftalık yaşamında hiçbir fiziksel aktivite ya da boş zaman faaliyeti yapmadığını belirtiyor. Bu veri, halk sağlığı için de alarm veriyor.












