Hıdır Eren Çelik: Dijital Bir Müze Neden Gerekli?

Yazarlar

Mayıs 2024’te bir grup akademisyen, kültür, sanat ve iş dünyasından insanın yaptığı bir çağrıyla “Sürgünde Dersim Etnografya ve Tarih Müzesi” kurulmasını kamuoyuna duyurdu. Bu çağrı beklenenden de fazla ilgi gördü.

“Neden dijital bir müze gereklidir?” sorusu çağrıda şu şekilde ifade edilmektedir:

Dersim, politik ve kültürel birikimiyle hemen her zaman bir tür “üniversite şehri” olmuştur. Her yaş grubundan insanının okumaya, anlamaya, tartışmaya ve öğrenmeye meraklı olduğu bu şehir, sadece Türkiye’de değil dünyada da büyük ölçüde bu özelliğiyle bilinmektedir.

Bunun yanı sıra Türkiye genelinde en çok göç veren bölgelerden biri de yine Dersim olmuştur. Günümüz Tunceli ilinin tamamı ve tarihi Dersim coğrafyasından Almanya’ya göç edenlerin sayısı, aile bireyleriyle birlikte 460 binin üzerindedir.

Yaklaşık on beş yıldır Türkiye’de başlayan Dersimli akademisyenlerin bir araya gelme girişimi, Avrupa’da yaşayan ve çalışan akademisyenleri de kapsayarak iş insanları ve kültür emekçilerinin katkılarıyla 2014 yılında akademik bir vakfın kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Avrupa’da ve özellikle Almanya’da Dersim kökenli önemli bir akademik potansiyele sahip olduğumuz gibi, aynı zamanda geniş bir kültür emekçisi ve iş insanı potansiyeline de sahibiz.

Bu durum hem Türkiye’de hem de Türkiye dışında mevcut olan akademik birikimin yanı sıra iş ve kültür dünyasını da kapsayan kalıcı bir kurumsallaşma arayışını beraberinde getirmiştir. Yaptığımız araştırmalar, Avrupa’da en uygun ve kalıcı kurumsallaşma biçimlerinden birinin müze çalışması olduğunu göstermektedir.

Bu bağlamda, kamuoyuna bir grup girişimci (akademisyenler, kültür emekçileri ve iş insanları) olarak Almanya’da, sürgünde ilk etapta dijital bir Etnografya ve Tarih Müzesi kurmak için çalışmalara başladığımızı duyuruyoruz.

Bu çağrıyla “Sürgünde Dersim Etnografya ve Tarih Müzesi”nin kuruluş çalışmalarını kamuoyuna açıklarken yalnızca Dersimli akademisyenlerden, kültür emekçilerinden ve iş insanlarından değil; aynı zamanda Dersim dostlarından ve çok kültürlülüğü önemseyen kesimlerden de ciddi destek bekliyoruz.

Bizler Türkiye dışında farklı ülkelerde yaşayan Dersimliler olarak insan potansiyelimiz ve kültürel-sosyal birikimlerimizle müze gibi kalıcı bir kurumu inşa etmek istiyoruz. Böylece Dersim’in tarihini, kültürel ve sosyal yaşamını dijital ortamda da olsa gelecek kuşaklara miras bırakarak tarihimizin tümden kaybolmasının önüne geçebileceğimize inanıyoruz.

Kuracağımız müzede sergilerin yanı sıra tarihî ve güncel belgeler (fotoğraflar, objeler, metinler vb.) toplanarak dijital ortamda korunacaktır. Müzede, birçok kültür ve inancın bir arada yaşadığı Dersim bölgesinin tarihi ve yaşanan soykırımlar bilim dünyasına sunularak öncelikle akademik alanda incelenmesi ve korunması amaçlanmaktadır.

Bunun yanı sıra, tarihi Dersim bölgesinden göç ve göçün tarihi de müzede yer alacaktır. Bulunduğumuz Almanya’da Dersim coğrafyasından gelen birinci kuşak göçmenlerin tarihi tüm yönleriyle ele alınarak kamuoyuna sunulacaktır.

İlk etapta dijital olarak kurulacak olan müze; aktif bir web platformu, film ve kitap belgeselleri ile gezici sergilerle desteklenecektir. Dijital ortamda korunmaya alınan tarihî ve çağdaş eserler kamuoyunun erişimine açılacaktır.

Müze aynı zamanda bir eğitim kurumu işlevi de görecektir. Web platformu aracılığıyla Dersim bölgesinden Almanya’ya göçün tarihini temel alan bir eğitim programı hazırlanacak; fotoğraflar, video sekansları, animasyonlar ve metinlerle desteklenen sanal bir kütüphane oluşturularak akademisyenlerin, araştırmacıların, öğrencilerin ve gençlerin kullanımına sunulacaktır.

Metinler ve objeler dijital müzede Kırmancki (Zazaki) ve Kırdaski (Kürtçe) dillerinden Türkçe, Almanca ve İngilizceye çevrilerek dijitalleştirilecek; böylece araştırmacılar ve diğer kurumlar tarafından yeniden değerlendirilmesi mümkün olacaktır.

Böylece 1960’lı yıllarda Almanya’ya göçmen işçi olarak gelen ve bugün dördüncü nesle ulaşmış bulunan Dersimlilerin çok yönlü tarihi görünür ve somut hale getirilecektir.

Bulunduğumuz Almanya’da çok kültürlü yaşamı evrensel değerler temelinde projeler ve etkinliklerle destekleyerek farklı din ve inanç topluluklarının ortak değerlerde buluşması için de çaba göstereceğiz.

Bu çağrı aynı zamanda Dersimlilere ve Dersim kurumlarına yapılmış bir manifesto niteliğindedir. Çağrıda şu sözlere yer verilmektedir:

Tarihimizin bir parçası olun.

Vereceğiniz destekle Almanya gibi demokratik bir hukuk devletinde bir bölgenin tarihine hayat vererek onun kaybolmasını önleyebilir ve demokrasinin güçlenmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Mayıs 2024’ten bu yana neredeyse iki yıla yakın bir süre geçti. Bu süre içinde beklentilerimize rağmen çok hızlı adımlar atamadık. Bunun nedenlerinden biri Dersimli kurumların gerekli desteği vermemesi, bir diğer önemli neden ise Dersim’e ilişkin kaynak ve belgeye sahip bazı kişilerin yeterli ilgiyi göstermemesi olmuştur. Birçok kişiden rica etmemize rağmen geri dönüş alamadık.

Buna karşın Dersimli olmayan akademisyen ve bilim insanlarının bu girişime daha geniş destek vermeleri dikkat çekici olmuştur.

“Sürgündeki Dersim Müzesi”, Perspektive Vielfalt gGmbH – Kültürlerarası Araştırma ve Sosyal Hizmet Enstitüsü tarafından kurulmaktadır.

Bugüne kadar yapılanlar

Projenin geliştirilmesi amacıyla bağımsız çalışan ve özgürce karar alabilen bir koordinasyon ve planlama ekibi oluşturuldu.

Kısıtlı imkânlara rağmen daha kapsamlı ve verimli bir dijital müze oluşturabilmek için birçok kişi ve kurumla görüşmeler gerçekleştirildi.

Dijital müzenin teknik altyapısının kurulması için çalışmalar devam etmektedir. Müzenin tanıtımı için beş dilde hazırlanacak bir web sayfası tasarlanmıştır. Tanıtım sayfasına şu adresten ulaşılabilir:

www.dersimmuze.com

Ayrıca bağışlar, objeler, belgeler, fotoğraflar ve kitapların korunabileceği müzeye uygun bir bina bulmak için çalışmalar sürdürülmektedir.

Sonuç

Bu makale ile “Sürgündeki Dersim Müzesi”nin neden gerekli olduğuna dikkat çekerek diaspora’da kurumsallaşmanın önemi üzerinde kısaca durmaya çalıştım.

Dersim’den gerçekleşen göç hareketleri sonucunda hem Dersim’den Türkiye’nin farklı şehirlerine hem de 1960 sonrası başta Almanya olmak üzere Batı Avrupa ülkelerine ekonomik ve siyasi nedenlerle göç eden Dersimlilerin, Dersim coğrafyasına kültürel ve inanç temelli bağlılıkları diaspora’da farklı örgütlenmeleri ortaya çıkarmıştır.

Ancak hafızanın, kimliğin ve kültürel varlığın korunabilmesi için ilk etapta dijital olarak planlanan bir müzeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Dersimlilerin kendi kültürel ve inanç kimliklerini, özellikle de kaybolma tehlikesi altında bulunan dillerini (Kırmancki / Zazaki) koruyabilmeleri için örgütlenmeleri zorunludur.

Diaspora’da Dersimlilerin bulundukları ülkelerde kendi kurumlarını yaratmaları ve bu kurumlar aracılığıyla kültürel kimliklerini gelecek kuşaklara aktarmaları, aynı zamanda Dersim coğrafyasında yaşayanların da kültürel olarak varlıklarını sürdürebilmelerine önemli bir katkı sağlayacaktır.

 

/avrupapostası.com/

İlginizi Çekebilir

Analiz: Rusya’nın tehdidi Alman ordusunu Avrupa’nın en önemli ordusu haline nasıl getirdi?
Tanrıkulu’ndan Silivri ziyareti sonrası sert yargı eleştirisi

Öne Çıkanlar