Bin yıl önce yaşamış olan Kürdler, kendilerinden bin, iki bin, üç bin yıl önce yaşamış Kürdlerden haberdar mıydılar? Med ya da nispeten yakın tarihli olan Merwani, Şeddadi, Annazi, Eyyubi diye bir devleti tanıyorlar mıydı? ‘İhtişamlı geçmiş’ özlemini Kürdler de duyuyor muydu? Kürdler için kimler ‘düşman’ kimler ‘dost’ konumundaydı? Şayet varsa ‘öteki’nin sınırları; ırk yoksa din üzerinden mi belirleniyordu? Yakın tarihli olması hasebiyle Osmanlı devleti sınırları içerisinde yaşayan bir Kürd, Safevi devleti içerisinde yaşayan bir Kürd’ü düşman olarak algılıyor muydu? Ya da Osmanlı sınırları içerisinde yaşayan Êzdî bir Kürd ile Müslüman bir Kürd’ün birbirine olan bakışı nasıldı?
Yapay zeka chatgpt.com’dan yararlandığımız veriye göre Grekçe kaynaklarda MÖ 500’lerden başlanarak Med (tekil, “Medli”) “Μῆδος (Mêdos)”, Medler “Μῆδοι (çoğul Mêdoi)”; Medli “Μῆδος (Mêdos)”; Medya ülke adı da “Μηδία (Mēdía)” şeklinde yazılmıştır. Latince belgelerde ise tekil olarak “Medus/Medli”, çoğul olarak “Medi/Medler”; Med Ülkesi “Media” ve Medlerin ifadesi için de “Medorum” şeklinde yazılış biçimi görülmektedir. Bu iki dildeki kavramlar, Avrupa’da MS 700’lerde oluşan İtalyanca, Fransıca, Almanca, İngilizce gibi modern dillere de transfer olmuştur. İtalyancada Medli tekil için “Mede”, çoğul için “Medi”; Med Ülkesi “Media” ve sıfat biçimiyle ‘Med’a ait/Medyalı anlamında “Medo/Media/Medi/Mede” kelimeleri kullanılmıştır. Fransızca Medli kişi tekil olarak “Mède”, çoğul olarak “Mèdes”; Med Ülkesi “La Médie” kavramlarıyla gösterilmiştir.
Avrupa’da bulunan kütüphanelerin internet sayfalarında yaptığımız “Kürd” ve “Med” kelime taramalarında beş yüz binden (500.000) fazla veriyle karşılaştık. Bu da şu demek: Şimdiye kadar yazılmış olan ‘Kürd Tarihi” sadece “Okyanusta bir damla”….
Tespit edebildiğimiz kadarıyla miladi 900’lerden sonra ‘Med’ ve ‘Kürd’ denkliğine dair açıklamaların olduğu verilere sahibiz. Süryani ve Ermeni kaynaklardan başlayıp Bizans egemenliğindeki ‘Latince’ ve ‘Grekçe’ dillerindeki eserlere uzanan, 1400 sonrasında ise Avrupa’da matbuatın aktifleşmesiyle diğer dillere sirayet eden bu literatür; gerek çeviri gerekse yazma eserlerin matbuatla buluşması sırasında kendini göstermiştir. Yine İslam coğrafyasındaki diller ile Avrupa’daki diller arasında yapılan çift yönlü tercümeler sayesinde bu bilginin Doğu’lu müverihlerin eserlerine yansımasını sağladığını müşahede etmiş olduk.
Kürdlere eskiden ‘Med’ denildiğine dair bir kayıt 13/14 yy.da Fransızca ve Latince yazılmış olan Korykoslu Hayton’un “Flos Historiarum Terre Orientis/Doğu Ülkeleri Tarihinin Altın Çağı” isimli eserdir. Bu eserde “Medlilerin Ülkesi” denilerek bir bölüm açılmış ve burada yaşayan “Kürd” halkında bahsedilmiştir (ss:44). Mısır’a hükmedenlere yer verilirken de “Muhammed’in soyundan gelenlerin buradaki hakimiyeti 346 sene sürdü. Bundan sonra Müslümanlar Mısır egemenliğini kaybettiler ve Kürt olarak anılan Medliler Mısır hakimiyetini aşağıda anlatılacağı şekilde ele geçirdiler (Altay Tayfun Özcan, 2015, ss:203)”. ifadeleri kullanılmıştır.
Paolo Giovio (1483-1552) 1546 yılındaki matbu eseri “Elogia Virorum Litreliris İllustrium”da Selehaddin’in “Medi”li Müslüman olduğunu belirtmiştir. Giovoi’nin hemen akabinde Tommaso Bozio (ö.1610) 1594 tarihli “De ronore bellico” isimli Latince eserinde, Selehaddin Eyyubi’den bahsederken “Selatinus natione Curdus (Fund Curdi Media populi) (ss:69)” ifadesini kullanmıştır. Bu eserlerden sonra Selahaddin’e yönelik Batı dillerinde yazılan birçok müstakil eserde ‘Kürd/Med’, bazen de ‘Pers’ olduğu yazılmıştır.
Cladius Ptolemaeus’un (100-178) coğrafya kitabının 1535 yılındaki matbu basımında derkenar olarak “Medos ab accalis Cordinos (ss:102)” ifadesi kullanılarak “Komşuları tarafından Kürdler” olarak adlandırılan “Medler” ifadesi kullanılmıştır. Buna benzer açıklamaları, Strabon’un 1400-1600 tarihli matbu Latince versiyonlarındaki dipnot veya derkenar açıklamalarında görmeye devam etmekteyiz. Yine 1400-1900 yılları arasında Grekçe ve Latince’den yapılmış olan Modern Avrupa dillerindeki çeviri ve telif eserlerde “Med-Kürd” ilişkisine dair ibarelere rastlamaktayız. Aynı şekilde 1100’lerden başlayarak Ermenice’den diğer dillere olan çevirilerde ve neşirlerde ‘Maroc/Med’ ibarelerine yönelik kendi dönemlerindeki ‘Kürd’ler olduğu açıklanmıştır. Hatta James Issaverdens (1832-1902) 1874 tarihli “Armenia and the Armenians” isimli kitabında kendi dönemindeki Kürdlerden “Medes” diyerek bahsedip, onların Ermenistan ve Zarasp dağları arasında yaşadığını söylemiştir: “Medes which lies between Armania and Mount Zarasp (ss:58)”.
Med halkı, adını nereden aldı? János Horváth tarafından Latince’den Macarca’ya tercüme edilen ve 1490’larda yazılan Macarların son kroniği/tarih kitabı “Thuróczy Kroniği/Chronica Hungarorum”da Med’lerin adlarını Yafes’in oğullarından olan ‘Magog’tan aldıkları belirtilmektedir. (Mesude Şenol, 2018, ss:9). Kürdlerin anlatılan eski zamanlarda kendini ‘Med’ olarak tanımlayıp tanımlamadığını net olarak bilmiyoruz. Ancak Heredot; “Medler kendilerini daha önce Arî” olarak adlandırdıklarını belirtir. Kürdlerin kendilerini ‘Med’ olarak adlandırdıklarına dair ilk veri 17.yy.dan kalma “Kürdgalnâme” isimli Farsça eserdir. Bu eserde Batı dillerinden yararlandığı açıkça belirtilmiştir. 19.yy.ın sonlarındaki saha araştırmalarında da Kürd köylülerinin bile kendilerini “Medlerin torunları” şeklinde açıkladıkları görülmektedir. Süreli Kürd yayınlarına bakıldığında, Kürd aydınlarının Batı dillerindeki yayınları, özellikle de Fransızcadaki literatürü takip ettikleri ve bu vesileyle ata olarak kendilerine ‘Med’leri tercih ettikleri rahatlıkla söylenebilir.
Şunu büyük ihtimal olarak söylemek durumundayım ki, Medler Kürdlerin sadece bir coğrafyasındaki bir kısmını teşkil etmiştir. Yani ‘Ata’ olarak nitelendirilmesi mantık çerçevesinde doğru değildir. Çünkü art zamanlılık yok, eş zamanlılık vardır. Grek ve Latin kaynaklarında rastlanılan ama Doğu kaynaklarında rastlanılmayan Med Krallığı/İmparatorluğu, sadece Batı dünyasının ‘Zihinsel’ ve alışılagelmiş ‘Literatürel’ bağlamını ifade eder. Batı kaynakları, İslamî kaynaklarda ‘Kürdler’ olarak geçen ırkın adlandırması için ‘Medes/Medus/Medos’ ifadesini kullanmaya devam ediyordu. İran coğrafyasında hüküm süren neredeyse bütün devlet ve siyasal erkeler için ‘Persia’ kavramı kullanılmıştır. Bu kavram doğrudan bir ırkı değil, bir devlet ismini ve İran genelinde bu devlete tabii halk kitlelerini kapsayacak şekilde kullanıldığına şahitlik etmekteyiz.
Medler ve Medya ile ilgili Batı dillerindeki kavramların tablo hâlinde gösterimi:
| Dil | Med (tekil) | Med (çoğul) | Med Ülkesi | Sıfat / aitlik |
|---|---|---|---|---|
| Antik Yunanca | Μῆδος (Mêdos) | Μῆδοι (Mêdoi) | Μηδία (Mēdía) | μηδικός (medikos) |
| Latince | Medus | Medi | Media | Medianus |
| İtalyanca | Mede | Medi | Media | medo / media |
| Fransızca | Mède | Mèdes | La Médie | mède |
| Almanca | Meder | Meder | Medien | medisch |
| İngilizce | Mede | Medes | Media | Median |
Medler ve Medya ile ilgili Batı dillerindeki kavramların çekimlerini ve eklerini de gösteren tablo hâlinde gösterimi:
| Dil | Tekil | Tekil Çekimler / Eki | Çoğul | Çoğul Çekimler / Eki | Med Ülkesi | Sıfat / Aitlik |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Antik Yunanca | Μῆδος (Mêdos) | N: Μῆδος, G: Μήδου, D: Μήδῳ, A: Μῆδον, Ab: Μήδῳ | Μῆδοι (Mêdoi) | N: Μῆδοι, G: Μήδων, D: Μήδοις, A: Μήδους, Ab: Μήδοις | Μηδία (Mēdía) | μηδικός (medikos) |
| Latince | Medus | N: Medus, G: Medi, D: Medo, A: Medum, Ab: Medo | Medi | N: Medi, G: Medorum, D: Medis, A: Medos, Ab: Medis | Media | Medianus |
| İtalyanca | Mede | Tekil değişmez | Medi | Çoğul: Medi | Media | medo / media |
| Fransızca | Mède | Tekil değişmez | Mèdes | Çoğul: Mèdes | La Médie | mède |
| Almanca | Meder | Tekil değişmez | Meder | Çoğul değişmez | Medien | medisch |
| İngilizce | Mede | Tekil değişmez | Medes | Çoğul: Medes | Media | Median |

Fiore’li Joachim’in Ioachim Florensis/Gioacchino da Fiore (1135-1202) 15/16.yy.daki nüshasında Medya Krallığı tasviri.








