Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 2023 seçimlerinin ikinci turunda Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelere dair çarpıcı ifadeler kullandı.
“Sorun Kemal Bey’deydi. Kazanmak istemiyordu” diyen Özdağ, “Bu seçimi kaybedeceksiniz” dediği Kılıçdaroğlu’nun kendisine”kaybedersem kaybedeyim” dediğini ileri sürdü.
Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, t24’ten Cansu Çamlıbel’e verdiği söyleşide o dönem CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı mutabakata dair sorulara da yanıt verdi.
Söyleşinin ilgili kısmı şöyle:
-Kemal Kılıçdaroğlu’nun size 2023 seçimlerinin ikinci turunda destek için üç bakanlık teklif ettiğini ifşa ettiğiniz mülakatı ben yaptığım için, iki sene sonra Türk siyasi tarihine geçen o konuyu nasıl bir yere koyduğunuzu sormam şart. Kemal Bey’in bugün CHP tabanından gelen itirazlara rağmen partisinin 2023 kurultayı mahkeme tarafından ‘butlan’ ilan edilirse geri dönmek istediğine dair kuvvetli bir kanaat var. Bütün yaşananlardan sonra 2023’te Kemal Kılıçdaroğlu ile o tür bir mutabakatı kabul ettiğiniz için pişman mısınız?
“Hayır, doğru yaptık. Ama kazanmak istemeyen bir adama kazandıramazsın.”
-Sorun Kemal Bey’de miydi?
“Evet, sorun Kemal Bey’deydi. Kazanmak istemiyordu.”
-Bunu nereden anladınız?
“Ben kendisine bunu söyledim. Dedim ki eğer benim İçişleri Bakanlığımı ön plana çıkartmazsanız, bu seçimi kaybedeceksiniz. Çünkü ikinci turda oy verecek seçmen, sizin Erdoğan’dan cumhurbaşkanlığını devralmanızı değil, benim Süleyman Soylu’dan İçişleri Bakanlığını devralmamı görmek isteyen seçmen. Kılıçdaroğlu bu uyarıma ‘Kaybedersem kaybedeyim’ diye cevap verdi.”
-Ama size üç bakanlık sözü verdi…üzerine MİT başkanlığı sözü bile verdi.
“Kazanmak istemedikten sonra hiçbir önemi yok ki. Özetle, biz Zafer Partisi olarak ikinci turda yapmış olduğumuz tercihin doğru olduğunu düşünüyoruz. Ama kazanmak istemeyenleri de kazandıramadığımızı gayet net bir şekilde gördük. Oyu da arttırdık mı? Evet arttırdık. Fakat ben Mansur Bey’in (Yavaş) aday olması gerektiği Nisan 2022’de açıkladım ve anketler öyle gösteriyordu, saha öyle gösteriyordu. Eğer kabul edilseydi bu farklı bir Türkiye olurdu.”










