Yunus Behram: Kobani; silinmez direnişin hafızası Hewlêr ’ten Kobani’ye…

Yazarlar

Nesiller boyunca süren direnme iradesi, işgalcilerin yüzleri değişse de onurun asla yenilemeyeceğini kanıtlıyor. 1 Kasım’da dünya, modern çağın en acımasız terör örgütlerinden biri karşısında gösterilen cesaret ve kararlılık sembolü Kobani Direnişi’ni anıyor.

Bu mücadele, yalnızca bir askeri çatışma değil, ışık ile karanlık, yaşam iradesi ile ölüm güçleri arasındaki bir savaştı. 2014’te şehir kuşatıldığında, erkekler ve kadınlar topraklarını ve onurlarını savunmak için omuz omuza durdular. Kısıtlı imkanlara rağmen direnmeyi başardılar ve Kobani, özgürlük ve adalet arayışındaki halklara umut ışığı yaktı.

Bu küçük şehirden IŞİD’in sonunun başlangıcı geldi; direniş Rakka ve Deyrizor’a yayıldı ve 2019’da Baghouz’un özgürleşmesiyle karanlık bir dönemin sonu ilan edildi.

Yıllık anma etkinlikleri yaklaşırken, Şam yönetimi ve arkasındaki Türkiye, ulusal havayı bozmayı ve siyasi çözüm çabalarına zarar vermeyi deniyor. Ancak bu çabalar artık kimseyi yanıltmıyor ve Suriye Demokratik Güçleri’nin itibarını sarsamıyor.

Kobani Direnişi, yerel bir olay olmanın ötesinde, uzun bir Kürt direniş tarihinin günümüzdeki yansımasıdır.

13. yüzyılda Hewlêr (Erbil) Kalesi’nin Moğollar karşısında gösterdiği direniş gibi, Kobani de modern çağda IŞİD’in belini kırarak benzer bir tablo çizdi. Direniş, Kürdistan’ın dört parçasını birleştirdi ve Peşmerge güçleri, savaşçılarla birlikte terörü yenmede etkin rol aldı; bu, ortak kader ve özgür irade birliğinin somut bir göstergesidir.

Kobani’nin fedakârlıkları yalnızca kendi halkını değil, tüm insanlığı korudu ve terörün Suriye, bölge ve dünya geneline yayılmasına karşı güçlü bir set oluşturdu.

Şam yönetimi, Kobani Direnişi Uluslararası Gününü resmî tatil ilan ederek bu büyük zaferi kutlamalıdır. Çünkü Kobani Direnişi artık sadece Kürt meselesi değil, dünyaya özgürlük ve adalet için mücadele ilhamı veren evrensel bir onur sembolüdür.

İlginizi Çekebilir

AB Ukrayna için alternatif planları değerlendiriyor
Norbert Elias’ın uyarısı hâlâ geçerli: Ölüm hakkında konuşmak, seks kadar doğal olmalı

Öne Çıkanlar