Venezuelalılar Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD tarafından yakalanmasına umut, korku ve belirsizlikle tepki veriyor.
BBC muhabirleri Grace Eliza Goodwin ,Cristobal Vasquez ve Tom Bateman, Amerika’nın şok bir askeri operasyonla Venezuela devlet başkanı Maduro’yu gözaltına alması ve yargılanmak üzere Amerika’ya götürmesi sonrası halkın nabzını tuttu…
Başkent Caracas’ta toz bulutu dağılırken, Venezuelalılar Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD tarafından yakalanması haberine umut, korku ve belirsizlikle tepki veriyor.
Caracas Vadisi’nde patlamalarla sarsılan bir gecenin ardından Cumartesi günü insanlar sokaklara çıkmaya başladı; duygular kutlamadan kınamaya kadar değişiyordu.
Bölge sakinlerinden Dina, BBC’ye verdiği demeçte, şimdilik ABD’ye “Maduro’yu buradan uzaklaştırdığı” için minnettar olduğunu, çünkü artık “en azından tünelin ucunda tekrar bir ışık görebildiğini” söyledi.
Ancak siyasi ortam gerginliğini koruyor; bu da BBC’ye gerçek adını vermemesinin sebeplerinden biri.
Caracas yakınlarında yaşayan bir diğer Venezuelalı olan Jorge, BBC’ye verdiği demeçte, “Trump ve tüm Amerika Birleşik Devletleri yekillilerine tarafından minnettar olduğunu ancak önümüzdeki günlerin kolay geçmeyeceğinden endişe duyduğunu” söyledi:
“Şimdi bu adamı götürdüklerine göre, ne olacak? Bize hiçbir şey garanti etmiyor. Bu yüzden biraz belirsizlik var. Önümüzdeki günlerin ne getireceğini bilmiyoruz.”
Maduro hükümetinin destekçileri de Caracas sokaklarında toplanarak ABD’den liderlerini serbest bırakmasını talep etti. Hükümete sıkı sıkıya bağlı Caracas Belediye Başkanı Carmen Meléndez de Maduro’nun “kaçırılmasına” karşı protesto gösterisine katıldı.
Cumartesi sabahı erken saatlerde, Başkan Donald Trump komutasındaki ABD güçleri Venezuela’nın başkentinde bir dizi hedefli saldırı düzenledi ve sonunda ülkenin liderini ABD tarafından gözaltına alınfı.
ABD, Maduro’yu “narko terörist” bir rejimi yönetmekle suçluyor. Hem kendi ülkesindeki muhalifleri hem de yabancı hükümetler tarafından Venezuela’nın 2024 seçimlerini gayrimeşru bir şekilde kazandığı düşünülüyor.
2013’ten beri iktidarda olan ve Birleşik Sosyalist Parti’nin lideri Maduro, Venezuela’da muhalif grupları baskı altına almak ve muhalefeti susturmakla, zaman zaman şiddet kullanmakla sık sık suçlanıyor.
Maduro ve eşi uyuşturucu kaçakçılığı ve silah suçlamalarıyla yargılanmak üzere New York’a iade edilirken, Venezuela’nın geleceği belirsizliğini koruyor. Trump, Maduro’nun yerine kalıcı bir isim bulunana kadar ABD’nin ülkeyi yöneteceğini ve petrol rezervlerini idare edeceğini söyledi.
Maduro daha önce ABD’nin kendisinin uyuşturucu kaçakçılığına doğrudan karıştığı yönündeki iddialarını reddetmişti.
Ancak BBC’ye konuşan birçok Venezuelalı, Maduro’nun gidişine minnettar olanlar arasında bile hâlâ büyük bir korku ve belirsizlik olduğunu söylüyor.
Dina, Trump’a pek güvenmiyor.
Dina, Trump hakkında, “Şimdi bir şey söylüyor, yarın fikrini değiştiriyor,” dedi. “Yani, onun sözlerini ciddiye almaya alışkın değilim.”
Dina, Maduro’nun yakalanmasından bu yana Trump’ın söylediklerinde “iyi olan tek şeyin” ABD’nin Venezuela’ya yatırım yapacak olması olduğunu ve bunun da zor durumdaki ülke için “daha iyi bir ekonomik duruma” yol açacağını umduğunu söylüyor.
Maduro’ya karşı sesini yükseltmenin tehlikesi Venezuela’da hâlâ çok gerçek; zira Maduro’ya sadık kişilerin çoğunlukta olduğu Ulusal Meclis, birkaç hafta önce ABD deniz ablukalarına destek veren herkesi “hain” ilan eden bir yasa çıkardı.
Jorge, dün Venezuela’daki hükümet yanlısı paramiliter gruplar olan colectivolara mensup motosikletlilerin silahlarla sokaklarda dolaştığını gördüğünü söyledi.
“Şu anda ekmek almaya bile çıkmaktan biraz korkuyoruz,” dedi; “En iyisini beklememiz ve sabırlı olmamız gerekecek.”
Jorge, Maduro’nun müttefiki ve Venezuela İçişleri, Adalet ve Barış Bakanı Diosdado Cabello’nun etkisinden endişe duyduğunu da sözlerine ekledi.
Jorge, Cabello hakkında şunları söyledi:
“Çok kötü bir insan, çok kinci. Yanında kaç kişi olduğunu bilmiyorum. Umarım ordu halkın yanında olur ve biraz kontrolünü kaybeder.”
Sandra, Jorge ve Dina’nın Maduro’nun devrilmesinden duydukları rahatlamayı paylaştı. Ancak o da geleceğe ve bunun sürgündeki Venezuelalılar için ne anlama geldiğine dair şüphesi var.
Maduro iktidara geldiğinden beri yaklaşık sekiz milyon Venezuelalı ülkeyin terk etti ve bunların çoğu, yerleştikleri şehirlerin sokaklarında Maduro’nun yakalanmasını açıkça kutluyor.
Sandra, sürgündeki milyonlarca insanın yanı sıra, “kayıp, hapsedilmiş, ölmüş veya sadece hayatta kalmaya çalışan” başka kişilerin de olduğunu ve bunun “hiçbir ülke tarafından ele alınmamış gerçek bir trajedi” olduğunu söylüyor:
“Bu sadece başlangıç; önümüzde daha uzun bir yol olduğunu biliyoruz. Daha önce hiçbir ülke bu trajedi karşısında Venezuelalıların çığlığını duymamıştı.”
/BBC NEWS/










