Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen gıda ürünleri, son iki haftada peş peşe yayımlanan bildirimlerle adeta kırmızı alarm verdi. Avrupa ülkeleri, 21’i kuru incir olmak üzere toplam 31 ürünü, “zehir”, “kanserojen madde”, “tehlikeli” veya “potansiyel risk” uyarılarıyla geri gönderdi; bazıları piyasadan toplatılıp imha edildi.
Bu geri dönüşlerin çoğunda ortak bir sorun var: Aflatoksin B1, Okratoksin A ve yüksek pestisit kalıntıları. Bunlar, bilimsel olarak kanser başta olmak üzere ağır sağlık sorunlarına yol açtığı bilinen maddeler.
Gün gün yayılan tablo: Avrupa kapılarında takılan Türk gıdaları
19 Kasım – Kuru incir ve salatalık
- Polonya, kuru incirde limitin beş katı Aflatoksin B1 buldu.
- Hollanda, Türkiye’den gelen salatalıklarda pestisit oranının beş kat fazla olduğunu açıkladı.
Her iki ülke de bu ürünleri “tehlikeli” ve “potansiyel risk” koduyla geri çevirdi.
20 Kasım – Kuru incirler adeta zehir saçıyor
- Bulgaristan, Fransa ve Almanya; kuru incir ve organik incirlerde limitin iki ila dokuz katı aflatoksin ve okratoksin tespit etti.
- Almanya, kuru dutlarda 15 kat fazla Aflatoksin B1 belirledi.
Hepsi tehlikeli olarak geri gönderildi.
21 Kasım – Kuru incir ve üzüm
- Almanya ve Fransa kuru incirde limitin iki ila dört katı Okratoksin A buldu.
- Hollanda kuru üzümde üç kat fazla pestisit saptadı.
24–28 Kasım – Alarm büyüyerek devam ediyor
Almanya, Bulgaristan ve Fransa ardı ardına yeni incir sevkiyatlarını reddetti. Gerekçeler aynı:
Zehirli toksinler, kanserojen maddeler, aşırı pestisit kalıntısı.
İrlanda ise Türkiye’den gelen bir şekerlemede Türkiye’de de yasak olan titanyum dioksit tespit etti.
1 Aralık – Rekor seviye: Ayçiçeği çekirdeğinde 21 kat toksin
Almanya, ayçiçeği çekirdeğinde limitin 21 katı Okratoksin A buldu.
Fransa aynı gün tam dört ayrı kuru incir sevkiyatını daha geri çevirdi.
Almanya, kayısıda limitin dört katı toksin saptadı ve ürünü imha etti.
“Zehir” uyarısı ne anlama geliyor?
Türkiye’nin kendi bakanlık verisi de aflatoksinleri şöyle tanımlıyor:
“Kuvvetli zehir ve kanserojen maddeler… Gen yapısını değiştirebilirler.”
Pestisitler ise:
- Hormonal bozukluk
- Sinir sistemi zararları
- Kısırlık
- Kanser riskini artırma
gibi etkileriyle biliniyor.
İhracatta çöküş, tüketicide güvensizlik
Yeni AB-standardı pestisit düzenlemesi Nisan 2025’e kadar geçiş sürecindeydi. Ancak Avrupa’daki bildirimlerin hız kesmeden devam etmesi, Türkiye’de üretilen gıdaların uluslararası standartlara uyum sorunu olduğunu yeniden gündeme getirdi.
Geri dönen ürünler sadece birer bildirim değil;
çiftçiden ihracatçıya, sofradan sağlığa kadar uzanan bir zincirin kırıldığına dair işaret.
Sonuç: Avrupa’nın güvenlik duvarı, Türkiye’nin gıda krizini görünür kıldı
İki haftada gelen 31 alarm, tek bir gerçeğe işaret ediyor:
Türkiye’nin tarımsal gıda üretimi, toksinler ve kontrolsüz pestisitler nedeniyle ciddi bir insan sağlığı riski taşıyor.
Bu ürünlerin çoğu yalnızca Avrupa’ya değil, Türkiye’de de tüketiciye sunuluyor.
Ve en çarpıcı soru hâlâ masada:
“Avrupa’nın geri çevirdiğini, Türkiye’de kim yiyor?”
Kaynak: Diken








