Amerikan basını, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’ın, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bizzat görüşerek Kürtlerle olan anlaşmazlığı diyalogla çözmesini istediğini yazdı.
Wall Street Journal’ın haberine göre Washington, Türkiye destekli bir operasyonun genişlemesi durumunda Suriye’ye yönelik askeri ve ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koymaya hazırlanıyor.
Halep’in ardından kentin doğusundaki Deyr Hafir kasabasında HTŞ’li Suriye ordusu ile Demokratik Suriye Güçleri (SDG) arasında tırmanan askeri gerilim, Washington-Ankara-Şam hattında diplomasi trafiğini zirveye taşıdı.
Wall Street Journal (WSJ) tarafından yayımlanan ve ABD’li yetkililere dayandırılan rapora göre, ABD yönetimi Suriye ordusunun SDG’ye yönelik operasyonunun genişleyerek “bölgeyi kaosa sürüklemesinden” ve “ABD askerlerini tehlikeye atmasından” endişe ediyor.
J.D. Vance’ten Şara’ya telefon: “Kürtlerle anlaşın”
Haberde, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in bizzat devreye girdiği ve Ahmed Şara ile bir görüşme gerçekleştirerek Kürtlerle olan gerilimi düşürmesi yönünde telkinde bulunduğu kaydedildi.
Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve CENTCOM yetkilileri de her iki tarafla günlük temaslar kurarak operasyonun Fırat’ın doğusuna sıçramasını engellemeye çalışıyor.
ABD’li yetkililer, operasyonun genişlemesi durumunda Aralık ayında kaldırılan “Sezar Yasası” yaptırımlarının derhal yeniden yürürlüğe konulabileceği konusunda Şam’ı sert bir dille uyardı.
İstihbarat raporu: Türkiye destekli geniş kapsamlı harekat planı
WSJ’ye konuşan ABD’li istihbarat kaynakları, Ahmed Şara’nın Türk ordusunun desteğiyle SDG’ye karşı çok yönlü bir operasyon planladığını değerlendiriyor.
Bazı yetkililer bu saldırının Halep ile sınırlı kalmayacağını, Fırat Nehri’nin ötesine ve ABD askerlerinin bulunduğu Rojava ve doğu Suriye’ye kadar uzanabileceğini öne sürüyor.
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, bu durumun yaratacağı risklere dikkat çekerek SDG’nin elindeki 9 bin IŞİD mahkumuna vurgu yaptı.
Graham, “Eğer Türkiye destekli Suriye güçleri Kürtlere saldırırsa, IŞİD mahkumlarının korunması riske girer. Kimse benim veya meslektaşlarımın bu mahkumların DSG yerine Suriye ordusu ya da Türkiye tarafından korunmasına razı olacağımızı sanmasın. Akıllıca seçim yapın” ifadelerini kullandı.
/rd/









