ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Washington’un Irak ve Suriye’de on yıllardır sürdürdüğü Kürt bölgeleri oluşturma stratejisinin beklenen istikrarı getirmediğini, aksine Orta Doğu’yu “Balkanlar”a benzettiğini savundu.
Barrack, Irak’ın mevcut durumunu “tam bir kaos” olarak nitelendirdi.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Milken Enstitüsü tarafından Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) düzenlenen bir konferans marjında “The National” gazetesine konuştu.
ABD’nin 2003 yılında işgal ettiği Irak’ta kurduğu düzen sonrası durum için “3 trilyon civarında yatırım, 20 yıllık felaket dolu bir tarih, hayatını kaybeden birkaç yüz bin kişi” değerlendirmesini yapan Barrack, “elde hiçbir şey kalmadı” dedi.
Irak’ta kuzeydeki Kürtlerin yeni devlet yapılanmasına dahil olmak istemedikleri için federal sistem getirildiğini kaydeden Barrack, şunları söyledi:
“Aynı şeyi Suriye’de de yaptık. Yani SDG bir tür YPG ya da PKK, bırakalım birbirleriyle baş etsinler. Neden? Çünkü daha kolay ve iyi görünüyor. Özerk olabilirler. Kendi kültürleri var, kendi dilleri olabilir, kendi okulları olabilir, hatta kendi yerel orduları bile olabilir. Sorun şu ki bu durum, Yugoslavya’da olduğu gibi Balkanlaşıyor. Orada da aynı şeyi yaptık. ‘Yani tek bir federal model üzerinde anlaşamıyoruz, o halde yediye bölelim.’ Bu da yaklaşık bir nanosaniye sürüyor ve birbirleriyle savaşmaya başlıyorlar. Irak’ta olan buydu.”
Sürecin Yugoslavya örneğindeki gibi işlediğini belirten diplomat, “Bu durum çok kısa sürer, ardından birbirleriyle savaşmaya başlarlar” değerlendirmesinde bulundu.
Barrack, “doğal kaynaklar açısından zengin Kürt bölgelerini” merkezi hükümetlerden koparma politikasının bölgesel gerilimi derinleştirdiğini savunarak, “Petrolün olduğu taraftaki Kürtler, bu federal yapının parçası olmak istemiyor” dedi.
ABD’nin Ortadoğu’da “insani çıkarları ve denge arayışı” içinde olduğunu savunan Barrack, “Ancak son yüz yılda işe yaramayan bir formül uğruna Amerikalıların hayatını riske atmayacağız.” dedi.
Barrack, “Irak’ın kaos içinde olduğunu ve İran’ın, Irak için çok büyük mücadele verdiğini” dile getirerek, “Hatırlarsanız aslında Sünni kontrolü altındaydı. Yani Saddam Hüseyin senaryosu Libya’dan farklı değil. Kaddafi ve Libya’da aynı şeyi yaptık. Hadi ikiye bölelim, hadi federalizm uygulayalım. Bu hiç bir zaman işe yaramadı.” şeklinde konuştu.
“Büyük İsrail komplosuna inanmıyorum”
İsrail ile ilişkiler konusunda Suriye’nin “doğru yolda olduğu ve işbirliğinden yana” davrandığını aktaran Barrack, “Onları İsrail’e doğru itmemiz dahil onlardan yapmalarını istediğimiz her şeyi yerine getiriyorlar.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan İsrail’in, Suriye’ye “henüz güvenmediğini” belirten Barrack, bu nedenle sürecin yavaş ilerlediğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın isteğinin, Güvenlik ve Sınır Anlaşması’yla başlayarak bir normalleşmeye gitme konusunda anlaşmaya varmak olduğunu dile getiren Barrack, “Bence İsrail de bunu istiyor. Büyük İsrail komplosuna inanmıyorum.” diye konuştu.
İsrail’in neden Hizbullah’ı bitirmediğine dair soruya ise Barrack, şu yanıtı verdi:
“Rejim değişikliği aslında hiçbir zaman işe yaramadı. 1946 sonrasına bakarsanız, ABD’nin müdahil olduğu her durumda yaklaşık 93 darbe veya rejim değişikliği yaşandı. Hepsi başarısız oldu. Bu yüzden (ABD Dışişleri Bakanı Marco) Rubio ve Trump, rejim değişikliğinden yana değiller, bölgenin kendisine bırakılan bölgesel çözümlerden yanalar. Yani bu sorun İsrail’in Amerika’nın değil. Trump’ın 12 günlük savaşı durdurmak için devreye girmesi tarihi bir durumdu ve harikaydı. İran’da zaten 2 rejim değişikliği gördük, ikisi de işe yaramadı. Peki neden İsrail işi bitirmek istemedi? Bence hikaye daha sona ermedi. Şu an 5. bölümdesiniz, önümüzde daha 5 bölüm var.”
Bağdat’ta “mutlak kaos” ve İran etkisi
Irak’taki siyasi tabloyu karanlık bir dille tasvir eden Barrack, trilyonlarca dolarlık harcamaya ve yüz binlerce can kaybına rağmen Washington’un ülkeden “eli boş” ayrıldığını belirtti. Bağdat’taki durumu, İran yanlısı grupların devleti ele geçirdiği “mutlak bir kaos” olarak tanımladı.
Barrack, Başbakan Sudani’nin durumunu şu sözlerle özetledi:
“Muhammed Şiya Sudani gibi iyi ve seçilmiş bir Başbakanınız var ancak yetkisi sıfır. Parlamentoda koalisyon kuramıyor çünkü Haşdi Şabi gibi yapılar buna engel.”
Hizbullah ve Hamas çatışmaları nedeniyle baskı altında olan İran’ın, Irak’ı kendi nüfuz alanının “ayrılmaz bir parçası” olarak gördüğünü ve hegemonyasını korumak için büyük çaba sarf ettiğini de sözlerine ekledi.
Suriye ve İsrail arasında tarihi anlaşma yakın
Şam’daki yeni döneme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Barrack, Suriye’nin İsrail ile tarihi bir anlaşmanın eşiğinde olduğunu söyledi. Suriye’deki yeni yönetimi (“Şara rejimi”) öven Barrack, Esad ailesinin iktidarını “50 yıllık felaket” olarak nitelendirdi ve yeni yönetimin bu dönemi kapattığını belirtti.
Geçiş hükümetinin ABD ile tam işbirliği içinde olduğunu söyleyen Barrack, “Zorlu şartlarda ilerlemek için iyi iş çıkarıyorlar. İsrail ile ilişkiler konusunda ne istediysek yapıyorlar” dedi. Ancak İsrail’in henüz tam güven duymadığını, bu nedenle normalleşme sürecinin yavaş ilerlediğini kaydetti.
“Rejim değiştirme dönemi bitti”
Trump yönetiminin artık başka ülkelerde asker konuşlandırma veya zorla rejim değiştirme niyetinde olmadığını vurgulayan Barrack, “Rejim değişikliği hiçbir zaman başarı getirmedi” iddiasında bulundu.
Washington’un artık askeri dayatmalar yerine yerel güçlerin yönettiği bölgesel çözümlere odaklandığını sözlerine ekledi.
Lübnan’ı “başarısız devlet” olarak tanımlayan Barrack, Beyrut ile Tel Aviv arasında doğrudan diyalog umudunu koruduğunu ifade ederek, “Çözüm Hizbullah’ı silahsızlandırmayı değil, o silahların kullanımını engellemeyi içermeli” değerlendirmesinde bulundu.
/Kaynak: Ajans-rd/










