Sümer mitolojisinde “Şara”, “küçük savaş tanrısı” demektir. Kürtçede ise “soğuk” anlamına gelen “Sare”den gelir. “Soğuk, küçük savaş tanrısı” olarak adlandırılabilir.
İlginçtir; “Şara”, sözcük karşılığı olarak bile “soğuk”tur. “Büyük savaşların insanı” değildir. “Mücadelelerin” hiç değil… Ortadoğu’ya barış getirecek melekelerden yoksundur. Barış gibi bir derdi de yoktur. Teknik olarak Suriye’de “yeni bir dönem”i ifade etse de, aklı ve politik karakteri bundan hayli uzaktır.
Şara halkların tercihi değil, küresel güçlerin kontrol dışı İslami güçlere karşı desteklediği isimlerden biridir. Tek özelliği budur. Bölge halklarının değil, Cihadist güçlerin ve dayandıkları merkezlerin çıkarlarını temsil eder.

* * *
Oysa Kürtlerle Ortadoğu’da yeni bir “liderlik/öncülük” biçimini oluşmuştur. Bu “liderlik”, demokratik toplumcu, kolektif ve sekülerdir. 21.yüzyılın ilk ve tek tek prototiptir. Başkaca da örneği yok gibidir. Yapısı gereği kolektif öncülüğe yatkındır. Şara ile bu öncülük biçiminin tasfiyesi de düşünülmüştür.
Emperyalizm oluşan ya da oluşacak olan statüden çok, bu liderlik biçimiyle ilgilidir. Ulusal savaşlar ve toplumsal hareketler liderlik kültü üzerinden okunduğunda Kürtler bir adım öne çıkmıştır. Aynı durum “kadın öncülüğü” bağlamında da doğrudur.
Tek ve mutlak lidere dayalı politik zamanı (tarihi) Kürtler kapatabilir. Toplumsal hareketlerin değişen niteliği, “lider”i “mutlak” formundan çıkaracaktır.
Buradan bakıldığında Şara Ortadoğu’daki otokratik kimliklerden farklı bir yerde değildir. Genelde Ortadoğu özelde Suriye halklarıyla uyuşmazlığı, demokratik kolektif talepler karşısındaki retçi, baskıcı yapısı bunun kanıtıdır.
***
Öyle görülüyor ki “öncülük” bakımdan da Kürtler büyük değişim gösterecek tekçilikten–kolektif olana geçişle hayli dikkat çekecektir.









