Wadephul’dan teşekkür açıklaması
Ukrayna savaşının sona erdirilmesi konusunu görüştüklerini ifade eden Wadephul, “Hakan, senin ülken bu savaşta kendisini arabulucu olarak sundu ve önemli katkılar yaptı” diyerek Türkiye’ye teşekkür etti. Türkiye’nin Gazze’deki barışa yaptığı katkı için de teşekkür eden Wadephul, Ankara’nın Hamas üzerinde sahip olduğu etkiye dikkat çekti. Öte yandan Alman Bakan, Berlin ve Ankara’nın Suriye konusundaki çıkarlarının da örtüştüğüne dikkat çekti.
“Türkiye birçok alanda merkezi bir aktöre evrildi” diyen Wadephul, Türkiye ile iş birliği yapmanın Almanya’nın çıkarına olduğunu konuşmasında birden çok kez vurguladı. Wadephul, “dostça ve güvenilir bir ortak” olarak nitelendirdiği Türkiye’nin olası AB üyeliğiyle ilgili olarak ise hukuk devleti ve demokrasi gibi Kopenhag Kriterlerinin “müzakere edilemez” olduğunun altını çizdi. Wadephul, bu süreçte “yeni bir sayfa açılması” istediği görüşünü de dile getirdi.
Fidan: Türkiye Avrupa’nın savunması için önemlidir
Wadephul’dan sonra açıklamalarda bulunan Fidan, sözlerinin başında “Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler yeni dönemde yeni bir ruhla yeni bir ivme kazanmakta” değerlendirmesini yaptı. Fidan, bir sonraki stratejik diyalog mekanizması toplantısını 2026 yılının ilk yarısında gerçekleştireceklerini söyledi.
Bakan Fidan da Wadephul gibi ikili ilişkileri güçlendirmenin her iki ülkenin de çıkarına olduğunu söyledi. Fidan, Wadephul’ün Kopenhag Kriterleri mesajına ilişkin, “Bu oyunun kuralı. Bir kulübe girecekseniz kurallara uyum sağlayacaksınız” dedi. Fidan, “Buradaki temel sorun, an itibarıyla sürecin ilerlemiyor oluşu, fasılların açılmaması. Bu konuda gerekli görüşmeleri yaptık. AB’nin Türkiye ile aday ülke ilişkisini en normal zeminde ilerletmesi beklentimiz bakidir” diye konuştu.
Fidan’ın konuşmasında, Wadephul’ün siyasi mesajlarından farklı olarak Almanya’nın Türkiye için ticari önemine ilişkin mesajlar öne çıktı. Fidan, ithalat-ihracat ilişkilerinin geliştirilmesi hedeflerinin yanı sıra yenilenebilir enerji konusunda yapılması planlanan yatırım ve iş birliğine dikkat çekti. Türkiye ve Almanya arasındaki ikili ticaret hacmi 2025 itibarıyla 55 milyar doları aşmış bulunuyor. Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en güçlü ticaret ortağı, dünya genelinde ise en büyük ihracat pazarı konumunda. 2024 yılında ikili ticaret hacmi 47,5 milyar dolar seviyesine ulaşırken, hedef 60 milyar dolar.
“Tarihi fırsatlar kaçırılıyor”
“Avrupa güvenliğinin yeni sınamalarının neler olduğuna” dair fikir alışverişi yaptıklarını kaydeden Fidan, “Türkiye’nin SAFE çalışmalarında yer alması ve bu mekanizmadan dışlanmaması Avrupa güvenliği için önemlidir” dedi. Fidan, Türk savunma endüstrisi ile iş birliğinin de Avrupa’nın çıkarına olduğunu ifade etti.
Wadephul ise bu konuya ilişkin, “SAFE mekanizmasının Türkiye’yi de kapsaması gerektiğine inanıyorum. Daha önce de altını çizdim, Türkiye her zaman güvenilir bir NATO müttefikimiz olmuştur” dedi. Wadephul, savunma endüstrisi alanındaki iş birliklerini de geliştirmeyi umduklarını kaydetti.
Öte yandan Türkiye’nin de Avrupa’nın güvenliğinin bir parçası olduğunu kaydeden Fidan, birçok görüşmenin AB toplantılarında yer almamasının “tarihi fırsatların kaçırılmasına” yol açtığını savundu. Fidan, Türkiye’nin AB’ye girmesini beklemektense bu konuda “yaratıcı düşünülmesi gerektiğini” söyledi.
“Gazze’de bir daha soykırıma dönülmemeli”
Almanya ile Türkiye arasındaki fikir ayrılıklarının başında, İsrail ve Filistin konusundaki tutumları geliyor. Gazze’de yeniden inşa ve barış sürecinin hızlı bir biçimde hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Fidan, “Tekrar kıyıma, katliama, soykırıma dönülmemesi gerekiyor” dedi.
Fidan Suriye konusunda ise, yeni Suriye yönetiminin IŞİD karşıtı koalisyona katılmasını övdü.
Wadephul, bir gazetecinin Almanya’nın Suriye’de Kürt özerkliği veya bağımsızlığını destekleyip desteklemediğine ilişkin sorusuna, “Biz Suriye’de tüm etnik ve dini grupların dahil olduğu bir sistem istiyoruz… Federal olup olunmayacağı Suriye’nin kendi kararıdır” yanıtını verdi. Fidan ise, “Suriye’de ileride bölünmeyi ortaya çıkaracak bir arayış yerine, tüm insanların eşit olduğu, kültürünü ifade etmekten çekinmediği, haklarının olduğu bir sisteme ihtiyaç var” diye konuştu.
İnsan hakları konusu arka planda
Her iki bakan da, yaptıkları açılış konuşmalarında insan hakları konusuna değinmedi. Bakanlar, DW muhabiri Hans Brandt’ın sorduğu, Fatih Altaylı’nın tutukluluğunu baz alan insan hakları sorusuna da net bir yanıt vermekten kaçındı.
Wadephul temkinli bir biçimde insan hakları ve hukuk devletinin önemini vurgularken, Fidan ise yanıtında Altaylı’ya değinmeden, Kopenhag Kriterlerinin önemine yeniden vurgu yaptı.
Söz konusu ziyaret, Fidan’ın görev süresi boyunca Almanya’ya yaptığı ilk ikili nitelikteki temas oldu. Fidan, en son 14-17 Şubat 2025 tarihlerinde Münih Güvenlik Konferansı kapsamında Almanya’da bulunmuş, Alman mevkidaşı Wadephul’u ise 17 Ekim 2025’te Ankara’da ağırlamıştı.
Fidan görüşmenin ardından Almanya’da yaşayan Türk iş insanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle de görüşmeler gerçekleştirecek.











