Tutuklu gazeteci Alican Uludağ, 21 Mayıs’taki ilk duruşma öncesi gönderdiği mesajda savunma hakkının ihlal edildiğini belirterek yargılama sürecine tepki gösterdi.
Alican Uludağ’dan duruşma öncesi tepki:“Savunma hakkım yok sayılıyor”
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ, 21 Mayıs’taki ilk duruşma öncesi gönderdiği mesajda savunma hakkının ihlal edildiğini belirterek yargılama sürecine tepki gösterdi.
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ, 21 Mayıs’ta görülecek ilk duruşmada hakim karşısına çıkacak. Uludağ gönderdiği mesajında, “Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur? Bu uygulamaya son verilmeli” dedi.
Gazeteci Alican Uludağ, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla yargılanacak. Uludağ, “Alican’ın Arkadaşları” hesabından paylaşılan açıklamasında “Savunma ve adil yargılanma hakkım ihlal ediliyor” diye tepki gösterdi.
“İstanbul’daki mahkeme, dosyamın İstanbul’da açılmasına yetkisizlik kararı vererek, tutuklanma sürecimin hukuka aykırı olduğunu ve kararın yetkisiz bir savcı ile hâkim tarafından verildiğini ortaya koydu. Dosyam Ankara’ya gönderildi ama ben İstanbul’da kaldım. 67 gündür tutukluyum. 67 gündür İstanbul’da, evimden 550 km uzakta Silivri Cezaevi’nde sürgündeyim. 26 Şubat’tan beri tek kişilik hücredeyim. Ankara’ya sevk edilmek için Adalet Bakanlığı’na dilekçe verdim, halen ses yok.
Bu da yetmezmiş gibi, Ankara’daki mahkeme duruşmaya Silivri’den SEGBİS yoluyla bağlanmama karar verdi. Mahkeme, 16 yıldır muhabir olarak çalıştığım Ankara Adliyesi’nde savunmamı mahkeme huzurunda yapmamı istemiyor. Bu gizlilik neden? 20 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’nde herkesten saklı savcıya ve hâkimliğe çıkarılarak tutuklandım. Şimdi yargılama aşamasında da “gizli sanık” uygulaması yapılmak isteniyor. Savunma ve adil yargılanma hakkım ihlal ediliyor.
Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur? Bu uygulamaya son verilmeli.
Öte yandan mahkeme yine tutukluluk halimin devamına karar verdi. Gerekçelerden biri, kaçma şüphesi. Hâkim buna dair “somut olgular var” diyor. Hangi somut olgu? Ben ısrarla Ankara’ya dönmek isterken, hâkim “kaçar” diyor. Böyle gerçeğe aykırı bir tutuklama gerekçesi olamaz. Beni bıraksanız, döneceğim yer gazetecilik yapmak için Ankara Adliyesi’nin basın odası olur.”
/Kaynak: Evrensel/













