Kürdistan Amerikan Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı forumda akademisyenler, diplomatlar ve siyasetçilerin Abdi’yi ayakta alkışlaması, bu yeni rolün bölgesel çevrelerce de not edildiğini gösterdi. Bu alkış, hem SDG’nin politikleşme sürecine hem de Kürt halkının temsil gücünün artışına dair yorumlamak mümkün.
Duhok’ta Yeni Bir Siyasi Zemin: Mazlum Abdi’nin sivil görünümü ve Kürd Diplomasisinin sessiz yükselişi
Duhok, bu yıl Kürdistan Amerikan Üniversitesi’nde düzenlenen Ortadoğu Barış ve Güvenlik Forumu (MEPS 2025) ile birlikte yalnızca akademik ve diplomatik bir merkez değil, aynı zamanda yeni bölgesel dengelerin tartışıldığı kritik bir platforma dönüştü. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin foruma katılması, hem içerdiği mesajlar hem de sergilediği görüntü nedeniyle günün en çok konuşulan başlıklarından biri oldu.
Abdi’nin üniforması yerine takım elbise ve kravatla kürsüye çıkması, yalnızca kişisel bir tercih değil, Kürt siyasal temsilinin yeni bir aşamaya geçtiğini gösteren sembolik bir adım olarak dikkat çekti.
Bir Komutanın sivil sahneye çıkışı
Abdi’nin sivil bir kıyafetle konuşma yapması, SDG’nin kendisini sadece askeri bir yapı olarak değil, diplomatik bir aktör olarak konumlandırma arayışının en görünür yansımasıydı.
Kürdistan Amerikan Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı forumda akademisyenler, diplomatlar ve siyasetçilerin Abdi’yi ayakta alkışlaması, bu yeni rolün bölgesel çevrelerce de not edildiğini gösterdi. Bu alkış, hem QSD’nin politikleşme sürecine hem de Kürt halkının temsil gücünün artışına dair yorumlamak mümkün.
Konuşmanın kodları; Entegrasyon, Diyalog ve Güvence Arayışı
Abdi’nin konuşması, üç temel eksende şekillendi:
• Şam ile siyasi entegrasyon,
• Kuzey ve Doğu Suriye’nin statüsü,
• Komşulara yönelik güvence mesajları.
Abdi, SDG’nin “bölgeyi tehdit eden değil, istikrar üreten bir güç” olduğunu vurgulayarak Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere doğrudan bir mesaj gönderdi. Bu mesaj, askeri dilin diplomatik bir söyleme evrilmesinin işareti olarak değerlendirildi.

IKBY ile ilişkilerde yeni bir başlangıç
MEPS 2025’te Abdi’ye gösterilen protokol düzeyi, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) SDG’ye yönelik yaklaşımında yeni bir sayfa açıldığına işaret ediyor.
IKBY’nin SDG’yi artık Suriye’nin kuzeyinde sınırlı bir güç değil, Kürt siyasi haritasının önemli bir aktörü olarak değerlendirdiği yorumları öne çıkıyor.
Bu durum, Kürtler arası koordinasyonun güçlenmesi için yeni ve önemli bir fırsat penceresi yaratabilir.
Yükselişin gölgesindeki riskler
Ancak Abdi’nin diplomatik görünürlüğü kadar riskleri de bulunuyor. Türkiye’nin SDG’yi hâlâ güvenlik tehdidi olarak tanımlaması, diplomatik açılımların sahadaki karşılığını belirleyecek en önemli unsurlardan biri.
Bu nedenle Abdi’nin verdiği mesajların sahada istikrar ve öngörülebilirlik adımlarıyla desteklenmesi kritik önem taşıyor.
Üç olası gidişatı: Saha mı, Diplomasi mi belirleyecek?
Gözlemciler sürecin önünde üç ana senaryonun olduğunu ifade ediyor:
1. Olumlu senaryo:
Kürt bölgeleri Şam ile müzakere sürecine girer; komşu devletlerle normalleşme zemini oluşur.
2. Dengeli senaryo:
Diyalog sürer ancak güvenlik kaygıları nedeniyle ilerleme sınırlı kalır.
3. Gerilim senaryosu:
Diplomatik zemin zayıflar, bölgesel tansiyon yeniden yükselir.
MEPS 2025’te ortaya çıkan atmosfer, ilk senaryoya dair ihtiyatlı bir umut sunsa da, gelişmeler önümüzdeki aylarda bölgesel ve küresel oyun kurucuların denklendeki tutumları belirleyici bir etken olduğu kanaatindeyim.
Mazlum Abdi’nin önündeki 12 Ay: fırsat ve riskler penceresi
Mazlum Abdi ve QSD için gelecek 12 ay, hem iç hem dış politika açısından belirleyici olacak.
• İlk altı ayda diplomatik temasların yoğunlaşması,
• İkinci altı ayda Şam ile kurumsal müzakere kanallarının somutlaşması bekleniyor.
Bu adımların başarıyla atılması, SDG’yi yalnızca Suriye’nin değil, bölgesel barışın da ana aktörlerinden biri hâline getirebilir.
Alkışın ardındaki sorumluluk
Kürdistan Amerikan Üniversitesi’nin salonunda yükselen ayakta alkış, bir komutanın sivil sahneye çıkışına verilen sembolik destekti.
Ancak diplomasi, alkışlardan çok kararlılık ve tutarlılık gerektiriyor.
Mazlum Abdi artık sadece bir askeri lider değil; sözlerinin, diplomatik hamlelerinin ve siyasi duruşunun sorumluluğunu taşıyan bir aktör.
Takım elbise bu nedenle sadece bir giysi değil; Kürtlerin barış, statü ve tanınma mücadelesinin sembolik bir yansıması hâline geldi.











