ABD Adalet Bakanlığı, cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile ilgili milyonlarca yeni dosyayı yayınladı. Cuma günü üç milyon sayfa, 180 bin resim ve 2 bin video kamuya açık olarak paylaşıldı.
Belgelerin yayınlanması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan ve Epstein ile ilgili tüm belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını zorunlu kılan yasanın yürürlüğe girmesinden altı hafta sonra gerçekleşti.
Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, “Bugünkü yayın, Amerikan halkına şeffaflık sağlamak ve mevzuata uyumu temin etmek amacıyla yürütülen çok kapsamlı bir belge tanımlama ve inceleme sürecinin sonunu işaret ediyor” dedi.
Dosyalar, Jeffrey Epstein’ın hapishanedeki zamanına dair ayrıntıları (psikolojik bir rapor da dahil olmak üzere) ve hapishanedeyken ölümüne ilişkin bilgileri, ayrıca Epstein’ın reşit olmayan kız çocuklarını fuhuşa sürüklemesine yardım etmekten suçlu bulunan ortağı Ghislaine Maxwell hakkındaki soruşturma kayıtlarını içeriyor.
Bunlar arasında Epstein ile yüksek profilli isimler arasındaki e-postalar da yer alıyor.
E-postaların ve belgelerin çoğu on yıldan daha eskiye dayanıyor ve Epstein’ın yasal sorunları sırasında kurduğu ilişkileri gözler önüne seriyor. Savcılarla tartışmalı bir anlaşmaya vardıktan sonra 2008’de Florida’da 14 yaşındaki bir kızdan cinsel ilişki talep etmekten suçlu bulundu.
Ağustos 2019’da, geniş kapsamlı bir cinsel istismar davası nedeniyle cezaevindeyken hayatını kaybetti.
Epstein, ‘Dük’ü Rus bir kadınla görüşmeye davet etti
Belgeler, gözden düşmüş finansörün İngiliz elitleriyle olan yakın ilişkisine ışık tutuyor.
Bunlar arasında Epstein ile “Dük” olarak adlandırılan bir kişi (Andrew Mountbatten-Windsor olduğuna inanılıyor) arasında Buckingham Sarayı’nda “çok fazla gizlilik” bulunan bir akşam yemeği hakkında yapılan görüşmelerin yer aldığı e-postalar da bulunuyor .
Epstein’den gelen bir diğer mesajda ise “Dük”ü 26 yaşında bir Rus kadınla tanıştırma teklifi yer alıyor.
E-postalar “A” imzasıyla ve “HRH York Dükü KG” şeklinde okunabilen bir imzayla imzalanmıştır. Bu e-postalar, Epstein’ın bir çocuğu taciz etmekten suçlu bulunmasından iki yıl sonra, Ağustos 2010’da gönderilmiş.
E-postalar herhangi bir usulsüzlüğe işaret etmiyor.
BBC, konuyla ilgili bir açıklama almak için eski adıyla York Dükü olan Andrew ile iletişime geçti. Mountbatten-Windsor, Epstein ile geçmişteki dostluğu nedeniyle yıllardır inceleme altında bulunuyor. Kendisi defalarca herhangi bir yanlışlık yaptığını reddetti.
Son yayınlanan e-postalardan bazılarının Epstein ile Andrew’in eski eşi Sarah Ferguson arasında geçtiği anlaşılıyor.
4 Nisan 2009 tarihli bir e-postanın imzası “Sevgiler, Sarah, Kızıl Saçlı!!” şeklindeydi.
E-postada Palm Beach’te olacağı ve çay içmek istediği belirtiliyor. Ardından Ferguson’ın şirketi Mother’s Army için fikirler tartışılıyor. Eski York Düşesi, Epstein’den “Sevgili, muhteşem ve özel dostum Jeffrey” olarak bahsediyor.
Ona “efsane” diyor ve “Seninle çok gurur duyuyorum” diye ekliyor.
Söz konusu finansçı, e-posta alışverişi gönderildiği sırada 2008’deki mahkumiyetinden dolayı hâlâ ev hapsindeydi.
Epstein, Mandelson’ın kocasına para gönderdi.
Diğer e-postalar, Epstein’ın 2009’da Lord Peter Mandelson’ın kocası Reinaldo Avila da Silva’ya 3.692 dolar gönderdiğini gösteriyor.
Da Silva, Epstein’e gönderdiği bir e-postada osteopati kursunun maliyetlerini belirtiyor, banka bilgilerini veriyor ve finansörüne “bana yardımcı olabileceğiniz her şey için” teşekkür ediyor.
Epstein birkaç saat sonra kredi miktarını havale edeceğini söyleyerek yanıt verdi ve 2023’te Mandelson ile evlenen da Silva da ertesi gün teşekkür ederek karşılık verdi.
Bir başka e-posta grubunda Lord Mandelson, Epstein’ın mülklerinden birinde kalmak istediğini belirtiyor.
E-postalar, Epstein’ın 18 yaşından küçük birinden fuhuş talep etmekten dolayı hapis cezası çektiği 16 Haziran 2009 tarihine ait. Cezasının büyük bir bölümünde Epstein’ın gündüzleri ofisinden çalışmasına izin verilmiş ve her gece hapishaneye geri dönmüştü.
Lord Mandelson, Aralık 2024’te İngiltere’nin ABD Büyükelçisi olarak atandı, ancak Epstein’ın mahkumiyetinin ardından kendisine destekleyici mesajlar gönderdiği ortaya çıkınca bir yıldan kısa bir süre sonra görevden alındı.
Lord Mandelson, uzun zamandır kamuoyunun bildiği üzere, Epstein ile geçmişteki dostluğundan pişmanlık duyduğunu defalarca dile getirmiştir. Epstein ile birlikteyken hiçbir yanlışlık görmediğini ve “yalanlarına kandığını” söylemiştir.
Trum’ın adı yüzlerce kez geçiyor
Yeni yayınlanan dosyalarda ABD başkanının adı yüzlerce kez geçiyor. Trump’ın Epstein ile bir arkadaşlığı vardı, ancak bu ilişkinin yıllar önce bozulduğunu söylüyor ve Epstein’ın cinsel suçlarından haberdar olduğunu reddediyor.
Yeni belgeler arasında, FBI’ın geçen yıl ulusal Tehdit Operasyon Merkezi ihbar hattını arayanlar tarafından Trump aleyhine yapılan iddiaların derlendiği bir liste de bulunuyor. Bu iddiaların çoğu, kurum tarafından alınan doğrulanmamış ihbarlara dayanıyor ve destekleyici kanıt olmadan yapılmış gibi görünüyor.
Liste, Trump, Epstein ve diğer yüksek profilli isimlere yönelik çok sayıda cinsel istismar iddiasını içeriyor.
Trump, Epstein ile ilgili olarak herhangi bir yanlışlık yaptığını sürekli olarak reddetti ve Epstein’ın kurbanları tarafından da herhangi bir suçla suçlanmadı.
Son iddialarla ilgili sorular sorulduğunda, hem Beyaz Saray hem de Adalet Bakanlığı, yeni dosyalarla birlikte yayınlanan basın bültenindeki bir satıra işaret etti.
ABD Adalet Bakanlığı, “Belgelerin bazılarında, 2020 seçimlerinden hemen önce FBI’ya sunulan, Başkan Trump aleyhine gerçek dışı ve sansasyonel iddialar yer alıyor” dedi.
“Açıkça söylemek gerekirse, iddialar asılsız ve yanlıştır ve eğer az da olsa güvenilirlikleri olsaydı, Başkan Trump’a karşı çoktan bir silah olarak kullanılmış olurlardı.”
Elon Musk, Epstein’e adasında düzenlenecek ‘en çılgın partinin’ ne zaman olacağını sordu.
Belgeler arasında Epstein ile teknoloji milyarderi Elon Musk arasındaki e-posta yazışmaları da yer alıyor.
Olayda herhangi bir yanlış davranışla suçlanmayan Musk, daha önce Epstein’ın kendisini adasına davet ettiğini ancak reddettiğini söylemişti.
Yeni e-postalar, Musk’ın oraya seyahat etme konusunu birden fazla kez görüştüğünü gösteriyor; bunlardan biri de 2012’de yapılması planlanan bir geziydi ve Musk bu gezide Epstein’e “Adanızda en çılgın parti hangi gün/gece olacak?” diye sormuştu.
Kasım 2012 tarihli e-postalar, Epstein’ın Musk’a adaya helikopterle kaç kişiyi taşıması gerektiğini sorduğunu ve Musk’ın yalnızca kendisinin ve o zamanki eşi Talulah Riley’nin taşınacağını söylediğini gösteriyor.
Musk’ın 2012 Noel’inde Epstein’e gönderdiği bir e-postada, Musk’ın “rahatlamak” istediği için finansörün herhangi bir parti planı olup olmadığını sorduğu görülüyor.
“Bu yıl aklımı kaybetme noktasına kadar çalıştım ve bu yüzden, çocuklarım Noel’den sonra eve döndüklerinde, St. Barts’ta veya başka bir yerde parti ortamına dalıp eğlenmek istiyorum,” diye yazıyor ve “huzurlu bir ada deneyiminin” aradığı şeyin tam tersi olduğunu ekliyor.
2013 yılının sonlarına ait bir başka e-posta grubunda ise Musk ve Epstein, finansörün adasına yapacakları ziyareti görüşüyor ve lojistik ile tarihleri üzerinde çalışıyorlar. Musk’ın Epstein’in adasına gerçekten bir gezi yaptığına dair hiçbir kanıt yok.
Musk, Cumartesi günü X’te yaptığı bir paylaşımda, “Epstein ile olan bazı e-posta yazışmalarının yanlış yorumlanabileceğinin ve muhalifler tarafından adımı karalamak için kullanılabileceğinin gayet farkında olduğunu” söyledi. Şunları da ekledi: “Bununla ilgilenmiyorum, ama benim için önemli olan, Epstein ile birlikte ciddi suçlar işleyenleri, özellikle de reşit olmayan kız çocuklarının iğrenç bir şekilde istismar edilmesiyle ilgili olanları en azından yargılamaya çalışmamızdır.”
Bill Gates, Epstein’ın yaptığı sansasyonel iddiaları ‘saçma ve yanlış’ olarak nitelendirerek reddetti.
Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates’in sözcüsü, Epstein dosyalarında yer alan ve Gates’in cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalandığı iddiasını da içeren sansasyonel iddialara yanıt vererek, bunların “kesinlikle saçma ve tamamen yanlış” olduğunu söyledi.
18 Temmuz 2013 tarihli iki e-postanın Epstein tarafından kaleme alındığı anlaşılıyor ancak bunların Gates’e gönderilip gönderilmediği belirsiz. Her iki e-posta da Epstein’ın e-posta hesabından gönderilmiş ve aynı hesaba geri gönderilmiş; Gates ile ilişkili herhangi bir e-posta hesabı görünmüyor ve her iki e-posta da imzasız.
E-postalardan biri, Bill ve Melinda Gates Vakfı’ndan gelen bir istifa mektubu şeklinde yazılmış ve Gates’in “Rus kızlarla yaşadığı cinsel ilişkinin sonuçlarıyla başa çıkmak için” ilaç temin etmek zorunda kalmasından şikayet etmektedir.
“Sevgili Bill” diye başlayan diğer mektupta ise Gates’in bir arkadaşlığı bitirmesinden şikayet ediliyor ve Gates’in, o zamanki eşi Melinda da dahil olmak üzere, cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonu gizlemeye çalıştığına dair daha fazla iddia ortaya atılıyor.
Gates’in sözcüsü BBC’ye şunları söyledi: “Kanıtlanmış, memnuniyetsiz bir yalancıdan gelen bu iddialar kesinlikle saçma ve tamamen yanlıştır.”
“Bu belgelerin gösterdiği tek şey, Epstein’ın Gates ile devam eden bir ilişkisinin olmamasından duyduğu hayal kırıklığı ve onu tuzağa düşürmek ve karalamak için ne kadar ileri gidebileceğidir.”
Kurbanların kimliklerinin belirlenmesine yönelik eleştiriler
Epstein’ın birçok kurbanını temsil eden kadın hakları avukatı Gloria Allred, BBC’ye verdiği demeçte, son yayınlanan belgelerde, daha önce kamuoyuna açıklanmamış olanlar da dahil olmak üzere çok sayıda mağdurun isminin ifşa edildiğini söyledi.
Cuma günü yayınlanan belgelerin çoğunda yoğun sansürlemeler bulunuyor. Yasa, sansürlemelerin yalnızca mağdurları veya halen soruşturma altında olan bilgileri korumak amacıyla yapılabileceğini öngörüyor. Ayrıca, yapılan sansürlemelerin özetini ve bunların yasal dayanağını da zorunlu kılıyor.
Başsavcı Yardımcısı Blanche, sansürlemelerin mağdurları korumayı amaçladığını ve adalet bakanlığının belgelerin hızlı bir şekilde yayınlanmasını sağlamak için iki aydan fazla bir süre boyunca yüzlerce çalışanın belgeleri incelediğini söyledi.
Ancak Allred, Blanche’ın tahliyenin mağdurlar için “bir kapanış getireceği” yönündeki dile getirdiği umudun “saçma” olduğunu söyledi.
Allred, “İsimlerini kamuoyuna açıklayarak bu hayatta kalanların birçoğunu perişan ettiler,” dedi.
“Bazı durumlarda… isimlerin üzeri çizilmiş oluyor ama yine de isimleri okuyabiliyorsunuz.”
“Başka durumlarda ise, daha önce kamuoyuna hiç röportaj vermemiş, isimlerini kamuoyuna açıklamamış mağdurların -hayatta kalanların- fotoğraflarını gösterdiler.”
Avukatının, mağdurların kimliklerini korumak için daha fazla düzenleme yapılması gereken yerler konusunda departmanı bilgilendirmek üzere çalıştığını ancak “birçok kişinin dosyaları çoktan indirdiğini” söyledi.
Allred durumu “tam bir karmaşa” olarak nitelendirerek, departmanın “yeni bir dip noktasına ulaştığını” ve “kendilerinden utanmaları gerektiğini” söyledi.
BBC, konuyla ilgili daha fazla yorum almak için Adalet Bakanlığı ile iletişime geçti.
Epstein’e ait tüm dosyalar yayınlandı mı?
Epstein belgelerinin yayınlanmasıyla ilgili olayların burada sona erip ermediği belirsiz.
Blanche, Cuma günkü açıklamanın “çok kapsamlı bir belge tanımlama ve inceleme sürecinin sonunu işaret ettiğini” ve ABD Adalet Bakanlığı açısından işinin bittiğini belirtti. Ancak Demokratlar, bakanlığın yaklaşık iki buçuk milyon belgeyi yeterli gerekçe göstermeden sakladığını savunmaya devam ediyor.
Demokrat Kongre Üyesi Ro Khanna, Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie ile birlikte Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası’na öncülük etmişti ve temkinli olduğunu söyledi. “Adalet Bakanlığı, potansiyel olarak ilgili olabilecek 6 milyondan fazla sayfa tespit ettiğini ancak inceleme ve sansürleme işlemlerinden sonra yalnızca yaklaşık 3,5 milyonunu yayınlayacağını söyledi,” dedi.
“Bu durum, geri kalanının neden saklandığı sorusunu gündeme getiriyor. İstediğim bilgilerin yayınlanıp yayınlanmayacağını yakından inceleyeceğim.”
Adalet Bakanlığı, Kongre’den geçen ve Kasım ayında yasalaşan Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası’nda öngörülen tüm dosyaları yayınlama son tarihi olan 19 Aralık’ı kaçırmasının ardından yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.
Ancak bu serüvenin sona erip ermediği henüz belli değil.
Trump’ın tabanı da dahil olmak üzere birçok kişi, Epstein’le bağlantılı zengin ve güçlü kişileri korumak için bir komplo kurulduğuna uzun zamandır inanıyordu.
Blanche, bu belgelerin yayınlanmasının daha fazla bilgiye duyulan ihtiyacı karşılamayacağını kabul etti. Dosyalarda kadınlara şiddet uygulayan erkeklerin isimlerinin yer almadığını ve eğer departman bu isimlere sahip olsaydı, bu kişilerin yargılanacağını söyledi.
“Ne yazık ki, kamuoyunun ya da sizlerin Epstein dosyalarındaki kadınlara cinsel istismarda bulunan erkekleri ortaya çıkaracağını sanmıyorum.”
/Kaynak: BBC News’ten Sakshi Venkatraman ve Kwasi Gyamfi Asiedu’nun haberi /










