DEM Parti: Halep’te yapılan imha operasyonudur; garantörler sorumluluk almalı

GündemPolitika

DEM Parti, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılara tepki göstererek, yaşananların bir “katliam girişimi” olduğunu vurguladı. Açıklamada, Şam yönetiminin 10 Mart Mutabakatı’nı ihlal ettiği vurgulanarak, bölgedeki 200 bin sivilin can güvenliğinin tehlikede olduğu belirtildi.

Demokratik Bölgeler Partisi de saldırıların derhal durması gerektiğibi belirten bir açıklama yaptı.

DEM Parti, Şam’daki Geçici Hükümete bağlı silahlı grupların saldırılarının “bir imha operasyonu” olduğunu vurgulayarak, “Süveyda’da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep’te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir” denildi.

Şam Yönetiminin aylardır mahallelerde yaşayan sivillerin temel ihtiyaçlara erişimini engellediği hatırlatan DEM Parti, son saldırıların Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğü ile istikrarı açısından açık bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.

DEM Parti, 10 Mart Mutabakatı uyarınca 2025 Nisan ayında Suriye DemokHalep’te Kürt mahallelerine dönük saldırılar imha operasyonuduratik Güçleri’nin (SDG) Kürt mahallelerinden ağır silahlarla çekildiğini ve güvenliğin yerel asayiş güçlerine devredildiğini anımsatarak, Şam Yönetiminin yürüttüğü saldırıların hem bu mutabakatı hem de 1 Nisan’da yapılan anlaşmayı fiilen ortadan kaldırdığını belirtti. Açıklamada, saldırıların 200 binden fazla sivilin yaşamını tehlikeye attığı kaydedildi.

‘Halep’te yapılan bir imha operasyonudur’

Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırıların bir imha operasyonu olduğu vurgulanan açıklamada, “Süveyda’da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep’te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir” denildi.

Suriye’nin Araplar, Kürtler, Dürziler, Ermeniler ve tüm halklar ile inanç gruplarına ev sahipliği yapan çok kimlikli bir coğrafya olduğunun altını çizen DEM Parti, şöyle devam etti:

“Suriye’de yeni bir çatışma ortamının oluşmamasının en önemli yolu ülkenin demokratikleşmesinden geçmektedir. Türkiye’ye düşen görev de bu demokratikleşme sürecine destek olmak, böyle bir süreci teşvik etmektir.

Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime ve anlayışa teslim etme çabaları son derece yanlış, parçalayıcı ve yeni bir çatışmayı tetikleyici niteliktedir. Bu çabalar asla kabul edilemez. Bu çabalar karşısında direnenlerle dayanışmamız sürecektir.”

‘Garantörler sorumluluğunu yerine getirmeli’ 

Açıklamanın sonunda, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunularak, şöyle denildi:

“Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin.

Bir kez daha vurguluyoruz ki Suriye’deki kaosun ve çatışmaların son bulmasının tek yolu tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde ortak yönetim oluşturmasından geçmektedir. Bu temelde diyalog sürdürülmeli; askeri, ekonomik ve demokratik entegrasyonunun geliştirilmesi için çaba sarf edilmelidir.”

DBP’den çağrı: Uluslararası insancıl hukuk Halep’te pervasızca çiğneniyor

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Merkez Yürütme Kurulu da, “Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar derhal durmalıdır!” başlıklı yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, dünden bu yana devam eden saldırıların, sivilleri hedef alan açık bir insanlık suçu olduğu belirtilerek şunlar ifade edildi:

“Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların tanklar ve yoğun bombardımanla yürüttüğü bu saldırılar, aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmıştır. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin bilinçli bir şekilde savaş alanına çevrildiğini göstermektedir. Bu tablo, yalnızca askeri bir ‘çatışma’ olarak geçiştirilemez. Yaşananlar, sivillere karşı açık bir ihlal ve uluslararası insancıl hukukun pervasızca çiğnenmesidir. Gece saatlerinde de devam eden saldırılarla Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê fiilen kuşatma altına alınmış, daha kapsamlı ve yıkıcı bir operasyonun zemini hazırlanmaktadır. Bu, tesadüfi değil; bilinçli, planlı ve siyasi sonuçları olan bir tercihtir.”

‘Siyasi uzlaşma zeminlerini dinamitlemektedir’

İlke TV‘nin haberine göre açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

“Öte yandan, tam da Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuna entegrasyonunun tartışıldığı, taraflar arasında temas ve çözüm arayışlarının gündemde olduğu bir süreçte bu saldırıların gerçekleşmesi dikkat çekicidir. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan, içerde ve dışarda çözüm karşıtı odaklar tarafından tezgâhlandığına dair güçlü işaretler barındırmaktadır. Kürtleri hedef alan bu saldırılar, yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu nedenle Şam yönetimi açısından yaşananlar, Kürtlerle kurulacak ilişkilerde tarihsel bir kırılma niteliği de taşımaktadır.

Uluslararası kurumlara çağrı

Uluslararası güçler ve ilgili tüm aktörler artık izleyici konumundan çıkmalıdır. Sivillerin korunması yönünde derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Aksi halde Halep’te yaşananlar, Suriye genelinde daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların habercisi olacaktır.”

İlginizi Çekebilir

Almanya Brandenburg’da siyasi deprem: Koalisyon dağıldı
SOHR: Şeyh Maksud ve Eşrefiye’nin askeri hedef olması ağır sonuçlar doğurur

Öne Çıkanlar